• BIST 82.368
  • Altın 147,517
  • Dolar 3,8222
  • Euro 4,0629
  • İstanbul 4 °C
  • Adana 15 °C
  • Ankara 3 °C
  • Yozgat 1 °C
  • İzmir 10 °C

“İmralı ve Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Hesapları”

Handan ÖMER

İmralı ve Erdoğan’ın CumhurbaşkanlığıHesapları” 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milleti’nin kader seçimi olacaktır. Liderlik,ülkeyi temsil, toplumun tamamını kucaklama, herkese eşit mesafe, gerginlik yaratmama, birlik ve beraberlik, koordinasyon ve daha birçok vasıfları taşıyamayan BOP’un taşeron siyasetçisi Erdoğan, 30 Mart 2014 gecesi yapmış olduğu balkon konuşmasında, cumhurbaşkanlığına aday olacağının sinyallerini vermişti. Aday olmayı düşünmemiş olsaydı “Ben 3 dönemde ısrarlıyım” sözlerini defaatle kullanmazdı. Erdoğan’ın istediği başkanlık sistemidir ancak ilk etapta partili cumhurbaşkanı modelinde çalışmalarını yürüteceği muhtemeldir… Ne demişti Erdoğan? “Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır.Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız.” “Demokrasi bizim için bir tramvaydır.İstediğimiz durağa gelince ineriz” Bu sözler T.C. Devleti’nin maalesef başbakanına aittir. 28 Şubat sürecinin doğurduğu çocuk olan AKP son seçimlerle birlikte almış olduğu %43 oy gücü ile “Yönetmeye değil, fethetmeye muktedir” derdindedir.Medya ve yargıyı ele geçirme, sermaye kuruluşları, sendikalar, milli eğitim, STK’lar,emniyet ve güvenlik, TSK, İstihbarat, propaganda yeteneği ve muhalefete baskı gibi büyük bir ordu yaratmıştır.Bu ordunun askerleri yıllarca aynı yolu birlikte yürüdükleri hizmet hareketinin elemanları olmuş, aralarında ki liderlik ve büyük pasta payı kavgasında ise yollarını ayırarak bir nevi tasfiye süreci başlatılmıştır.Bu baskılarla siyasi parti sınırlarını aşıp, çok partili parlamento sisteminden uzaklaşıp, muhalefetin de üzerinde kurduğu baskıcı,yıpratıcı, küçük düşürücü eylemler ve İmralı canisi ile yapılan pazarlıklar sonucu ortaya çıkan “Etnik federasyona” dayalı başkanlık sistemini kurmak istemektedir. MİT aracılığıyla AKP-İmralı arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ve bu görüşmeleri basına deklare eden Bebek katilinin avukatlarının açıklamalarını okuduğumuzda işin özünde yatan temel fikir; Kürtçe ikinci bir resmi dil olacak, Bebek Katili Apo’ya yapılan yeni bir değişiklikle ev hapsi ve özel genel af ile serbest kalmasının sağlanacak olması ve Erdoğan’ın doğal olarak başkanlık makamına geçecek olması. Siz bakmayın BDP-HDP kanalından çatlak memnuniyetsizlik sözlerine, işler öylesine güzel bir şekilde, istedikleri gibi ilerlemekte ki daha seçimlerin hemen ardından Gülten Kışanak’ın, “Özerklik ilan ettiklerini ve petrolden pay istiyoruz” açıklamaları her şeyin kendilerince adım adım ilerlediğini açıkça ortaya koymaktadır. MİT aracılığıyla devletin resmi kayıtlarına da giren tüm bu görüşme ve anlaşmaların temel noktasında ‘’Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, hukuk düzeninin tasfiyesi, devletin üniter yapısının etnik federal bir sisteme dönüştürülmesi bulunmaktadır’’. Peki; Erdoğan , Cumhurbaşkanı olabilir mi ? Erdoğan, Cumhurbaşkanı olamaz. Neden mi? El cevap: Varlığımız yok edilirken, vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin onuru söz konusu değilken, bir avuç terörist ülkemizi tehdit ederken, çıkarılan