• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C
  • Yozgat 25 °C
  • İzmir 33 °C
  • Adana 32 °C
  • Bursa 33 °C

İşte Milli İttifak'ın Seçim Beyannamesi!

İşte Milli İttifak'ın Seçim Beyannamesi!
Milli İttifak Liderleri Kamalak ve Destici kamuoyunun merakla beklediği Saadet Partisi Seçim Beyannamesini Ankaranın en büyük kapalı spor salonu Arenada açıkladı.

İŞTE SAADET PARTİSİ’NİN SEÇİM BEYANNEMESİ…

SAPIKLARA VE TERÖRİSTLERE İDAM GELECEK
ÖRTÜLÜ ÖDENEK KALDIRILACAK
GELİR GELMEZ EMEKLİYE YÜZDE 50 ZAM VE İKİ BAYRAM İKRAMİYESİ
BARAJLAR KALKACAK TÜRKİYE VEKİLLİĞİ GELECEK
MAYINLAR TEMİZLENECEK ÜRETİME AÇILACAK
ŞEKER FABRİKALARI ÖZELLEŞTİRME KAPSAMINDAN ÇIKARILACAK
YAŞLI MAAŞINA YÜZDE 100 ZAM
OKULLARDA SERVİS VE YEMEK DEVLETTEN
D-8 ETKİN VE ETKİLİ HALE GETİRİLECEK
TAŞERONLUK KALDIRILACAK, MEVSİMLİK  İŞÇİLERE KADRO VERİLECEK
VATANDAŞIN FAİZ BORCU SİLİNECEK BANKALARDAN KURTULACAK

Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi olarak bizler “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır!” ilkesine göre, ülkemizin içinde bulunduğu güç koşulları göz önünde bulundurarak, halkımızın menfaatlerini her türlü kişisel menfaatin üstünde tutarak hakikatin ve hikmetin yanında yer aldık. Saadet Partisi çatısı altında bir araya geldik. 7 Haziran günü yapılacak Genel Seçimler için milletimizin heyecanla beklediği Milli İttifak’ı gerçekleştirdik.

MİLLETİN VİCDANININ SESİNE TERCÜMAN OLMAK İÇİN

Milletimizin vicdanına, sesine tercüman olmak için; insanlarımızın temel hak ve özgürlüklerinin korunması için; huzur, güven, barış, kardeşlik ve adalet içinde yaşanan mutlu bir ülke tesis etmek için “Şimdi Saadette Birlik Zamanı” sloganı ile Milli İttifak’ta buluştuk.
Saadet çatısı altındaki Milli İttifak’ı oluşturan bizler, meselelerin farkında olduğumuz kadar, çözüm yollarını da biliyoruz. Tüm varlıklara dair ilahi ve evrensel kaynaklarda ortaya konan ilkeleri esas alarak tüm mahlûkata hak ettiği şefkati göstermeyi, insan haklarına azami ölçüde saygılı olmayı siyasetin esası sayıyoruz.

HALKIN HER TÜRLÜ ÖNERİ VE TEKLİFİ TİTİZLİKLE DİKKATE ALINACAK

İnsanı saygın görerek, ülkemizde vatandaşlarımızın bir arada, mutlu, huzur ve güven içinde yaşayacağı bir ortamı tüm vatandaşlarımızın, istek ve taleplerini hesaba katarak birlikte inşa edecek bir yönetim uygulayacağız. Her türlü öneri ve teklifi titizlikle dikkate alıp değerlendireceğiz.

İŞİ EHLİNE VERECEĞİZ

Her işin güzel, çabuk ve az maliyetle yapılabilmesi için işi ehline vereceğiz. Hiçbir vatandaşımız arasında, ayrımcılık, kayırmacılık yapmayacağız. İnsan haklarına saygılı, huzurlu, mutlu, barış ve kardeşlik içinde yaşanan bir toplum ve Türkiye için çalışacağız.

KARDEŞLİĞİ TESİS EDECEĞİZ

Ülkemizde terörü sonlandıracak, sosyal birliği ve kardeşliği tesis edeceğiz. Ancak devletin varlığı ve milletin birliği zaafa uğratılmamalıdır. Temel insan hakları pazarlık konusu yapılamaz. Devlet bu hakları vermekle yükümlüdür. Tüm vatandaşlarımız bizim yönetimimizde 1. sınıf vatandaş olacak. Hiç kimse siyasi görüşünden, ideolojisinden, dilinden, inancından, mezhebinden, cinsiyetinden, etnik kökeninden, ırkından vb. dolayı ayrımcılığa ve adaletsizliğe uğramayacak.
Hukukun ve hukukun üstünlüğü ilkesinin hangi saiklerle olursa olsun, içinin boşaltılmasına, zayıflatılmasına izin vermeyeceğiz. Hukuku yeniden ihya edeceğiz; masumiyet karinesini en temel ilke olarak tüm vatandaşlarımız için geçerli kılacağız.
Edirne'deki kardeşinin acısını Hakkâri’deki kardeşi duyan, Diyarbakır’dan yükselen bir sese Çankırı’dan ses veren bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. İnsanların bir arada ve mutlu yaşayacağı bir ülkeyi el birliğiyle ilmek ilmek dokuyacağız.

