MHP'li Semih Yalçın'dan MHP Ve Bahçeli Düşmanlarına Sert Tepki

MHP'li Semih Yalçın'dan MHP Ve Bahçeli Düşmanlarına Sert Tepki

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz ve Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan'a gönderdiği açık mektupta "MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli aleyhinde düşmanca yazılarınızı sürdürmeniz, hayra alamet değil" dedi

SEMİH Yalçın mektupta; " Gazetedeki köşenizi FETÖ'cülerin kışladan çaldığı tank gibi MHP'ye karşı maksatlı biçimde kullanıyor, nefret söyleminin bir başka şeklini partimiz üzerinde uygulamaya çalışıyorsunuz.   Yıllardan beri kaleminizi ve vaktinizi MHP düşmanlığına harcıyor; partimizle, fikriyatımızla mücadele ediyorsunuz. Her fırsatta MHP'ye ve Genel Başkanımıza kininizi kusuyorsunuz. Size MHP'nin ve Genel Başkanının nesi bu kadar batıyor?" diye sordu.

"GAZETECİLİKTE edindiği yeri ve prestiji kullanarak MHP'nin itibar ve haysiyetine saldırmanın, MHP düşmanlığı yapmanın, MHP'yi ele geçirmeye çalışan FETÖ'cülere zımnen destek vermenin demokratik eleştiri olarak kabul edilmesi mümkün değildir" diyen Yalçın, "Bizim gözümüzde Rahmi Turan'ın; bırakınız Türk lirasını, 1 d(rahmi)lik bile değeri yok" diye değerlendirdi. Yalçın,  Mehmet Y. Yılmaz'a da " Hürriyet gazetesi gibi demokrat bir yayın organının değerli köşelerinden birini işgal ederek sürdürdüğünüz MHP ve Devlet Bahçeli düşmanlığına son veriniz" çağrısı yaptı.

 

 

Sayın Rahmi Turan,

 Gazetecilik mesleğinin ilke ve gereklerini aşıp Türkiye'de herkese ve her kuruma ayar verme sevdasına düştüğünüz gözlerden kaçmıyor.

 

Son bir yıldır da kafayı özellikle MHP ile bozduğunuzu, MHP düşmanlığını fikrisabit h‰line getirdiğinizi görüyoruz.

 

15 Temmuz gecesi ve sonrasında ülke bütünlüğü için hayati rol üstlenen, alçakça darbe teşebbüsüne aynı gece cesaretle karşı çıkarak kalkışmanın başarısızlığa uğramasını sağlayan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli aleyhinde düşmanca yazılarınızı sürdürmeniz, hayra alamet değil. 

 

Ya aklını kaçırdınız ya da birtakım şer odaklarına hizmet ediyorsunuz.

 

Belki de geleneksel solculuk tarafınız ağır bastığı için insiyaklarınıza yeniliyorsunuz.

 

Gazetedeki köşenizi FETÖ'cülerin kışladan çaldığı tank gibi MHP'ye karşı maksatlı biçimde kullanıyor, nefret söyleminin bir başka şeklini partimiz üzerinde uygulamaya çalışıyorsunuz.

 

Biz de uygunsuz, seviyesiz, edebe mugayir ve tetikçi bir üslupla partimiz ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli hakkında sürekli olarak kaleme aldığınız yazılardan ötürü hak ettiğiniz cevabı her seferinde veriyoruz.  

 

 

Bütün ikazlarımıza rağmen sürdürdüğünüz saldırgan tavırdan ve her şeyi yanlış yorumlamanızdan, artık bunama emareleri gösterdiğiniz anlaşılıyor.

 

Nitekim bir süre önce size verdiğimiz cevaplardan birinde, biraz da müstehzi ve ironik bir tarzda yaşlılığınızın hatırlatılmasından ve bu yüzden MHP'de gelecekteki bir genel başkan değişikliğini görmeye ömrünüzün yetmeyeceğinin vurgulanmasından, keçiden süt sağarcasına "ölüm tehdidi" çıkardınız.

