• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 29 °C
  • Yozgat 23 °C
  • İzmir 29 °C
  • Adana 29 °C
  • Bursa 29 °C

AÇILIM SÜRECİ NASIL BAŞLADI ?

AÇILIM SÜRECİ NASIL BAŞLADI ?
29 Ocak 2009: Davos'ta "one minute" krizi yaşandı. 8 Mart 2009: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tahran'a giderken, Kürt sorunu konusunda "2009 yılında çok güzel...

29 Ocak 2009: Davos'ta "one minute" krizi yaşandı. 8 Mart 2009: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tahran'a giderken, Kürt sorunu konusunda "2009 yılında çok güzel şeyler olacak" dedi. 23 Mart 2009: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bağdat'a giderken, Irak'ın kuzeyini "Kürdistan" olarak telaffuz etti. 29 Mart 2009: Yerel seçimler yapıldı. 5-7 Nisan 2009: ABD Başkanı Obama, Türkiye'yi ziyaret etti. 9 Mayıs 2009: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Prag'a giderken, "Kürt sorununun çözümü için 2009 tarihi fırsattır" dedi. 15 Mayıs 2009: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suriye'de yaptığı açıklamada, Kürt Açılımı'nı "kurumların işbirliği" olarak tarif etti. 29 Temmuz 2009: Açılım Koordinatörü İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Kürt .Açılımı" ile ilgili ilk basın toplantısını düzenledi. 1 Ağustos 2009: Açılım Koordinatörü Beşir Atalay, Polis Akademisi'nde, bazı köşe yazarlarının da katıldığı "Kürt Açılımı çalıştayını" düzenledi. 2 Ağustos 2009: Açılım Koordinatörü Beşir Atalay, İstanbul'da bazı köşe yazarlarıyla, Kürt .Açılımı konusunda bir araya geldi. 5 Ağustos 2009: AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, DTP Eş-başkanı Ahmet Türk'le Açılım'ı görüştü. 9 Ağustos 2009: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bitlis'in Göroymak ilçesini, Kürtçe ismi olan Norşin diye telaffuz etti. 11 Ağustos 2009: Başbakan Erdoğan, AKP Grup toplantısında, evlatlarını teröre kurban veren annelerden bahsetti; başta Bülent Arınç olmak üzere bazı milletvekilleri gözyaşlarına hakim olamadı. 25 Ağustos 2009: Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, zafer haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Kürt Açılımı"na değindi: "TSK, kültürel farklılıklara saygılıdır. Ancak kültürel farklılıkların siyasallaştırılmasını, başka bir ifadeyle siyasal temsil aracı olmasını, toplumsal siyasal kimlik unsuru haline getirilmesini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası içinde mümkün göremez. (...) Usul ve yöntem esası belirler, noktasından hareketle takip edilecek usul ve yöntemlerde özenli olunmasının gereğine inanır. Her konuyu tartışabilme özgürlüğünün, devletin varlığını riske sokacak, ülkeyi kutuplaşmaya, ayrışmaya ve çatışma ortamına sokacak konuları içermemesi gerektiğine inanır". 31 Ağustos 2009: Açılım Koordinatörü İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Kürt Açılımı"yla ilgili ikinci basın toplantısını düzenledi ve bugüne kadar yapılanları açıkladı. Gizli gündemleri olmadığını savunan Atalay "bölünme sendromundan kurtulalım" dedi. 18 Eylül 2009: Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin başkenti olan Erbil'e başkonsolosluk açacaklarını duyurdu. 23 Eylül 2009: Başbakan Erdoğan, ABD'ye gitti. 10 Ekim 2009: Türkiye ile Ermenistan, "protokol" imzaladı. 19 Ekim 2009: Öcalan'ın çağırdığı 34 kişilik Barış Grubu, Kuzey Irak'tan Habur Sınır Kapısı'na geldi. 22 Kasım 2009: İzmir'de DTP konvoyuna saldırıldı. 7 Aralık 2009: Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile Washington'da görüştü 11 Aralık 2009: Anayasa Mahkemesi, DTP hakkında kapatma kararı verdi. 15 Ocak 2010: Açılım Koordinatörü ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "açılım, AKP'nin kurulmasıyla başlamıştır" dedi. 5 Mart 2010: ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Ermeni "soykırımı" tasarısını kabul etti. 12 Nisan 2010: ABD'nin ev sahipliği yaptığı, 47 ülkenin katıldığı, Nükleer Güvenlik Zirvesi başladı. 17 Mayıs 2010: Türkiye-Brezilya ve İran, uranyum takası konusunda Tahran Deklarasyonu imzaladılar. 31 Mayıs 2010: İsrail, Gazze'ye giden Mavi Marmara'ya baskın düzenledi. 9 Haziran 2010: BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yaptırım tasarısı oylandı. Türkiye'nin ret oyu verdiği tasarı geçti. 