• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Adana 20 °C
  • Ankara 10 °C
  • Yozgat 9 °C
  • İzmir 18 °C

30 Ağustos 1938 Neden Önemli?

Kür Şad ÖZKAYNAR

Kerpiç duvar ördürdüm

Duvar ustalarına

Acep ilaç olur mu?

Gönül hastalarına

Günlük hayatımızda miladi yılbaşını biliriz. Hicrî yılbaşını duymuşuzdur. Ekonomik konularda esas alınan bir malî yılbaşı vardır. Daha önce duydunuz mu bilmem ama bir de terfi yılı diye bir kavram var. Tahmin ettiğiniz üzere Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda geçer ve her yılın 30 Ağustos tarihinden başlayıp ertesi yılın 30 Ağustos tarihine kadar geçen süreyi ifade eder. Söz konusu tarihte de askerler rütbe için terfi alırlar.

30 Ağustos 1938 bizim için önemli hem de sandığımızdan çok önemli. Çünkü 30 Ağustos 1938 tarihinde Türkeş’in Asteğmen olarak Harp Okulu’ndan mezuniyeti söz konusu. Alparslan Türkeş, Hulusi Turgut ile olan röportajında (Turgut, 1995: Şahinlerin Dansı, sf. 24-25) der kiBizim Asteğmenliğimizi Atatürk tasdik etti. Onu taşıyorum, saklıyorum hala. O’nun imzasıyla asteğmenliğe yükselişimizi belirten kararnameyi saklıyorum.

Peki, bu tarih ve bu bilgiler bizim için neden önemli? Gelelim bu sorunun cevabına.

Ülkücü Hareketin tarihi boyunca yaşadığı en büyük sorunlar nelerdir diye sorsak, ihtilaller, bölünmeler, çok şehit vermemiz, yetişmiş kadroların sürekli olarak kaybedilişi vs gibi sebepler sayılabilir. Oysa bana göre Ülkücü Hareketin en büyük sorunlarından birisi birçok konuda fikir birliğinin olmamasıdır. Yahut olan bu fikir birliğinin zamanla dağılmasıdır.

Fikir birliğimizin olmadığı zamanlara baktığımızda 85-95 yıllarının yoğun olduğunu görürüz. Kim bilir belki de ben o yıllarda çok sıkıntı yaşadığım için bana öyle geliyordur.

1988’de ortaokul yıllarında Ocağa gitmeye başladığımda bazı arkadaşlar Atatürk’ü sevmiyor, bazıları seviyordu. Bazıları küfür noktasına geldiğinde kavga bile ettiğimiz oldu. Atatürk konusunda fikir birliğimiz yoktu.

Lise yıllarında kitap okuma noktasında fikir birliğimiz yoktu. Ben başka fikirlere ait kitapları da, başka insanların kitaplarını da okumanın gerektiğine inanıyordum. Uğur Mumcu okuduğumda gelen tepkiler gün gibi aklımdadır.

Üniversite yıllarında Gülen cemaati konusunda fikir birliğimiz olmadığını gördüm. Biz cemaatten nefret ederken, arkadaşlarımız, onların iyi niyetli Müslümanlar olduğundan bahsediyordu. Ta ki 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar. Şimdi onların sosyal medya paylaşımlarını görüyorum ve gülüp geçiyorum. İsim isim olay olay yazıp yüzlerine vurmak da var ama neye yarar. “Toplum zaten bölüne bölüne kırıla kırıla bir hal olmuş bir de ben mi ayrıştırayım” diyorum.

Dönelim konumuza, zamanında Türkeş’in yukarıdaki tek bir cümlesi, Ocaklarda, partide, kitaplarda bir yerlerde geçse idi, büyüklerimiz bize anlatsalardı, hepimiz Atatürk’ü tanır, sever, araştırır, okurduk. Hareket de böyle olmaz, ülke de böyle olmazdı.

İşte bu cümleler, bu minik bilgi kırıntıları bu yüzden gerekli. Her bir küçük not, bizi “bir” olmaya yönlendirir, fikir birliğimizi sağlar. Fikri “bir” olanın eylemi de “bir” olur, hayalleri de “bir” olur.

Bu bilgiler önemlidir.

Bak bi okur… Türkü dinle, türkü iyidir…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.