 

Böylece hem kamuoyu önünde ucuz kahramanlık yaptınız hem de aşağılanmış ve kırılmış egonuzu tamire çalıştınız.

 

Aslında bizim alaycı değerlendirmelerimizden korkup Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto'ya,  hakkındaki her yazınızda bir araba aşağılayıcı cümle kullandığınız, rezil ifadelerle hücum ettiğiniz Sayın Devlet Bahçeli'ye hitaben şikayet mektubu yazdırdınız.  

 

Hem MHP Genel Başkanı aleyhinde kampanya yürütüyor hem de Sayın Devlet Bahçeli'ye şik‰yet ve "korunma" mektubu göndertiyorsunuz.

 

Bu, zavallılıktır Sayın Turan!

Başkalarının onurunu düşünmeden kalem oynatanların, layık olduğu karşılığı görüp onurları incindiğinde "onur üyeliği" ni hatırlaması ve bundan medet umması ne kadar da acınası bir durumdur!  Hak ettiğiniz cevaplar karşısında fazlasıyla ezik bir duruma düşmüş olmalısınız ki daha çok rüsva olmayı göze alıyor, çizilen karizmanızı yeni ve biçare saldırılarla düzeltmeye, yerle bir olan prestijinizi kurtarmaya çabalıyorsunuz. 

 

Size verdiğimiz ağır cevapların altında ezilip kalmamak için sürekli ipe sapa gelmez iddialar ve ağır hakaretler içeren yeni yazılar döşeniyorsunuz.

 

Tabii partimizden aldığınız okkalı cevaplar, alışık olmadığınız bir durum.

 

Zira kendinizi dev aynasında görüyorsunuz. 

 

Bugüne kadar hep pohpohlanmış, methedilmiş, göklere çıkarılmışsınız. Kimse sizin yüzünüze gerçek aynasını tutmamış. 

 

Ama MHP ile kavgaya girince asıl suretiniz göründü.

 

Bizim gözümüzde Rahmi Turan'ın; bırakınız Türk lirasını, 1 d(rahmi)lik bile değeri yok.

 

Bunu millet de anlayacak.

 

Madem bütün ikazlarımıza rağmen bir yandan Genel Başkanımıza dil uzatma edepsizliğini sürdürüyor bir yandan da MHP'nin iç meselelerine burnunuzu sokuyorsunuz, biz de her defasında kıratınıza uygun tarzda cevap vereceğiz.   "Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim." diyeceğinize, saldırgan ve tetikçi üslupla MHP aleyhinde yazılar kaleme almakta ısrar ettiğiniz sürece; biz sizi daha çok rezil etmeye, hakkınızı avcunuza koymaya devam edeceğiz.

 

Böylece itibar ve onuru lekeleme cüretinin ne anlama geldiğini bizzat yaşayarak öğreneceksiniz.

 

Sürekli ve maksatlı saldırganlığınız karşısında hiç kimse ve hiçbir kurum MHP'nin sessiz kalmasını beklemesin.  

Partimiz ve Genel Başkanımız hakkında canınızın istediğini yazacaksınız, her türlü hakarete cüret edeceksiniz, biz karşılığını vermeyeceğiz; bu mümkün mü?

MHP olarak size hak ettiğiniz cevabı vermemizin, birilerinin iddia ettiği gibi gazetecilere yönelik fiziksel şiddeti tırmandırmakla ilgisi yok.

 

Dilini, üslubunu, bulunduğu mevkii ve mesleğini şiddete, kişisel husumetlerine alet edenlerin uğrayacağı akıbet; misliyle mukabeledir.

 

Eden, bulur.  

MHP; medyadan gelen haklı ve yapıcı eleştirileri daima saygıyla karşılamakta, gazetecilik mesleğine değer vermekte; medya mensuplarının mesleklerini hakkıyla ifa etmesinin, demokrasinin gereği olduğuna inanmaktadır.  

