• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Adana 10 °C
  • Ankara 0 °C
  • Yozgat 1 °C
  • İzmir 8 °C

YENİ BOP EŞBAŞKANI KILIÇDAROĞLU’MU?

Handan ÖMER

10 Haziran 2014 tarihinde kaleme almış olduğum ‘’Şeytanla pazarlığa girenler’’ adlı yazımda CHP ve Kılıçdaroğlu’nun ne yapmaya çalıştığını ve verdiği demeçlerden yola çıkarak AKP ve Erdoğan hükümetinin gelecekteki boşluğu doldurmak için hazırlık yaptığını dile getirmiştim.

Kılıçdaroğlu şöyle demekteydi:

  ''Biz geçmişteki bütün hatalarına karşı olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yeni bir kredi açıyoruz.” Kemal Kılıçdaroğlu 10 Haziran 2014 Salı CHP Grup toplantısı Sayın Kılıçdaroğlu, grup toplantısında ki konuşmasında adeta AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'a ''çözüm süreci' ne bizi de dahil et diye teklifte bulunmuştur.. ''Çözüm süreci'' nin bölünme olduğu gün yüzüne çıktığı halde, hala bu yönde fikir belirtiyor olması ne anlama gelmektedir ? Anlaşılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yeni ekibi, 12 yıllık AKP hükümeti ve Erdoğan'ın yaptıklarının ve yapacaklarının devamı niteliği taşımaktadır. Sibel Edmond’un, ‘’CIA’nın Erdoğan’ı nasıl çözdüğü ile ilgili‘’  Sibel Deniz Edmonds is a former Federal Bureau of Investigation (FBI) translator and founder of the National Security Whistleblowers Coalition (NSWBC). Röportajında ; ‘’Erdoğan'a şu ihtimaller sunuldu, tabii bunları hiçbir yerde duyamazsınız; Birincisi, geri adım atacaksın, herşeyi geri saracak, İsrail'le ilişkilerini düzeltecek, Çin'den silah almaktan vazgeçeceksin, Şangay'dan uzak duracaksın, Gülen'den özür dileyeceksin, bu senin birinci seçeneğin. İkinci seçeneğin, sessizce istifa edip gideceksin. Çünkü biz hali hazırda senin yerine gelecekleri belirledik (Ç.N: CHP!). şu ana kadar çalıp çırptığın paraları da beraberinde götürebilirsin. Senden öncekiler de çaldı, sen de çaldın, ve bunlarla İngiltere'ye gitmene izin vereceğiz. Üçüncü seçeneğin ise bizi beklemek olacaktır ki bu sana iki senaryo sunar; Kaddafi gibi, Saddam gibi yokedilirsin, seni Taksim meydanında, Gezi Parkı'nda öldürürüz. ikinci senaryo da, Mübarek gibi korkak bir şekilde teslim olabilirsin, seni İngiltere'de bir hapishaneye atarız, yaşamının kalanını orda sürdürürsün. İşte şu anda, Erdoğan bu seçeneklerle karşı karşıya. Bu seçenekler Kaddafi, Saddam ve Mübarek'e sunulanlarla aynı, CIA böyle çalışıyor. Senaryolar o kadar aynı, şaşmaz ve detaylarıyla benzer ki, insan neredeyse aynı şeyleri tekrar tekrar görmekten sıkılıyor. Ve birkaç ay içinde sonucu göreceğiz, çünkü bu durum fazla uzun sürmeyecek…’’ demekteydi. Anlaşılan o  ki CIA Haziran 2015 seçimlerinden sonra Türkiye’de dolayısıyla Ortadoğu’da birlikte çalışacak siyasi partnerini bulmuş gibi.   10 Haziran 2014 tarihli ‘’ Şeytanla pazarlığa girenler’’ adlı yazımdan devam ediyorum: ülkenin esas sorunlarıyla alakadar olması gerekirken (Terör-sözde özerklik-Oslo,imralı görüşmeleri) adeta bu sorunları rafa kaldırmıştır. Elbette siyasi partilerin ve muhalefet partilerinin görev ve sorumlulukları ülkenin her türlü sorunlarına yönelik siyasi çalışmalar yaparak halkı aydınlatmak ve demokrasiyi çalıştırmaktır. Ancak CHP'nin Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mithat Sancar, Oral Çalışlar, Fuat Keyman ve Cengiz Çandar gibi fikirleri ve şahsiyetleri '' milyonda bir tutma ihtimali olan sperm gibi '' ile mektuplaşıp davet ederek ve onlardan ''Kürt sorunu'' ''Demokratik açılım'' ''Müzakere'' konularında görüş alma yolunda yakınlaşmasına ne dersiniz ? Adama sormazlar mı ? ''Kürt sorunu'' size Türk Milletine pazarlanmaya ve kakalanmaya çalışılan ''Bölücülük''dür ve bu henüz daha cenin kıymeti görememiş müsveddelerin fikirleri bölücülük altında yıllardan beri AKPKK ile dirsek temas halindedirler. Kılıçdaroğlu daha iki gün evvel,'' PKK'ya çözüm için'' ,IRA ile ''müzakere'' konusunda bilgi edinmek amacıyla bir heyet yollamış.Heyette Gen.Bşk.Yrd. Veli Ağbaba, İst.Mv. Binnaz Toprak, Muğla Mv. Nurettin Demir ve İzmir Mv. Mustafa Moroğlu bulunmaktaymış.   