kanunlarla askerimizin ve polisimizin eli kolu bağlanmışken, teröristten belediye başkanı olmuşken, teröriste af isteniyorken, İmralı’da cani besleniyorken, dilimizden Türkçe, gönlümüzden Atatürk ve Milli değerlerimiz çıkarılıyorken, birçok milli değerlerimiz ve (her türlü milliyetçilik ayaklarımın altındadır) milliyetçiliğimiz ayaklar altına alınmışken, Erdoğan’ın, cumhurbaşkanlığını konuşamayız. Milliyetçi Hareket partisi Genel Başkanı ve Türk Dünyası’nın Bilge Lideri Dr. Devlet Bahçeli; ‘’ 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Türk Milletinin kader seçimi olacaktır’’ demiştir. Evet gerçekten de 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi kader seçimidir. Çünkü ; İmralı Canisi ile Hükümetin Başının aracılığını MİT’in üstlendiği İmralı Anayasası yapılmış bu antlaşmalara göre Üniter Devlet yapısından, etnik federal sisteme geçiş kararı alınmış, Ülkemizin bir çok nehir-ırmak-göllerinin olduğu büyük bir alan ile birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi Federal yapı içerisine alınması noktasında anlaşılmış ayrıca Kürtçe’nin, Devletin ikinci resmi dili olması, Bebek Katili İmralı Canisi’ne hazırlanacak Genel af kapsamında özgürlük ve tabiî ki meclis yolu açılmış olup oluşacak Etnik federal yapının Eşbaşkanı olma sözleri verilmiştir. Norveç’in başkenti Oslo’da başlayan görüşmelerin İmralı ayağının devamında ki görüşmeler ve alınan kararlar bu noktadır. Şimdi Terörist Başı ile masaya oturup geleceklerini planlayan ve bu uğurda anlaşan Hükümetin Başının Cumhurbaşkanı olabilme şansı var mıdır ? Türk Milletini kucaklayamamış, sahip çıkamamış,bilakis 36 etnik gruba ayırarak bilerek ötekileştirmiş ve halkı germiştir. Daha dün gibi; 146. Danıştay günü etkinliğinde Türkiye Barolar Birliği başkanı Metin Feyzioğlu’nun, eleştirel konuşmalarına tahammülsüzlüğünü oturduğu yerden ‘Edepsizlik yapıyorsun, yalan söylüyorsun’ diyerek sonrada dayanamayıp ayağa kalkıp Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yönelip hadi gidelim ne duracağız burada dercesine salondan ayrılması tahammülsüzlüğün ve korkunun göstergesidir. Korkunun evet yanlış okumadınız. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin,Cumhurbaşkanlığı adayı ile ilgili, tüm halkımızı kucaklayacak bir Çatı adayı formülünü basın mensuplarıyla paylaşmasının ardından ve EKMELEDDİN İHSANOĞLU’nda karar kılınmasının ardından çanlar Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesi için çalmaya başlamıştır. Böyle durumlarda hemen ortaya zıplayıp, haddini aşan cümleler kuran hükümetin, Devlet Beğ ile ilgili yapmış olduğu açıklamalar korkunun göstergesi olmuştur. Bu düşüncelere sahip , 12 yıldır söylemleri ve eylemleriyle ülkeyi geren,kutuplaştıran, yönetmekten çok her şeyi fethetme derdinde olan ve tek adamlık, padişahlık hatta halifelik derdinde olan bir taşeron siyasetçi mi Cumhurbaşkanı olacak ? T.C. Anayasası 103. Madde: “Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya,hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, Milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda,namusum ve şerefim üzerine and içerim.” Bu andı içecek ve bu anda uyacak bir Türk evladının Cumhurbaşkanı olması temennisiyle… Bu Erdoğan değil..!!! EKMELEDDİN İHSANOĞLU’DUR HANDAN ÖMER

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.