DEVLET BAHÇELİ'NİN TEKLİFİ, İMAMOGLU VAKASI

Bu seçimlerde, çok dikkat çeken ve önem arz eden sonuçlar alındı. Bu durum da; ister istemez Ülkesi ve Milleti için gece gündüz kafa yoran ve devamlı çözüm önerileri sunan, vatansever insanların, HAREKET halinde olmaları, uyanık durmaları gerektirmektedir.

Büyükşehir Belediyeleri seçim sonuçlarında; chp-ip-hdp-sp sözde birlikteliğinin aldığı sonuçlar ile  Cumhur İttifakı ve birlikte hareket eden partilerin sonuçları arasında tam bir “kıran kırana” mücadele olmuş, “at başı” sonuçlar alınmıştır. “Kafa kafaya” giden seçimlerde bazı illerde chp-ip-hdp-sp ve hatta ÖDP ittifakı seçimleri kazanmıştır. İşte tam da burada, DİKKAT ÇEKİCİ OLAY ortaya çıkıyor. O da, bu illerin çoğunun ilçelerinde seçimi, Cumhur İttifakı, MHP ya da AKP'nin adaylarının kazanması, Meclis Üyeliği çoğunluğunun İl'i yönetecek olan partinin aleyhinde olmasına neden olmuştur. Bu da O illerde verimli çalışmanın sıkıntıları da beraberinde getireceğinin habercisi demektir.

Örneğin; İstanbul' da henüz sonuç belli olmamasına rağmen, Cumhur 180, diğer ittifak 120 Meclis Üyesi (bunun kaç tanesi hdp'li olup neler yapacakları saklı kalmak kaydıyla) çıkarmış durumda görünkmektedir.

Bir belediyenin sağlıklı ve verimli çalışabilmesi için belediye  meclisinde çoğunlukta olup söz sahibi olması gerektiği günümüz Türkiye’sinde aşikârdır.

İste tam burda; MHP Genel Başkanının  Bilge Lideri, Sn. Devlet Bahçeli'nin teklifi gündeme oturuyor.

“Yeni Yerel Seçim” teklifinde; “ Büyükşehir Belediye Başkanlığını  seçelim, O da üstlendiği görev ve yetkiye dayanarak, İlçe Belediye Başkanlarını belirlesin” demiştir.

Şimdi, bunun neresi eyalet sistemi, neresi tek adam rejimidir ki;

Hazırlanacak bir yasayla, bütün seçim yasalarının, tek bir çatı altında toplanması söylenmiş bunun hazırlıkları planlanmaktadır.

MHP Kurmayları “İlçeler ile Büyükşehir Belediyesi arasında uyumu ve ahengi sağlamak için bu düzenlemeyi yapmak gerekir. İlçe belediyeleri ile büyükşehir belediyelerinin uyumlu olarak çalışması, başarılı bir şekilde hizmet etmesi için, yerel yönetimlerde de bir reform yapmamız gerekiyor” dedi.

Bu çalışmalar, diğer partiler ile de görüşülüp mutabakata varıldıktan sonra TBMM’den geçirilmesi gerekir şeklinde, açıklama yapılmıştır.

Yapılacak çalışmalar ve sonuçlanacak olan bu teklif, seçime girecek olan partiler yönünden her partiye eşit mesafede olacağına göre, bu tekliften neden kaçınılıyor, kime ne gibi bir zararı olabilir? Sonuçta yapılacak olanda , memleket, insanlarımız ve hizmet söz konusuysa.

Aynı zamanda bu çalışmalar, hiç bir partinin çıkarına veya aleyhinde olan bir çalışma olmayıp, seçimlerin daha sağlıklı yapılması, sonuçların kısa sürede daha hakkaniyetli  olmasına yönelik bir reform çalışması ve teklifi olacaktır.

“ Öküz altında buzağı aramanın” ne alemi vardır.

İMAMOĞLU VAKASI

Bilindiği gibi yerel seçimler sonuçlandı, oy sayımları yapıldı, birçok ilde, ilçede olduğu gibi Metropol Şehrimiz İstanbul'da da itirazlar oldu. Diğer yerler de gerekli incelemeler yapılıp hak edene mazbataları teslim ediliyor.

İstanbul' da rakipler arasında oy farkı oldukça küçük, 24000 gibi bir fark var.

Her iki adayda, aylardır gecelerini gündüzlerine katıp yoğun bir seçim çalışmasında bulunmuşlardır. Yapılan harcamaları bir kenara bırakacak olursak, onca emek, onca alınterinin karşılığını almak her adayın anasının ak sütü gibi helal diye düşünüyorum.

Ancak, sonuçlar YSK tarafından açıklanmadan, seçilecek olan adaya mazbatası teslim edilmeden kendini “başkan” ilan etmek ve bunu da gidip Ata'mızın huzurunda kullanmak ne kadar doğru, açıkcası ben çok garipsedim, koca 16 milyonluk bir şehri yönetmeye aday birisine yakıştıramadım.

Sn. İmamoğlu ve akıldanelerinin sundukları nedenler daha garip. Neymiş ? Sn. Yıldırım sokaklara afişler astırmış ve başkanım demiş.

Denilebilir ki O yapınca güzel de İmamoğlu yapınca suç mu ?

Evet. Suç olmayabilir ama devlet geleneklerine aykırı ve üstelik ATATÜRK'ün huzurunda yapılması affedilir gibi değil diye düşünüyorum.

Kaldı ki yasaları ve seçim takviminin nasıl işlediğini Sn. İmamoğlu herkesten iyi bilmelidir. YSK'nın bir seçim süreci vardır ve son gün 13 Nisan'dır. Haaa! incelenmekte olan evraklar sonucunda yine ipi göğüslerse ANASININ AK SÜTÜ gibi helal olsun. Başarı dilemekte bizlere ve rakibine düşer ama sonuç aleyhinde açıklanırsa ki oylar tüm partili ve yetkililerin önünde yeniden sayılıyor, bu defa da sen tebrik etmesini bileceksin.

Allah ülkemizi, milletimizi tüm şer odaklarından ve tehlikelerden korusun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.