Bir defa daha ifşa oldular

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın seçim sonrasında normalleşmeyi ve ülkenin birlik ve bütünlüğünü kast ettiği anlaşılan, “Türkiye ittifakı” ve “kızgın demiri soğutma zamanı” sözleri, kimin nerede durduğunu, neyi hedeflediğini, nasıl fırsat kolladığını anlamak için vesile oldu. Nasıl duruma göre vaziyet alındığını, anında çarklar yapıldığını, sureti haktan görünenlerin kirli yüzlerini bir defa daha hayretle izledik. Zaten çok iyi bildiğimiz, yağcı, dönek ve satılmış takımının nasıl harekete geçtiğini, özellikle MHP düşmanlığında birbirleriyle yarış ettiklerini ibretle seyrettik.

DURUMA GÖRE VAZİYET

Yıllar önce yaptığım bir tespiti, yeri gelmişken bir defa daha hatırlatayım. Bugün Sayın Erdoğan’ı yere-göğe sığdıramayan, yağcılık ve yalakalıkta hiçbir sınır tanımayan, AK Parti’nin etrafında pervane olanların büyük bölümü, yarın şartlar değişsin, iktidar kaybedilsin, anında karşı tarafa geçer ve en azılı muhalefeti oluştururlar. Hatta çok yüksek ihtimalle, birçoğu televizyon kanallarını parselleyip, ele geçirecekleri yeni köşelerde AK Parti zamanını kötüleme, karalama, saydırma ve hatta hakaret etmede hiç kimseye sıra bırakmaz, belki de kitaplar yazarlar.Bunlar için tek ölçü kendi menfaatleri, tek kıble kendi gelecekleri ve asıl bağlı oldukları karanlık odaklardır. Hatırlayın FETÖ sürecini. Nasıl herkesten önce FETÖ’nün başına saygı sunuyor, yalakalık yarışına giriyor ve hatta el-etek öpüyorlardı. Sonra şartlar değişti, hepsi birden FETÖ’nün nasıl azgın, tehlikeli ve karanlık bir terör örgütü olduğunu anlatmaya, yazmaya ve hakaretler yağdırmaya başladılar. Aynı şekilde çözüm sürecinde, durumdan vazife çıkararak İmralı’daki bölücübaşını demokrasi kahramanı ilan edenler de bunlardı, sonrasında çark edip şehit edebiyatı ile bu milletin aklıyla alay edenler de bunlar.

OLANLAR VE OLACAKLAR

Bu güruhla ilgili kanaatim şimdi çok daha pekişmiştir ve artık çok daha emin haldeyim. Sayın Erdoğan ile birlikte yola çıktıklarını söyleyen, sözde dava adamı oldukları iddia edilen, her biri rüyalarında görseler asla inanmayacakları makamlara zembille inmiş olanların yaptıklarına bakınca, ileride daha nelerin olabileceğini çok daha iyi anlıyor, çok daha iyi görüyorum. Emin olun, bu tespitlerimiz medya ve siyasetle sınırlı değildir. İş dünyasında, üniversitelerde, hatta bürokraside hayal edemeyecekleri imkanlara kavuşanların önemli bir kısmının da, diğerlerinden hiçbir farkı yoktur ve bunu zaten en küçük bir sarsıntıda çok net şekilde görüyoruz.

BİRBİRLERİNİ TAMAMLIYORLAR

Bir de bunlarla birlikte hareket etmiyor görünse bile, yön, hedef ve maksatta hiçbir farkları olmayan sol güruh var. Onlar da düzenlerini tersinden kurmuşlardır. Ak denilene kara, siyah denilene beyaz itirazı ile varlıklarını sürdürüyorlar, bu rolü oynuyorlar. Dün Kemal Kılıçdaroğlu için söylemedikleri söz, etmedikleri hakaret kalmıyordu, bugün övgü ve saygıda birbirleriyle yarışıyorlar. Yarın çark edip, CHP’ye yeni roller verir, Kılıçdaroğlu’nun yerine Genel Başkan bulurlarsa, hiç şaşırmayın. Bu iki güruh, aslında birbirlerini tamamlıyor, birbirlerini besliyorlar.

Ne memleket umurlarında, ne ülkenin geleceği akıllarındadır. Bütün meseleleri düzenlerinin bozulmaması, menfaatlerinin kesilmemesi ve emir aldıkları yerlerin istekleridir. (Emir alma sözümüzün arkasında ne olduğunu merak edenler, geçmişte hangi gazetecilerin hangi karanlık merkezlerden maaş aldıklarını hatırlasınlar. Emin olun, bugün de durum farklı değildir.)

HEDEFLERİ ORTAK

Her iki güruhun da şu anda en büyük rahatsızlığı Cumhur ittifakı ve bu ittifakın arkasında sarsılmaz bir kaya gibi duran MHP’dir. MHP’nin milli ve sağlam duruşu, bunları çaresiz bırakıyor. Doğrudan saldırıyorlar, olmuyor. Arkadan dolanıyorlar, sonuç vermiyor. Fitne çıkarmaya uğraşıyorlar, ellerinde kalıyor. Cumhur ittifakı hayata geçtiği tarihten itibaren sahip olduğu desteği, son yerel seçimlerde de kesin olarak yakalamış olmasına rağmen, bazı büyükşehirlerin el değiştirmesini ve ardından da Sayın Erdoğan’ın seçim sonrasındaki açıklamalarını fırsat bildiler, ganimet saydılar ve anında harekete geçtiler. Kimi doğrudan MHP’ye saldırdı, kimi sureti haktan görünüp akıl veriyormuş gibi yapıp, kin kustu. Yeni ittifak kuranlar mı ararsınız, HDP ile tekrar çözülme süreçleri başlatılacağını düşünerek havalara zıplayanları mı sorarsınız, alayı mevcut. Hatta işi sadece MHP’nin dışarıda kaldığı, CHP’den İP’e, HDP’den SP’ye kadar hepsini içine alan bir ittifak kurmaya kadar götürenlere dahi rastladık.

MHP’YE SALDIRIYORLAR

Allah korusun, bir de Cumhur ittifakı hedeflerinin gerisinde kalsa, oy oranı belirlenen yüzde 52 çıtasının altına, yüzde 40’lara inseydi, neler olacağını, neler söylenip, neler yazılacağını düşünebiliyor musunuz?

MHP sağlam ve kararlı durdukça, yapıcı ve yol gösterici bir siyaset geliştirdikçe, bunlar çıldırıyor, kuduruyor ve ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Dolayısı ile önce ittifakı bozmak, sonra da MHP’ye saldırmak için şeytani planlar yapıyor, fırsat kolluyorlar.

Kendilerince bir imkan bulduklarını zannettikleri anda da saldırıyorlar. Her defasında duvara tosluyor, rezil oluyor, geri dönüyorlar, ama nafile.

ÜLKENİN TEMİNATI

Başka hiçbir şeye gerek kalmadan, sadece karanlık yalaka ve yanaşma taifesinin söyledikleri ve yaptıkları, Cumhur ittifakının nasıl büyük ve özel bir misyon üstlendiğini, MHP’nin bu ülkenin geleceğinin teminatı olduğunu anlamaya da, anlatmaya da fazlası ile yeterlidir. Türkiye ittifakı siyasetin tabiatına, ülkenin gerçeklerine terstir, ama Türkiye’nin ittifakı cumhur tarafından test edilmiş ve onaylanmıştır. Kızgın demiri soğuturken, kimin nerede durduğunu, neyi hedeflediğini de unutmayalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.