Böyle bir kumpasa hiç rastlanmadı

CHP ve yancılarının İstanbul’u ele geçirebilmek için neler yapabileceklerini, ortalığa saçılan gelişmeler çok net biçimde ortaya koyuyor. Bu gelişmeler aynı zamanda 31 Mart’la ilgili bütün şüpheleri de fazlasıyla haklı çıkarıyor. Kumpas kurmakta, algı operasyonları yürütmekte, kirli oyunlar oynamakta ne kadar mahir olduklarını ibretle izliyoruz. Böyle bir zihniyete, böyle bir anlayışa bırakın İstanbul’u, en küçük bir ilçeyi bile teslim etmek büyük risktir, zaten CHP’ye geçen yerlerin genel tablosu da bunu ispatlamaktadır.

TARİHİ GÖREV

Seçimlere artık sayılı saatler kaldı. Bir gün daha düşünme imkanımız var. AK Parti’nin yanlışları, yetersizlikleri olmuştur. Seçmenin kızgınlığı, kırgınlığı anlaşılabilir bir durumdur. Ancak, bunları bahane ederek İstanbul’u ateşe atamayız. Gün özel hesapları öne geçirme, kızgınlıkla hareket etme günü değildir. Milli olandan yana durmak, geleceği düşünmek ve ona göre hareket etmek zorundayız. Telafisi olmayan bir sürece girdik. İstanbul’un CHP ve yancılarının eline geçmesi durumunda nelerin olabileceğini iyi hesap etmek, iyi anlamak ve ona göre karar vermek bir gerekmektedir. Bir tercihte bulunmayacağız, tarihi bir görev yapacağız.

CHP TEHLİKENİN KENDİSİ

CHP bugünkü haliyle zaten başlı başına bir tehlike oluşturmaktadır. Bütün terör örgütlerinin, Türkiye düşmanlarının ümidi haline gelmiştir. Kandil katillerinin en büyük güvencesi, FETÖ’nün arka bahçesi olmakta bir sakınca görmüyorlar. PKK’nın Suriye kolu PYD’nin tehlike oluşturmadığını söyleyen bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’dur. PKK’nın siyasi uzantısı Selahattin Demirtaş’ı beğendiğini televizyon ekranlarından anlatıp övgüler dizen, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’dur. Şehitlerle alay eden, teröristlere ağıtlar yakan isim CHP’nin İstanbul İl Başkanıdır. İhanete varan bu vahim değerlendirmelerin tamamını yazmaya kalksak, ne sayfalarımız, ne zamanımız yeter.

BÖYLE BİR KUMPASA RASTLANMADI

Bu bagajla milletin karşısına çıkıyor, sonra da seçmenin aklıyla alay ederek, millilik nutukları, dürüstlük ve erdem masalları anlatıyorlar. Daha ağızlarındaki söz bitmeden, söylediklerinin yalan, iddialarının asılsız olduğu ispatlanıyor. Ekrem İmamoğlu kelimenin tam anlamıyla dağılmış ve kontrolü kaybetmiş durumdadır. Son televizyon tartışması öncesinde yaşananlar akıl sağlığı yerinde olan her insanı hayrete düşürmektedir. Kumpasın bu kadarına, yalanın bu türlüsüne daha önce hiç rastlanmamıştır. Bir an için başarılı olduklarını ve İstanbul’u aldıklarını düşünelim. Bu sicille, bu geçmişle, bu zihniyetle, bu yükle nasıl Belediye Başkanlığı yapacak, nasıl hizmet edecekler? PKK sözcüleri boşuna destek vermediklerini bizzat beyan etmişlerdir. FETÖ sırada beklemektedir. Ucunun nereye bağlı olduğu malum İP’in malum elemanları, kendi paylarına düşeni almak için ellerini ovuşturmaktadır. Kaldı ki, bütün bu yüklerden kurtulsa dahi, (bize göre bu imkansızdır) Ekrem İmamoğlu’nun çapı, kapasitesi, bilgisi, tecrübesi İstanbul gibi bir dünya şehrini yönetmeye asla uygun değildir.

DÜNYA GÜNDEMİNDE

Bir defa daha ve altını çizerek belirtelim ki, İstanbul her hangi bir şehir değildir. Sayın Bahçeli’nin açıklamalarında belirttiği gibi, İstanbul bir büyükşehirden daha fazlasıdır. İstanbul medeniyetimizin beşiği, müftehir milli vicdanın onur eşiği, mihnet ve musibetlere meydan okuyan fazilet şehridir. Aynı zamanda bağımsızlığımızın, bekamızın ve birlikte yaşama inancımızın nişanesi olmakla birlikte nigehbanı, nefaset zirvesidir. Bu nedenle 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimi ülke gündemiyle birlikte dünya gündeminin başköşesindedir. Bir yanda yabancıların gözetim ve denetimindeki proje isim duruyorken, diğer yanda projeci vasfıyla sivrilen devlet ve siyaset adamı Sayın Binali Yıldırım vardır ve bilinmektedir.

ARAŞTIRMA ŞİRKETLERİ DEVREDE

Her şey bu kadar net ve açıktır. Kamuoyu araştırma şirketleri her zaman olduğu gibi yine devreye girmişlerdir. Yürütülen algı operasyonunun en önemli unsuru olmuşlardır. Zihin bulandırmak, milleti yanıltmak için olağanüstü bir gayret gösterilmektedir. Türk milleti yüksek sağduyusu, izanı ve irfanı ile bu oyunları her zaman bozdu, bu çabaları daima boşa çıkardı. Biz yine aynı şeyin olacağı inancı içindeyiz. Herkes her şeyin farkındadır. Nitekim, İstanbul Belediye Meclisi’nde, İlçe Belediye Başkanlıklarında ezici şekilde çoğunluk Cumhur ittifakındadır. Sayın Binali Yıldırım’ın seçilmesiyle birlikte bu büyük bir avantaj oluşturacak, hizmet akışı çok daha hızlı ve kolay hal alacaktır.Aksi durumda bu konuda da büyük problemlerin çıkacağı, gerginlikler yaşanacağı, işlerin aksayacağı, hizmetin duracağı bugünden bellidir. CHP ve yancılarının kirli hesaplarına, terör örgütlerine bedel ödeme girişimlerine elbette izin verilmeyecektir.

Akıl da, izan da, İstanbul’un ihtiyaçları da, ülkenin gerçekleri de, vicdan da aynı şeyi söylüyor, Sayın Binali Yıldırım’ın seçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. İstanbul seçmenin ölçüsü de bunlar olacağına göre, 23 Haziran’dan endişe etmeye gerek yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.