• BIST 94.655
  • Altın 144,930
  • Dolar 3,5508
  • Euro 3,8707
  • İstanbul 21 °C
  • Adana 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • Yozgat 19 °C
  • İzmir 24 °C

Dış Politikada 2017 Yılı Öngörüleri

Celalettin YAVUZ

Suriye’de 1 yıl içerisinde IŞİD’in elindeki topraklar geri alınabilir. Burada ABD’de Trump’ın seçim vaatleri arasındaki Rusya ile uzlaşma söyleminin gerçekleşmesi ve Esad rejimiyle Türkiye arasındaki güven bunalımının giderilmesi önemlidir. ABD’nin Astana Süreci’ne BM’nin destek vermesi de Suriye’deki gelişmeleri pozitif yönde etkileyecektir.

Rakka’nın ve Deyr-i Zor’un IŞİD’den alınması daha uzun süreyi alabilir. El-Bab ve Musul’da olduğu gibi Rakka’da IŞİD tuzaklarına karşı uzman profesyonel askeri güçlere ihtiyaç vardır. Sayısı zaten az olan ÖSO veya ABD’nin desteklediği SDG’nin başarılı olması mümkün görünmemektedir. Hava, kara topçusu, istihbarat vb desteğini alacak Esad rejimi güçleri ile Rakka’nın geri alınması daha kısa sürede gerçekleştirilebilir.

Şayet 6 ay içerisinde Suriye IŞİD’den kurtarılırsa, serbest seçimler yapılıncaya kadar Esad rejimi devam edecektir. Daha sonra seçim sürecinde bir “Seçim Hükümeti” gündeme gelebilir.

Irak’ta Musul’un IŞİD’den temizlenmesi süreci, Suriye’den daha uzun sürecek gibidir. Şayet Musul 6 ay içerisinde IŞİD’den temizlenirse ve Mesud Barzani ABD’nin yeni yönetiminden onay alabilirse, 2016’da defalarca dillendirdikleri bağımsızlığı ilan edebilirler.

Musul IŞİD’den geri alındıktan sonra da Irak’ta ve komşu ülkelerde IŞİD terörü devam edecektir. IŞİD’le baş etmek için Irak’ta tüm parti ve grupların üzerinde anlaşma sağladığı bir hükümete ve bu hükümetin de IŞİD’le mücadele için küresel ölçekte diğer ülkelerle işbirliğine ihtiyacı vardır. Ama 2017’de Irak’ta bu şansın yakalanabilmesi mümkün görülmemektedir.

ABD’de “Müslüman ve yabancı karşıtlığı” dil kullanan ve radikal kararlar alması muhtemel yeni bir başkan Trump’ın bu tutumunu sürdürmesi halinde radikal terörizm de devam eder.

AB’nin rahatsızlık duyduğu Trump yönetiminin Ukrayna’da ve Suriye’de Rusya lehine yapacağı girişim, Rusya’nın AB’yi bölme ve parçalamasına önemli katkı sağlayacaktır.

Trump’n Orta Doğu’da Obama’nın aksine İsrail’i daha fazla kollayan bir siyaset güdeceği belli oldu. İsrail Batı Şeria’da ve hatta Golan Tepelerinde yeni iskân yerleri açmakta ısrarını sürdüreceğinden İsrail-Filistin ve İsrail-Suriye çatışması yeni bir boyut kazanabilir.

Trump yönetimini önceliği özellikle Uzak Doğu, yani Çin’le ilgili olacaktır. Çin’in ekonomide önlenemeyen yükselişi, ABD’yi tedirgin etmektedir. ABD’nin Çin endişesi üzerine Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, eski Yunan’da Ispartalılar ve Atinalılar arasında çıkan savaş için özdeşleşmiş “Tukidides tuzağına düşmeme!” örneğini vererek, Çin’in kalkınmasından endişe edilmemesini dilemiştir.

Obama döneminde büyük hasarlar alan Türkiye-ABD ilişkileri ABD tarafının onarımına ihtiyaç duymaktadır. Aksi halde ABD, Orta Doğu’da en önemli müttefiklerinden birini Rusya’ya kaptırabilir. Bu konuda İsrail’in de katalizör olması beklenebilir.

AB’de İngiltere’nin ayrılışı Brexit, AB’nin kazanının kaynadığının göstergesidir. Macaristan ve Bulgaristan’da Rusya’ya yakın yönetimler veya cumhurbaşkanı seçildi. Bu ülkeler gibi Avusturya, Hollanda, Belçika, İsveç, Fransa’da yabancı düşmanlığı dalgası artmaktadır.

Almanya’da yabancı düşmanlığı Merkel’in frenlemesiyle nereye kadar önlenebilir? Merkel’in CDU’su 2016’daki eyalet seçimlerinde, yabancı düşmanlığını körükleyen Alternatif Parti (AfD)’ye kaptırdığı oyları geri almak için 2017’de genel seçimlerinde oy uğruna daha fazla radikalleşebilir. Sonuçta yabancı, Müslüman ve Türk düşmanlığı kabarabilir.

Fransa’da 2017’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en kuvvetli 2 adayı (François Fillon ve Marion Le Pen) da yabancı ve Müslüman karşıtıdır. Şansı daha az olan Le Pen, seçilmesi halinde Avro’yu terk ederek Frank’a geri dönmeyi vaat etti. Yani Le Pen’in seçilmesiyle Almanya ile ters düşerek AB’nin dağılmasında önemli bir rol üstlenebilir.

Bir de Kuzey Kore’nin “Delisi” Kim var. Daha önceki 2’si nükleer ve 20’den fazla balistik füze testlerine devam edeceği beklenmektedir. Bu da Trump’ın meselesi mi diyelim?

Son Söz: Konu dünya olunca ancak bu kadar özetlenebiliyor. Kıbrıs’ı bile yazamadık…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.