Bakınız 24/09/ 2012 Anadolu Ajansı: ''Oslo görüşmelerine önce itiraz eden daha sonra ''silahların susması'' şartıyla yapılabilinir'' diye söyleyen Kılıçdaroğlu, süreci IRA örneğiyle takip etmektedir. Kılıçdaroğlu bu günlerde IRA ile müzakereleri yeniden başlatarak Kuzey İrlanda'ya barışı getiren isim olarak ünlenen Tony Blair'in ''Bir yolculuk'' adlı kitabını okumaktaymış. Kılıçdaroğlu, 1998'de imzalanan ''Hayırlı cuma/ Good Friday'' anlaşmasıyla Kuzey İrlanda'da kalıcı barışı sağlayan Blair'in satırlarından tarihi müzakere süreci ile Türkiye'de yaşanan süreç arasında ''benzerlikler ve farklılıklar'' yönleri üzerine çalışma başlatmış. Kılıçdaroğlu'nun iktidara gelmek için 12 yıldır bir kara basan gibi milletimizin ve devletimizin üzerine çökmüş AKPKK yol arkadaşlığına ait olan projeyi sahiplenerek bu yolda stratejiler belirleyip, yeni MYK üyeleri ile birlikte Sezgin Tanrıkulu'nun da partide ki varlığıyla birlikte 2015 seçimlerine hazırlık yapıyor olması manidardır.Çünkü ne olmuştur da AKPKK işbirliğinde olan bir projeyi sahiplenmesi elzem olmuştur ? Acaba genel başkanlık koltuğuna oturmadan evvel gerek içerde ki kılavuzlarıyla olan görüşmelerinden gerekse de okyanus ötesi ağababalarından almış olduğu telkinler mi etkili olmuştur ? Hatırlayacaksınızdır , CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısını yapmak üzere meclis gruba gireceği sırada ''Meczup'' bir kişinin yumruklu saldırısına uğramıştı.Yumruğu atan kişi belliydi hemen yaka paça alınıp sorgulandı ve mahkemeye çıkartıldı ve sonrasında da salıverildi.Yumruğu atanı öğrendik ama yumruğu attıranı bir türlü öğrenemedik acaba öğrenmemizi mi istemiyorlar ? 12 yıllık karabasan hükümeti döneminde hatırlayacağınız üzere buna benzer Bekir Bozdağ, Ahmet Türk ve son olarak Taner Yıldız örneklerini yaşamıştık.Yumrukları atanlar farklı olsalar da yumrukları attıranların aynı ihaleciler olduğu kanısındayım. Belki de bu yumruk sadece Kemal Kılıçdaroğlu’na atılmamış aynı zamanda Kılıçdaroğlu ve CHP'nin cemaat yakınlaşması, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri, 2015 genel seçimleri ve parti içinde Deniz Baykal'ın varlığı ve Birgül Ayman Güler gibi Türkçü olan siyasetçilere atılmış da olabilir ne dersiniz ?’’ AKP’nin eski Kamu Düzeni Müsteşarı ve “AÇILIM” süreci öncülerinden Murat Özçelik, aceleyle emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu’dan boşaltılan koltuğa oturtulmuştur. Bilindiği gibi daha da önceleri Kılıçdaroğlu’nun sağ kolu olarak CHP ve ilkeleriyle uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan Sezgin Tanrıkulu, piyangodan çıkar gibi partiye monte edilmiştir. Yakın geçmişinde PKK/KCK avukatlığı yapmış olan Tanrıkulu’nun Wikilekas belgelerinde CIA’nın gölge kuruluşu STRATFOR’un TR 705 kod adlı bilgi elemanı olduğu iddia edilmiştir. Bunlardan daha elim ve vahim olanı son günlerde yaşadığımız Ayn El Arap/Kobani nedeni ile zuhur etmiştir. CHP üst yönetimi açıkça Büyük Ortadoğu Projesi mimarı olan ve 22 ülkenin haritasını değiştirmek için bölgemiz başta olmak üzere mazlum milletler coğrafyasına savaş ilan eden ABD’nin yanında AKP ile yanyana tutum almaktan çekinmemiştir. “AÇILIM” yasasını çıkartmakta ve “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” için konan çekincelerin kaldırılması için destek ve ilerisi için de açık çek vermiştir. CHP, birkaç gün önce de aynı tavrını yinelemiş ve bu kez de ABD’nin bölgede BOP’a uygun olarak milli devletlerin dağıtılması için taşeronları eliyle yaptığı faaliyetlerin bir parçası olan PKK/PYD’ye silah vermesini “olumsuz bulmuyoruz” diyerek eylemleri desteklemiştir. Bölgemiz ateş içindedir. Kılıçdaroğlu’nun önerdiği yol, PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye silah verilmesini önermek, ABD ortaklığına bel bağlamak ülkenin ve bölgenin bölünmesine açıkça destek vermektir. 1991 sonrası fiilen kurulan Kuzey Irak’taki Kürt Bölgesi bu yöntem ve yardımlarla ülkemizi de tırmalayarak burada şekillenecektir. Plan, budur! Kılıçdaroğlu’na, soralım: Razı mısınız? Peki, bu fiili durumun yaratacağı kargaşa ve huzursuzluğu ne yapacaksınız? Etnik ve dinsel, mezhepsel temelli kurulacak devletçikler kargaşayı önleyebilir mi? Ya da tam tersine daimi olacak bir kargaşa ve kaosun temelleri atılmış olmayacak mı? Milli ve Bağımsız devletleri dağıtan, mezhep ve dinsel tabanlı devletçiklere kapı aralayan BOP’a açık destek vermek, Türkiye’nin ipini çekmek anlamı taşımıyor mu ? Ne dersiniz sizcede BOP'un yeni Eşbaşkanı Kılıçdaroğlu olabilir mi ? HANDAN ÖMER Tarih 24 Ekim 2014, CHP kanadına tekrar bakalım istedim .

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.