Ancak gazetecilikte edindiği yeri ve prestiji kullanarak MHP'nin itibar ve haysiyetine saldırmanın, MHP düşmanlığı yapmanın, MHP'yi ele geçirmeye çalışan FETÖ'cülere zımnen destek vermenin demokratik eleştiri olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

 

Sizin saldırgan satırlarınızda haklı bir gazeteci eleştirisi de yoktur ki önem verip ders çıkarıp tahammül edelim.

 

Biz size mektupla tokat atmaktan yorulduk ama siz sille yemekten usanmadınız Sayın Turan.

 

Bu işin bağımlısı h‰line geldiniz, sanırım.

 

Siz işkembe-i kübradan sallayarak MHP aleyhinde değerlendirmeler yapmaya devam ettikçe biz de sizi kelimelerle döveceğiz.

 

Sayın Mehmet Y. Yılmaz,

Yıllardan beri kaleminizi ve vaktinizi MHP düşmanlığına harcıyor; partimizle, fikriyatımızla mücadele ediyorsunuz.

 

Her vesileyle MHP alerjinizi açığa vuruyor, her fırsatta MHP'ye ve Genel Başkanımıza kininizi kusuyorsunuz.

 

Hatta zaman zaman alaycı, aşağılayıcı, nobran ve jakoben bir üslup kullanıyorsunuz.

 

Beyefendi, siz kendinizi ne sanıyorsunuz Allah aşkına?

Size MHP'nin ve Genel Başkanının nesi bu kadar batıyor?

Bu hazımsızlık ve bu saldırganlık niye?

Bize öyle geliyor ki rüyalarınızda da MHP'lilerin öldüğünü, MHP'nin kapandığını, siyaset sahnesinden çekildiğini görüyorsunuz.

 

Belki de sık sık MHP'nin tek başına iktidara geldiği düşünü görüp ter içinde, çamaşırlarınız ıpıslak, k‰buslardan uyanıyorsunuz. 

 

Gazetede köşe yazarlığı; feraset, öngörü ve hazım işidir Sayın Yılmaz.

 

Sağduyulu ve hoşgörülü olmayı, saygılı bir üslup kullanmayı gerektirir.

 

Bir gazeteci, kalemini halk adına kullanır. Tıpkı siyasetçiler gibi, halkı temsil eder. Politikacılarla aynı kulvarda, aynı kitlelere hitap eder.

 

Yalnız, iki meslek arasında temel farklılıklar vardır. Politikacılar halkı temsil ederken belirli bir program, ideal veya siyasi görüşten yola çıkarlar.

 

ltrparsb120sa120sl264Gazetecilerse siyasi görüşlerini bir kenara bırakır olabildiğince objektif ve tarafsız bakış açısıyla bütün kesimlerin sözcüsü olurlar. 

 

Farklı siyasi görüşler karşısında bir nevi  "hakem"  işlevi görürler.

 

O bakımdan; ön yargısız ve adil olmak, farklı görüş ve partilere yapıcı yaklaşmak durumundadırlar.

 

Gazetecilik mesleği; fikirlerine inanmadığınız, oy vermediğiniz ama milyonlarca insanın oyuyla parlamentoda temsil edilen siyasi partilere tahammül etmeyi, saygı duymayı icap ettirir.

 

Tahkir etmeyi, saldırmayı değil...

Demokratik nizama inancın da bir gereğidir bu...

Eğer MHP ile siyasi polemiğe girişeceksiniz, kendinizi bize hasım ve muarız görüyorsanız -ki hakkımızda yazdıklarınızdan öyle anlaşılıyor- derh‰l gazetecilik mesleğinden istifa edip dünya görüşünüze en yakın siyasi partiye girip oradan salvolara devam ediniz.

