• BIST 114.211
  • Altın 162,771
  • Dolar 3,7947
  • Euro 4,6318
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C
  • Yozgat 2 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 14 °C
  • Bursa 8 °C

Cumhurbaşkanı Savaşta da Barışta da Başkomutandır.

Yılmaz Koç

Cumhurbaşkanının, Başkomutan olup olmadığı yıllardan beri tartışılmaktadır. Başkomutanlığın geçmişi ise Osmanlı İmparatorluğuna kadar dayanır. Osmanlı döneminde Başkomutan padişahtır. Daha sonra da kanunla önce Cumhuriyetin ilanından önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal paşaya verilen Başkomutanlık, daha sonra Cumhuriyetin ilanından sonra Anayasayla belirlenerek Cumhurbaşkanının uhdesine verilmiştir.

Başkumandanlık 5 Ağustos 1921 tarihinde kabul edildi. Kanun numarası 144’tür. Kanun şu şekildedir:

MADDE 1. — Millet ve memleketin mukadderatına el koyan yegâne kuvvet olan ve üyesinden her birinin Kanunu Esasi ve Teşkilâtı Esasiye Kanunu ile hukuk ve masuniyetine tabiatı ile korunmuş ve manevi şahsiyeti Başkumandanlığı haiz bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtları ile Başkumandanlık vazifesini kendi Reisi Mustafa Kemal Paşayı memur eylemiştir.

MADE 2. — Başkumandan ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami surette artırma ve sevk ve idaresini bir kat daha sağlamlaştırmak hususunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin bununla alakalı salâhiyetini Meclis namına fiilen kullanmaya mezundur.

MADDE 3 – Müşarünileyhe yukarıdaki yetkiler ile verilmiş sıfat üç ay müddetle sınırlıdır. Meclis lüzum gördüğü takdirde bu müddetin bitmesinden evvel dahi bu sıfat ve salâhiyeti kaldırabilir.

MADDE 4. — İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren geçerlidir.

MADDE 5. — İşbu kanunun icrasına Türkiye Büyük Millet Meclisi memurdur.

Yukarıdaki kanun metni Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunduktan sonra Edirne mebusu Şeref Bey, vatanın kurtarılması ve milletin istiklâlini hedef edinen bu kanunun münakaşa edilmeden kabul edilmesini teklif etti ve kanun oya sunularak müttefikan kabul edildi

Bu tarihten itibaren Başkumandanlık yetkisi üç aylık sürelerle Meclis tarafından Mustafa Kemal Paşaya tekrar birkaç defa verildi.

20 Temmuz 1922 tarihinde ise Başkumandanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 244 nolu kanun ile süresiz Mustafa Kemal Paşaya verildi.

244 nolu kanunun ilk iki maddesi şu şekildedir:

MADDE 1— Millet ve memleketin mukadderatına el koyan yegâne kuvvet olan ve üyesinden her birinin Kanunu Esasi ve Teşkilâtı Esasiye Kanunu ile hukuk ve masuniyetine tabiatı ile korunmuş ve manevi şahsiyeti Başkumandanlığı haiz bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtları ile Başkumandanlık vazifesini kendi Reisi Mustafa Kemal Paşayı memur eylemiştir.

MADDE 2— Meclis lüzum gördüğü takdirde bu sınıf ve salâhiyeti kaldırır

Yukarıda her iki kanunda da göreceğimiz gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi isim vererek Mustafa Kemal Paşaya Başkumandanlık yetkisini vermiştir. Ancak 244 nolu kanundan sonra Başkumandanlıkla ilgili bir kanun çıkmadığı için Mustafa Kemal Paşa kanun önünde de Başkumandanlığı Cumhuriyetin ilanına kadar sürdürmüştür.

1924 Anayasasını Başkumandanlıkla ilgili kırkıncı maddesi şöyledir:

Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yüce varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Harp kuvvetlerinin komutası barışta özel kanuna göre Genelkurmay Başkanlığına ve seferde Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından tayin edilecek kimseye verilir.

1961 Anayasasında ise Başkomutanlık ile ilgili maddenin ilk şekli şu şekildedir:

Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.

Daha sonra düzenlenmiş ve şu hale getirilmiştir:

Madde 110- (20.9.1971-1488)(23) Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığından ayrılmaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.

1982 Anayasasının 104 maddesinde ise Başkomutanlık, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri bölümünde,Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek diye geçmektedir.

Bütün bunlara bakıldığında Başkumandanlık ilk defa Osmanlı döneminde Padişahların uhdesindeydi. Padişah eğer sefere gitmiyorsa, sefere gönderdiği ordunun başındaki Paşayı Başkumandan vekili olarak atıyordu.

Cumhuriyetin ilanından önce ülkenin bulunduğu olağanüstü durumda, Sakarya Meydan Muharebesinin arifesinde Başkumandanlık, Mustafa Kemal Paşaya verildi.

Mustafa Kemal Paşa, Nutukta kendisine Başkumandanlık vekilliğinin verilmek istendiğini ancak bunu kabul etmediğini, Padişahın Başkumandanlığında, ben Başkumandan vekilliğini, Mustafa Kemal Paşaya vermem derse durumun içinden çıkılmaz hal alacağını anlatır.

Bunun neticesinde yukarıda da bahsettiğimiz gibi kanunla Başkumandanlık kendisine verilmiştir.

Daha sonra da 1924 Anayasasında, 1961 Anayasasında ve en son 1982 Anayasasında Başkumandanlığın Cumhurbaşkanının uhdesinde olduğu birbirine yaklaşık ifadelerle anlatılmaktadır.

Bütün bunlara bakıldığında başkumandanlığın Cumhurbaşkanının uhdesinde olmadığını söylemek polemikten başka bir şey değildir.

Uzun lafın kısası Cumhurbaşkanı savaşta da barışta da başkumandandır.


TBMM Zabıt Ceridesi, Devre: 1, Cilt:1, İçtima:2, Altmış İkinci İçtima, 5.8.1337

TBMM Zabıt Ceridesi, Devre: 1, Cilt:21, İçtima Senesi:5, Yetmiş Yedinci İçtima, 20.7.1338

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.