• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Adana 13 °C
  • Ankara 1 °C
  • Yozgat 1 °C
  • İzmir 6 °C

Psikolojimiz ve Dinkolojimiz Bozuk!

Fikri ATILBAZ

 

Nasıl bir ülke olduk? Psikolojisi bozuk bir milletiz, telgraf teli gibi hep gerginiz: hep bir magandalık, hep bir hastalık sarmalı içinde hareket etmeye çalışıyor, her nedense karşımızdakine hep hakaret ediyoruz. Toplumumuzda, ne kadar inkar etsek de sosyal psikoloji bozukluğu had safhada.

Millet olarak doğaüstü güçlere inanıyor, anlatılanları dinlemeyi seviyoruz, inanmayanlara da kızıyoruz. Çorbasının hiç bitmediğini yaydığımız şeyhin günah kazanında nelerin kaynadığını bilmiyoruz. Bu sapkınlığın nedeni nedir? Araştıran, soruşturan bir üniversite yok. Devleti yönetenlerin, böyle bir şeyin olması hiç mi hiç umurunda değil.

Bilinmeyen bir şekilde magandalık artıyor. Caddeden 300 metre uzakta bulunan bir binanın 7. katının mutfağının ve çocuk odasının camına kaza kurşunları isabet ediyor. İnsanlar trafikte birbirini yiyor. Olay yerinde yaralananlar hastanede ölüyor. Dolandırıcılar dolandırıp, kapkaççılar kapıp kaçıyor… Hırsızlığın her türlüsü makbul, muteber… 15 Temmuz darbe girişimi Kurtuluş Savaşı ile eş tutuluyor, bu darbe girişimini yapanlar için operasyon yapılıyor, bir sürü kitap ve one miute yazılı kadın iç donu suç delili diye polis masasında sergileniyor.

3. köprüden geçiş 160 lira, kamyonların geçişi 3. köprüden olması gerekiyor; ancak kamyonlar hep 2. köprüden geçiyor; çünkü ceza 92 lira. Köprüden geçiş ücretinden daha ucuza geliyor. Pragmatizme alışan toplumumuz, materyalist felsefeye göre kazançlı olduğunu düşünüyor ve uyguluyor. Bazı uygulamalar var ki, insanın aklı almıyor. Şaka gibi… Mesela ambulans, hasta yakınının parası varsa köprüden geçiyor yoksa feribotu bekliyor. Yani hasta, adeta yolda ölüme terk ediliyor.

Devletin izniyle açılan bir banka olan Bank Asya ile yolunuz bir noktada kesiştiyse başınıza gelenler pişmiş tavuğun başına gelmiyor. Böylesine psikopat bir ortamda yaşıyoruz. Aynı hareket biri gizlilik içinde, bir hırsız bir bayanının iç çamaşırlarını çalıyor, sapıklık olarak değerlendiriliyor; bir cemaat liderinin iç ve dış giysilerin satılması, alan kişi açısından ulviyet kazanıyor.

Kendini Mehdi, peygamber, haşa yarı ilah kabul edenler, görenler, başkalarına dedirtenler o kadar çoğaldı ki, bu bir hastalık olsa gerek. Huzur ortamının bittiği ülkemizde, kime güveneceğiz dedirten olaylar yaşamaktayız. Hani bazı vakıflar ve yardım dernekleri vatandaş adına kurban kesip, dağıtımını yapıyor ya. Bu yalanmış. Din konusunda en güveneceğimiz kurum Diyanet olması gerekirken, Sözcü Gazetesini haberine göre Bu kurum 2007 yılında imzaladığı bir protokolle hayvanları Et ve Balık Kurumuna satıyormuş. Bir imam attığı bir twette, Cumaya gitmeyen erkekler bacımısınız?' diyor. Kimisi namaz kılmayan hayvandır diyor, bazıları da namaz Zerdüştlerin ibadetidir. İslam da böyle bir ibadet yoktur. Biz İslam'ı Zerdüştlerden öğrendiğimiz için bunu ibadet diye uyguluyoruz diyor. "La Havle Vela Kuvvete İlla  Billlahil'Aliyyil'Azıym."

En bomba olayı en sona sakladım. Cemaat'in firari polis yazarı Önder Aytaç'ın açıklamasını yazıyorum:

"Silivri'yi anlatayım. Yatsı namazını kılmak için kamet getiriyor arkadaş, cemaatle namaza durulacak, birine geç kıldır diyorlar. O da tam imamete geçerken Silivri'nin duvarları açılıyor. Bütün koğuşlarla namaza duruyorlar. İmamete 2 metre boyunda hiç tanımadıkları gül yüzlü birisi geçiyor. Fakat namaz bildiğimiz namaz değil, farklı bir namaz kıldırıyor. Selam verince hakkınızı helal edin ama ben önce geldiğim için bizim namaz sizinkinden biraz farklı olduğu için ben böyle kıldırdım namazı diyor. O kişiye siz kimsiniz deyince, ben Yusuf (as) ben her gün buradayım ama Efendimiz as bugün arkadaşlara görünseniz dedi. Bu sebeple sizinle oldum diyor. Bu olayı koğuştakilerin tamamı görüyor. Duvarların açıldığını herkes görüyor ve hepsi de şoka giriyor. Uzuuun bir sessizlik sonrası ağlamalar oluyor ve başka bir şey de konuşulmuyor zaten."

Ne diyelim, psikolojimizle birlikte dinkolojimiz de bozuk!

Bu nedir Allah aşkına? Bunlar ne kullanıyor, kullandıkları uçucu bir madde mi? Bize de verseler de, onların gördüklerini bizde görsek. Duvarları açan aslan yürekliler, Demirkapıları da açar. Niye açmıyorlar? Sonra gerçeklerin ortaya çıkması var. Bunlar pirlerinin de demir parmaklıkların önünde namaz kıldığını söylüyorlardı… Yani bu komedi yeni değil! 

Psikiyatristler açıklasınlar, toplu halüsinasyon görülüyor mu? Açıklasınlar…. Toplu histeri seansları oluyor mu? "Fena Halde Leman" dememek için acil tedaviye ihtiyacımız var! Hem de çok acil!

Sağlıcakla kalın!

 

Fikri ATILBAZ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.