10 Haziran 2010: Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Suriye arasında serbest ticaret, serbest vize bölgesi oluşturulması ve ortak işbirliği konseyi çalışması yapılmasına ilişkin ortak deklarasyon imzalandı. 19-20 Haziran 2010: BDP Diyarbakır'da yaptığı İl ve Belediye Başkanları toplantısında yerel yönetim modelini tartıştı. Toplantıda "demokratik özerklik" taslağı gündeme geldi. 27 Haziran 2010: Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile Kanada'da görüştü. 1 Temmuz 2010: Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Ticaret Bakanı Binyamin Ben-Eliezer'in Brüksel'de "gizli" bir görüşme yaptığı ortaya çıktı. 13 Ağustos 2010: PKK, 12 Eylül'de yapılacak Anayasa Referandumu nedeniyle, 20 Evlül'e kadar "eylemsizlik" kararı aldı. 3 Eylül 2010: AKP Diyarbakır'da miting yaptı. 12 Eylül 2010: Anayasa değişikliği referandumu yapıldı. Hükümetin değişiklikleri yüzde 53 oyla kabul edildi. 23 Eylül 2010: AKP ve BDP heyetleri, TBMM'de görüştü. 19-20 Kasım 2010: NATO'nun gelecek 10 yılına yön verecek stratejik konseptin ve füze kalkanı konusunun ele alındığı NATO zirvesi Lizbon'da yapıldı. 9-12 Ocak 2011: Başbakan Erdoğan, Kuveyt ve Katar'ı ziyaret etti. Kaynakça Kitap: Yeni Osmanlıcılık ve Kürt Açılımı Yazar: Cüneyt Ülsever Kürt açılımını 'oyun' olarak nitelendiren ve MHP'nin bu oyuna gelmeyeceğini ifade eden Lider Bahçeli ise karşı duruşlarını sorgulayanlara şöyle seslendi: "Bugün başlatılan demokratik açılım kendi kaderini kendi tayin edecek bir sürece Türkiye'yi götürecektir. Bu sürecin adı ayrışmadır, bölünmedir." Kürt açılımının 4 adımdan oluştuğunu belirten Bahçeli, "Birinci adım üniter yapı içerisinde otonomiyi elde etmek. Daha sonra güçlendirilmiş bölgesel özerkliğe kaymak. Federasyon sistemini Türkiye'ye uyarlayarak milli devlet ve üniter yapıyı ortadan kaldırmak. Daha sonra da bağımsız Kürdistan'ı kurmaktır. Bunun lamı cimi yok. Gerçek budur ve gidişat buraya doğrudur. Bağımsız Kürdistan'la da kalınmayacak, Irak'ta oluşan kukla devlet ve İran'ın da parçalanmasıyla birleşik büyük Kürdistan hayali hayata geçirilecek." görüşünü savundu. Lider Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamasında ise açılım ambalajı içinde pazarlanmaya çalışılanın ayrıştırma ve bölünme projesi olduğunu savundu, şunları kaydetti: "Bu açılımın amacı terör örgütü PKK'nın stratejisine uygun olarak etnik bölücülüğe siyasi ve hukuki meşruiyet kazandırmaktır. İmralı canisinin bu süreçteki rolü, siyasi kuryelerle sürdürülen pazarlıklar ve Barzani üzerinden terör örgütüyle kurulan temaslar önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmelerle açıklığa kavuşacak ve daha iyi anlaşılacaktır. İçişleri Bakanı'nın dün yaptığı açıklama, PKK'nın taleplerinin kısa, orta ve uzun vadeye yayılarak aşamalı olarak karşılanacağını göstermektedir. Amaç, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli devlet niteliğini ve üniter siyasi yapısını tasfiye süreci başlatılmasıdır." "BÖLÜNEREK DEMOKRATİKLEŞİLMEZ" Bölünerek demokratikleşen bir devletin tarihte görülmediğini ifade eden Bahçeli, "Kılavuzu Öcalan, taşeronu Erdoğan olan PKK patentli bu bölünme projesinin Türkiye'nin hayrına olmadığı açıktır. Etnik temelde ayrıştırma kaçınılmaz olarak çatışmayı davet edecek, bu da bölünme ve parçalanmayı beraberinde getirecektir" açıklamasında bulundu ve söz konusu değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Bu teslimiyet projesinin toplumsal vicdanda karşılığı ve desteği bulunmamaktadır. Türk milletinin bu konuda ne düşündüğünü Başbakan çok yakında görecektir.Türk milletinin sabrıyla oynamanın çok ağır sonuçları olacağı ve kendisinde hangi gücü vehmederse etsin, hiç kimsenin bunun altından kalkamayacağı unutulmamalıdır." Sonuç. Ateşin yakıcılığı,suyun boğuculuğu,taşın sertliği test edilmeyecek kadar nesnel bir durumdur. Aklı,tecrübeyi ve tarihi referans alan Ülkücü irade ve Lideri de sadece üzerine düşeni yapmış ve doğru duvar olmuştur. Bugünkü gelişmeler bu gerçeklik üzerinde değerlendirilirse MHP'nin ve liderinin ne anlam ifade ettiği daha iyi anlaşılacaktır. Doç.Dr.Ruhi ERSOY

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.