• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C
  • Yozgat 12 °C
  • İzmir 20 °C
  • Adana 23 °C
  • Bursa 16 °C

ABDULLAH GÜL

Hüseyin ADALAN

Eski cumhurbaşkanları Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül’ün ile Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bütçeleri yayınlanıyor...

Sezer’in bütçesinden Gül’ün bütçesi hayli yüksek. Gül’ün bütçesinden ise sayın Erdoğan’ın bütçesi yüksek.

Cumhurbaşkanlarının bütçeleri arasındaki farklar onların çalışma biçimleriyle alakalıdır. Neticede her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır.

Bir devlet başkanının görevi başında yaptığı harcamalar için diyeceğimiz hiç bir şey yoktur. Devletimiz, devlet reisinin harcamalarını karşılayamayacak kadar aciz değildir.

Ama iş devlet reisinin görevinin sona ermesinden sonraki duruma gelince bizlerin doğal olarak itirazına sebep oluyor.

Ahmet Necdet Sezer’in görevini bıraktıktan sonra yanında çalıştırdığı personel sayısı on altıdır. Makam aracı ise iki adettir.

Abdullah Gül’ün yanında çalıştırdığı memur sayısı ise elli beştir, hizmet personeli kırk beş ve makam aracı on sekiz adettir.

Başbakan Erzincan’dayken enflasyon rakamları açıklandı. Enflasyon ikili rakamlarda. Enflasyon oranı %11.9.

Bu demektir ki önümüzdeki yıl hiç de kolay olmayacak.

Bunun için yapılacak şeyleri tahmin edebiliyoruz. Zamlar gelecek ve kemerler sıkılacak.

Peki önümüzdeki günlerde bize her şey artık daha pahalıya gelecekken, bizler kemer sıkarken Abdullah Gül’e hiçbir şey pahalıya mal olmayacak mı, o hiç kemer sıkmayacak mı?

Neticede bu kadar harcama için bir mecburiyeti yoktur, o görevli bir cumhurbaşkanı da değil, yani bir Recep Tayyip Erdoğan değil, bir emekli cumhurbaşkanı…

Gül de Sezer gibi on altı personel ve iki adet araç ile yaşamasını öğrenmelidir.

Elbette eski bir cumhurbaşkanının korunması, barınması devletimizin onurudur.

Ama dulun, yetimin, işçinin, garibanın da hakkı var…

Sayın Gül’ün görevi bitmiştir.

Bunu gerçekten unutmamak gerekir, görevi bitmiştir.

Birisi anlatmıştı. Yeni bir eve taşınmışlar. Her sabah kapı çalıyormuş; karşılarında bir çocuk.

Çocuk gözleri dolu dolu iç çekerek diyormuş ki “Burası bizim evimiz…”

Meğerse kendilerinden önce orada oturuyorlarmış. Ve çocuk o evi çok seviyormuş, kabullenememiş bir türlü o evden taşınmayı…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.