• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C
  • Yozgat 21 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 27 °C
  • Bursa 22 °C

DAVUTOĞLU: KİMSE SINAMASIN

DAVUTOĞLU: KİMSE SINAMASIN
Davutoğlu dillere pelesenk olan o meşhur sözünü yine tekrarladı. Kimse Çözüm Sürecini Sınamasın... TRT'de gündemi değerlendiren Başbakan Ahmet Davutoğlu,...

Davutoğlu dillere pelesenk olan o meşhur sözünü yine tekrarladı. Kimse Çözüm Sürecini Sınamasın... TRT'de gündemi değerlendiren Başbakan Ahmet Davutoğlu, o meşhur sözünü yineledi. Davutoğlu, kimsenin Çözüm Sürecini "sınamamasını" istedi. Ancak Davutoğlu bu sözlerini söylerken, PKK Güneydoğu'da Çözüm Sürecini sınamaya devam ediyordu. Terör örgütü yandaşları, önceki gün Cizre'yi savaş alanına çevirdi. Yürüyüşe katılım için okulları boşaltmıştı... İşte Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamaları; "KİMSE ÇÖZÜM SÜRECİNİ SINAMASIN" Türkiye'de 6-7 Ekim olaylarının büyük bir kırılma yaşanmasına neden olduğunu söyleyen Davutoğlu, kimsenin bir dana 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi çözüm sürecini sınamamasını istedi. Davutoğlu, sorunların silahla ve şiddetle çözülemeyeceğini söyledi. Davutoğlu şöyle konuştu; "90'lı yıllarda dile getirilen talepler, ardarda konulduğunda sorunların çoğunun çözüldüğü görülüyor. Mesala OHAL'in kaldırılması isteniyor, kaldırıldı. Kürtçe yayın istenmiş bu yapılmış. Cezaevlerinde Kürtçe konuşma istenmiş, bu da olmuş. Bizler bunları bir müzakere olsun diye yapmadık, doğru olduğu için yaptık. Ülkede, "Kürtlere hakları verilirse ülke bölünür" diyen bir de "Bunlar verilmezse ayrılmak istiyoruz" diyen iki kesim vardı. Çözüm süreciyle birlikte kardeşlik oluşmuştur. Bizim dönemimizde yaylalara mezralara geri dönüldü. Bazı tazminatların ödenmesi konusu var. Bunların çoğu gerçekleşti. Bunlar demokrasi içinde yapıldı. Birileri silah göstererek bunları kabul ettirmedi. Şiddetin karşısında bir başka şiddeti gösterirseniz, bu anlamda devlet şiddeti kullanma yetkisi olan tek meşru kurumdur. Şu anda çözüm sürecinin gelmesi gereken yer, her türlü talebin ifade edilmesidir ki bu sağlandı. Kimse şiddeti ve silah dilini, bu noktada kullanmaması gerekir. Biz bunları yapmamış olsaydık, bölge böyle bir türbulansa girdiğini düşünürsek, Türkiye'nin iç barışını koruyabilir miydi? Şu anda çözüm kendi doğasında işliyor. Zaten bundan dolayı bölge halkı 6-7 Ekim olaylarında örgüte tepki göstermiştir. "6-7 EKİM OLAYLARIYLA İLGİLİ ANKET YAPTIRDIK" Bu konuda anket yaptık ve bölge halkı 6-7 Ekim olaylarını, yüzde 75 oranında doğru bulmadığını söylüyor. Geriye kalan büyük bir bölüm ise cevap vermiyor. Bu anketin içerisinde çok küçük bir marjinal grup bu olaylara destek veriyor. Çözüm sürecinde, nihayetinde en önemli sonuç silahların bırakılmasıdır. Demokratik alanın gelişmesiyle zaten bu kendisine bir alan bulamayacaktır. "EN ÖNEMLİ ŞART KAMU DÜZENİ" Bize her ne kadar yol haritası verilmedi denilse de kendileri de biliyorlar ki biz bazı konularda mutabık olunduğu hususu aktarılmıştır. Tekrar söylüyorum. Kamu düzeni konusunda herhangi bir ipotek konulmasına izin vermeyiz. Bunda anlaşmışsak daha sonra ne talep ediliyorsa bunu konuşabiliriz. "KİMSE KUSURA BAKMASIN" Kürtler'in kendisini yönetmesi istenirse, Kürtler'in yoğun olduğu İstanbul'da ya da Konya'da böyle bir hak mı tanıyacağız? Lübnan mı olacağız? Kusura bakmasınlar ama Kürtler'in temsil hakkını kimse PKK'ye vermiş değildir. Çözüm sürecinde en önemli husus üniter devlettir. Kürtler'i temsil ederek biz yerinden yönetelim derseniz, bölgedeki AK Parti'yi hiçe saymış olursunuz. İl ortalamasına bakılırsa AK Parti'nin bölgede temsil gücü daha fazladır. "TAKVİM DEĞİL SIRALAMA VAR" Çözüm süreci konusunda 1 Ekim'de kafamızda net bir takvim vardı. Tüm bu olaylardan sonra bir takvim değil ama kafamızda bir sıralama var. Yani bu konuda kim ne yapıyorsa biz onu yapacağız. "ERKEN SEÇİM YOK" Türkiye'de herşeyin normal seyirde olduğunu göstermemiz lazım. Seçimler bu anlamda bir fırsat var diye değerlendirmeyiz. Ekonominin kuralları neyse bunu siyasetle bir bağlantı kurmayız. Seçimler vaktinde yapılacaktır. "BEDELLİ ASKERLİK ŞİMDİLİK YOK" Genel doğası gereği, bedelli askerlik konusunda görüştük. Olayın iki yönü var. Genelkurmay'da aldığım brifingte savunma yapılanmasında niteliksel bir sıçramaya ihtiyacımız var. Şu anda belli ölçülerde bu sağlandı. Belirli bir yaş birikmesi varsa bunun da önüne geçmek lazım. Tezkereyi konuşurken 6-7 Ekim olayları yaşandı. Şu anda önümüzü rahat görebileceğimiz bir tabloda bunu değerlendirebiliriz. Bir ihtiyaç olduğu açık ama. Bu ihtiyaçta her alınan kararda kar topu gibi büyüyor. Verdiğiniz her af psikoloji içinde başkasını tetikliyor. Böyle bir beklentiyi yarın olabilecek gibi gündemde tutmanın da bir anlamı yok.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.