Alışmayacağız, bunu da yeneceğiz

Biz ne belalar atlattık, ne sıkıntılar yaşadık, ama hepsinin üstesinden geldik. Terörü dünyada en yoğun ve en ağır şekliyle yaşayan ülke olduk. Televizyon ekranlarından, “terörle yaşamaya alışacağız” diyenler vardı. En sert şekilde itiraz ettik. “Teröre alışmayacağız, bu katil sürüsüne haddini bildirip yok edeceğiz” dedik. Arkasındaki güçlerin de oynadıkları oyunları başlarına geçireceğimizi söyledik. Çok şükür Cumhur İttifakı ile birlikte, Türk milleti bunu büyük ölçüde başardı. Teröre alışmadık, terörü yapan ve destekleyenlerin hazin akıbetini görmeye alıştık.

7 DÜVELE DİRENMİŞ BİR MİLLETİZ

Bunu sadece PKK terörünü kastederek söylemiyorum, FETÖ’yü de içine koyuyorum. Birileri FETÖ’ye de alışmışlardı, ama biz en zirvede oldukları günlerde bile, “bunları kabul etmeyeceğiz, alışmayacağız. Gün gelecek bu alçaklardan yaptıklarının hesabı sorulacak” diyorduk. Yine biz haklı çıktık. Ülkemiz bu organize suç örgütünün, bu kanlı ihanet sürüsün de üstesinden geldi. 7 düvele birden direnmiş ve sonunda da alayına birden haddini bildirmiş bir milletiz. Biz Türk milletiyiz, bunun ne demek olduğunu bazıları unutabilir, ama biz ne unuturuz, ne taviz veririz. Türklük bizim hem şerefimiz, hem de en önemli dayanağımız, varlık sebebimiz ve istikbalimizdir.

KONTROLÜ KAYBETMEDİK

Şimdi bir koronavirüs salgını ile karşı karşıyayız. Bunun diğerlerinden farkı, bütün dünyayı, bütün insanlığı birinci derecede ilgilendiriyor olmasıdır. Kim alışır, kim teslim olur bilemeyiz ama biz Türk milleti olarak buna da alışmayacağız, bununla da sonuna kadar mücadele edeceğiz ve sonunda mutlaka ama mutlaka galip geleceğiz.

Kaldı ki, bu yolda çok mesafede katedilmiştir. Salgının önce önlenmesi, sonra vakaların tespiti, sonrasında da hasta olanların tedavisi konusunda dünyanın diğer ülkeleri ile farklı ve ileri bir noktadayız.

Aldığımız tedbirler sayesinde bu bela ile en geç tanışan ülke olduk. Bu bize çok önemli avantajlar kazandırdı. Hazırlık yaptık, tedbir aldık ve önümüzü görme fırsatı yakaladık. Bunun ne demek olduğunu şu anda yaşananlar çok daha net olarak ortaya koyuyor. ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa gibi ülkeler çok zor durumlara düşerken, Türkiye hiçbir zaman kontrolü kaybetmedi.

Bu yazdıklarımız kuru bir iddia değildir, rakamların ortaya koyduğu net gerçeklerdir. Türkiye, vaka sayısına göre 9’uncu sırada, hayatını kaybedenler sayısında ise 12’nci sırada yer alıyor. Bütün dünyaya teknoloji, sağlık araç ve gerekçeleri satan, altyapısı ve sağlık sistemi ile örnek gösterilip, Kovid-19 ile mücadelesinde çok başarılı olduğu söylenen Almanya’da ölenlerin sayısı 4 bin 52’ye ulaşırken bu sayı Türkiye’de bin 643 kişidir. Almanya ile Türkiye nüfus olarak da birbirine çok yakın ülkeler. 17 milyon nüfusa sahip Hollanda’da ölü sayısı Türkiye’nin neredeyse ise iki katına çıkarak 3 bin 315 kişi oldu. 11 milyon nüfusa sahip Belçika’da 4 bin 857 kişi öldü. Ölüm oranları dikkate alındığında, en başarılı ülkenin Güney Kore olduğu söyleniyor. Türkiye, bu alanda 51 milyon nüfusa sahip Güney Kore ile aynı orana sahip bulunuyor.

Güney Kore’de bu oran yüzde 0.022 olurken, Türkiye geçen haftayı 0.021’lik bir ortalama ile geçirdi.

Elbette çok daha iyi durumda olabilirdik, ama bunun o kadar da kolay olmadığını, artık bütün dünya gördü, anladı ve kabul etti.

TEDAVİ BAŞARISI

Kim ne derse desin, bazıları bu durumdan rahatsız olsa, hatta kuduracak kadar kendilerini kaybetseler de, Türkiye son derece başarılı, hatta bütün dünyaya örnek olabilecek bir mücadele veriyor. İhtiyacımız olan malzemeye fazlasıyla sahibiz. Sağlık alt yapımız son derece sağlam ve yeterli seviyede. Sağlık ordumuz, canla başla, olağanüstü bir mücadele veriyor. Testlerde ve taramalarda çok iyi bir noktaya geldik.

Alınan tedbirler, yapılan çalışmalara bağlı olarak, vaka tespitinde, hasta sayısında, bu hastaların durumu ve ölüm sayıları bakımından dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz. Tedavi olarak da yine farklı bir tablo gösteriyoruz. Doktorlarımız kelimenin tam anlamı ile destan yazıyorlar.

Uygulanan tedavi yöntemlerinin başarı oranının çok yüksek olduğunu, sonuçlar kesin olarak ortaya koyuyor. Diğer taraftan aşı ve ilaç çalışmalarında dünya ile yarışıyoruz. Son olarak yeni bir ilacın daha devreye girebileceği anlaşılmaktadır ki, bu ümitleri daha da arttırmıştır.

İşin uzmanı değiliz, ama söyleneni anlayacak, olup biteni değerlendirecek aklımız da, bilgimiz de var. Gördüğümüzü söylüyor, anladığımızı paylaşıyoruz.

Bu beladan ne zaman kurtulacağımızı bilmiyorum, kimse de bilmiyor, ama en kısa zamanda ve en az hasarla atlatan ülkelerden birinin Türkiye olacağından eminiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.