 

Yok eğer mesleğinizi sürdürecekseniz, gazetecilik mesleğinin ilkelerine riayet ediniz.

 

Hürriyet gazetesi gibi demokrat bir yayın organının değerli köşelerinden birini işgal ederek sürdürdüğünüz MHP ve Devlet Bahçeli düşmanlığına son veriniz.

 

Sayın Genel Başkanımızın bütün partiyi tasfiye edeceğine dair iddianız, sizin hüsnükuruntunuz Sayın Yılmaz.

 

Hatta sizin hayaliniz ve temenniniz.

 

Eminiz MHP siyaset sahnesinden çekilse çok mutlu olacaksınız.

 

Üzgünüz, ne yazık ki bu hayaliniz asla gerçekleşmeyecek.

 

47 yıllık siyasi mücadelesini, toplumun çeşitli kesimlerindeki karşılığını görmezden geldiğiniz siyasi fenomen MHP; Türkiye var ve Türk milleti egemen olduğu sürece siyasi mevcudiyetini sürdürecektir.

 

MHP; meşruiyetini ve dayanağını rejimden değil, aziz milletimizden almaktadır.

 

MHP; fikirlerine ve siyasi programına milyonlarca seçmenin destek verdiği bir siyasi partidir.

 

MHP'nin milliyetçiliğine gelince...

Partimizin savunduğu Türk milliyetçiliği idealinin, AKP'nin milliyetçiliğiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

 

İktidar partisi konjonktürün ve bilhassa 15 Temmuz'la sonrasında yaşananların bir sonucu olarak nispeten milliyetçi bir söylem kullansa da bu, MHP'nin fikriyatından farklıdır.

 

Burada ayrıntıya girmeyeceğim. Konuyla ilgili yayımlanmış dünya kadar eser var. Okur, öğrenirsiniz.

 

Gerçekten Türk milliyetçisi bir parti iktidarda olsa MHP'nin varlığına, vücuduna lüzum kalmaz.

 

Türk milliyetçiliğini siyasi programının merkezine koyan MHP'den başka bir parti olmadığına göre, sizin MHP'siz bir Türkiye hayaliniz; sadece zavallı bir serap ve rüyalarınızı karartan, çamaşırınızı ıslatan bir k‰bus olarak kalacaktır.

 

MHP'yi sağcılık ve solculuk gibi 21. yüzyılın tanımlamalarına uymayan ilkel değerlendirmelerle siyasi yelpazede bir yere konumlandırmaya çalışmanız da eski kafalı biri olduğunuzun işareti'85

 

Sayın Mehmet Y. Yılmaz,

MHP'nin varlığından rahatsız oluşunuzun, içinden yetiştiğiniz sol cereyanların şuur altınıza yerleştirdiği peşin hükümlerin ve geleneksel düşmanlıkların bir yansıması olduğunu biliyoruz.

 

Beyninizi saran ve bir türlü etkisinden kurtulamadığınız örümcek ağları yüzünden 21. yüzyılda medlulü kalmamış, köhnemiş ve marjinalleşmiş fikirlerin etkisinden h‰l‰ kurtulamadığınız anlaşılıyor.

 

Oysa Türkiye'de köprülerin altından çok sular geçti ve ezeli düşmanlıklar, husumetler çoktan tarihe karıştı.

 

Solcu entelektüellerin çoğu MHP'yi ve partimizin fikirlerini artık geleneksel düşmanlıklar ve ön yargılar üzerinden değerlendirmek yerine sağduyunun, hoş görünün penceresinden bakıyor; hatta çoğu empati de yapıyor.

 

Siz hangi dünyada yaşıyorsunuz Sayın Yılmaz?

Bir gün sizin de MHP saplantısından kurtulacağınızı, kabuslarınızdan uyanacağınızı ve Cumhuriyet tarihinin en büyük siyasi hareketine hak ettiği değeri vereceğinizi umuyoruz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.