• BIST 98.594
  • Altın 143,471
  • Dolar 3,5613
  • Euro 3,9870
  • İstanbul 21 °C
  • Adana 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • Yozgat 16 °C
  • İzmir 27 °C

İŞTE MUHALEFETİN ÖNÜNDE DURAN FIRSAT!

Mustafa ÖNDER

  Çoban olmayınca sürü dağılır. Canavar kapar, orada burada yayılıp zehirli ot da yer. “Başçoban” belledikleri saraya zıpladı, başka hevesler peşinde... Atadığı uzaktan kumandalı yeni “çoban” hocalıktan gelme... Pek öyle “kürsü”sünde afra tafraya gelemez ama... Oylama yapıldığı sırada sürüsünün başında değil! Başçoban, uzaktan kumandayla sürünün fire vermesini engelleyemiyor. Parti, ANAP’ın Akbulut’lu günlerine başladı denebilir. Seçime 4,5 ay var... Muhalefete sesleniyorum. Bu pervasızlığa, bu yıkıma, bu diktatörlüğe gidişi durdurmak elinizde... AKP, metal yorgunu! 13 yıllık iktidar partisi Yüce Divan oylamasında çatladı... 48-50 fire az değil, bu fireye karşı ayaklanan biatçılar da ortaya çıktı. Ayrıca 70 kadar 2 dönem kuralına takılan milletvekilini düşünün. Daha önce istifa eden “tuzluk”ları da hesaba katın... Yolsuzluğu, rüşveti Yüce Divan oylamasından sonra itiraf eden parti yöneticileri, geçmişte hep yalan söylediklerini, Başçoban’ın isteklerine göre hareket ettiklerini de itiraf etmiş oldular. Başçoban’ın dalkavukları, grup başkanvekillerini tanımadıklarını söyleyebiliyor. Başçoban’ın yalakaları, “in”deki “fişler”den hain aramaya koyulduğuna göre, bu vicdanlı 48-50 kişinin mutlaka siyasî hesabı olacaktır! Artık parti, halkın değil, Başçoban ve hanedanının partisi durumuna düştü. Kendilerine uzanacak davaların önünü kesmek uğruna bunca oyunun sonu gelmeyecek gibiyken, partideki rahatsızları kontrol altına alamazlar. Uzun zamandır dinî sembollerin istismar edilmesine, şirk ve münafıklık açıklamaları yapılmasına ve baskılara susanlar yavaş yavaş ses veriyor, tepki gösteriyor. 17 Aralık’tan beri 13 yıldır iktidar olamadıkları, darmadağın etmedik devlet kuruluşu bırakmayan, Cumhuriyeti reddi miras eden bir hanedan uğruna mücadele ettikleri ortada. ABD ve Batı yerine Rusya ve Çin arayışları, yolsuzlukların üstüne katrilyonluk saray, milyarlık uçak ve araçlarla saltanat işin tuzu biberi... Yetmiyormuş gibi Etiyopya, Somali gibi ülkelere sadece cemaat okullarını kapattırma seyahati bardağı taşırıyor. Şu meseleye dikkat edilmelidir: Her güç elinde iken taaa Etiyopya’da bir okulu devlet meselesi yapmak hangi “korku”nun işaretidir? Partideki “tek adam” disiplininin bozulduğunu son Yozgat kongresinde gördük. Parti bundan sonra Başçoban, yeni Çoban ve Gül taraftarlarının savaş arenası olma yolunda... Neticede partideki büyük yangın, kuvvetli bir kıvılcımı bekliyor. Memleket yangın yeridir. Hukuk, yargı, güvenlik, ekonomi zaaf içindedir. Güneydoğu’da PKK’li belediyeler elektrik parası bile ödememe direncine geldi. İçeride 2 milyona yakın ne idiğü belirsiz Suriyeli cirit atmaktadır. Sermayenin direktifi ile Başçoban durmadan Merkez Bankasına faiz baskısı yapmaktadır. Mademki AKP geleceği uğruna mubah sayarak her entrikaya başvurmaktadır, parti içi ve dışı muhalefet de aynı taktiği şimdi uygulamalıdır. Siyasî tarihimiz bunun örnekleri ile dolu. AP’den meşhur 11’lerin Ecevit’le II. Milliyetçi Cephe’yi düşürmesi, DYP’den Cindoruk’un kopardıkları ile DTP’yi kurması, DSP-MHP-ANAP koalisyonunu Derviş mayını ile parçalatan ABD’nin yaptığını, söz gelimi CHP veya MHP’nin siyasî danışmanları organize edemez mi? Başçoban despotizmine yol alan partinin zaten bir ideolojisi bulunmuyor. Saray’dan seçimde aday tespit etme despotizmine dur diyecek birileri mutlaka vardır. Aslında birileri tetikte beklemektedir. Daha önce ayrılan Hakan Şükür, Ertuğrul Günay, Haluk Özdalga, Hasan Hami Yıldırım, Süheyl Batum, İhsan Barutçu, Muhammet Çetin, Erdal Kalkan, İlhan İşbilen, Ahmet Öksüzkaya ve hatta parti kuran İdris Naim Şahin, İdris Bal, Emine Ülker Tarhan, Emrehan Halıcı ile işbirliği yapılıp grup oluşturulabilir. Partinin kurucularından olup Başçoban’ın uzaklaştırdığı eski tüfekler, Hayati Yazıcı, Hilmi Güler, Ertuğrul Yalçınbayır, Abdüllatif Şener gibi isimlerle görüşülebilir. Bunların bu aşamada AKP, CHP, MHP kökenli olması önemli değildir. Türkiye’nin geleceğine tuğla koyacakları iyi anlatılır, AKP gensorularla silkelenir. Yüce Divan oylaması “surda açılan ilk gedik”tir, gerisi gelir. Gelelim AKP’deki oğul Türkeş’e... Ona düşen istifa edip ya MHP’ye katılmak ya da onurluca kurulacak gruba öncülük etmektir. “Devr-i istibdat”ı bitirmek yoluyla da millete hizmet etmiş olur! Bizden AKP içindeki muhalefeti, muhalefet CHP ve MHP’yi uyarması... AKP’nin müstafilerini, küskünlerini, hanedan ve dinî değerleri incitenlere kızgınları örgütleyip bir parti ile mecliste grup kurdurulursa yandı gülüm keten helva! Üstelik o grup kuran yeni parti seçim yardımı da alırsa... Kolkoparanoğlu geldiği gibi üniversiteye döner, Başçoban’ın “başkanlık hırsı” kursağında kalır, millet de yolsuzluk ve hırsızlığa gırtlağına kadar batmış iktidardan kurtulur. İşbaşındaki işbirlikçilerin de seçimde hileye kalkışması önlenir. Gerisi “hakikat”lerin aynası millete iyice tutularak muhalefetin inançla sandığa asılmasına kalır. Gerisi sandıkta milletin gerçek iradesine kalır!   Mustafa ÖNDER mustafaonder35@gmail.com  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.