ÖRTÜLÜ ÖDENEK KALDIRILACAK

Ahlak siyasete hâkim kılınacaktır.  Milli İttifak’ın iktidarında siyasetin finansmanı şeffaflaştırılacaktır. Kamu yönetimi şeffaflaştırılacak, üst düzey yönetimler belli aralıklarla çalışmaları hakkında halkımıza bilgi verecektir. Siyasi sorumluluğu bulunmayan Cumhurbaşkanına tahsis edilen örtülü ödenek kaldırılacaktır. Hiçbir merci tarafından denetimsiz ve hesap verilmeyen kamu harcaması yapılamayacaktır.

Kuvvetler ayrılığı prensibini hukukun üstünlüğü ilkesine göre yeniden ve geri dönülmez şekilde tesis edeceğiz, güçlünün hukuku yerine, hukukun üstünlüğü ilkesine işlerlik kazandıracağız. İşte o vakit insanlarımız onurlu, saygın bir ülkenin saygın vatandaşları olmanın ne demek olduğunu anlayacaktır.

TÜRKİYE VEKİLLİĞİ GETİRECEĞİZ

Siyaseti demokratikleştireceğiz, demokrasiyi toplumsallaştıracağız. Yüzde 10 seçim barajını derhal kaldıracağız, seçim sistemini sosyal adalete ve milletimizin beklentilerine uygun hale getireceğiz. Türkiye milletvekilliğini getireceğiz. Siyasi partilerin aldıkları oy oranına göre Meclis'e girmesinin ve nispi temsil sistemine göre tüm toplum kesimlerinin Meclis'te temsil edilmesinin önünü açacağız.
Siyasi partilere devlet yardımının, seçime katılan partiler arasında hiçbir ayrım yapılmadan aldığı oy oranına göre adil bir şekilde paylaştırılmasını sağlayacağız. Siyasetin finansmanını şeffaflaştıracağız. Bu yönde gerekli her türlü yasal düzenlemeyi ivedilikle gerçekleştireceğiz. Siyasi partilerin kendi amblemlerini kullanarak seçim işbirliği yapmalarının önü açacağız. Referandum müessesesine daha fazla işlerlik kazandırılacak, önemli yasalar milletin onayına sunulacaktır. Özelikle temel hak ve özgürlükler alanında yapılacak yasal değişikliklerin belli sayıda milletvekilinin imzası ile referanduma sunulmasına imkan vereceğiz.

VATANDAŞLAR DA KANUN TEKLİFİ VEREBİLECEK

Vatandaşlarımızın, kanun teklifi vermesinin önünü açacağız. Koşulları ve çerçevesi Anayasada belirlenecek hususlarda, 150 bin imza ile vatandaşlar kendilerini ilgilendiren konularda, görüşülmek üzere, Dilekçe Komisyonu aracılığıyla TBMM’ne kanun teklifi verebileceklerdir.
Medyanın objektif ve tarafsız olması, medya sahiplerinin de sadece medya ile ilgili alanlarda faaliyet göstermesi sağlanacaktır. Milletimizin tüm fertlerinin vergileriyle finanse edilmesine rağmen, iktidarların halk üzerindeki propaganda aracına dönüşen kamu yayın kuruluşları gerçek anlamda kamu yararı için çalışan kurumlara dönüştürülecektir.

“Adalet mülkün temelidir”, fakat “geç kalmış adalet”, adalet değil zulümdür Adaletin hızlı işletilmesi için usul kanunlarında gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Savcılar ile hâkimler yapısal ve kurumsal olarak birbirinden ayrılacak, iddia ve savunma işlevini yerine getiren savcılar ile avukatların konumları denk hale getirilecektir. İnsan hakları ihlalleri konusunu ele alan, İnsan Hakları İhtisas Mahkemeleri kurulacaktır. Siyaset ve idare, yargıya karışmayacak, yargının siyasallaşması yolu bir daha açılmamak üzere kapatılacaktır.

Kamu yönetiminde kamu yararı, liyakat ve ehliyet esaslarını hayata geçirilecek. Kamu görevlileri ile ilgili dava açılabilmesi için aranan üst yöneticilerinin izin şartı sınırlandırılacaktır. Devlet personel yönetimi, hükümetlerin vatandaş üzerindeki patronaj ve baskısının bir aracı olmaktan çıkarılacak, liyakati ve performansı ölçü alan bir anlayışla yeniden düzenlenecek.
Yerel yönetimleri vatandaş katılımı ile güçlendireceğiz. Vatandaş Meclisleri” ve “Mahalle Meclisleri” ihdas edilerek halkın yönetime katılması teşvik edeceğiz. Muhtarların da belediye meclislerinde temsil edilmesini sağlayacağız.
Kırsal kalkınma desteklenecek. Herkes kendi işinin sahibi olacak, kırsal kalkınma için “Yeni Nesil Kooperatifler”in kurulmasına öncülük edilecek. Gelirin tabana yayılması sağlanacak. Yerel ekonomik kaynaklar değerlendirilerek bölgesel gelişme sağlanacak ve “Yerel Ekonomik Gelişme Programı” uygulanacaktır.

KALKINAN ANADOLU PROJESİ

Çıkış noktası yerli kaynaklarla yerinden kalkınma olan Kalkınan Anadolu Projesi (KAP) Türkiye'nin en temel ihtiyaçları göz önüne alınarak tasarlanmış, doğal kaynaklarımızın en verimli şekilde kullanılması amaçlanan büyük bir projedir.
Bu projeyle; Erzurum'dan başlayıp Ankara'da bitecek büyük su kanalları ile birlikte göletler oluşturulacak, yeni barajlar yapılacak, elektrik enerjisi sağlanacaktır. İstihdam artırılarak göç engellenecektir. Ekolojik zenginlik sağlanacak, tarım ve hayvancılık şehirleri kurularak tarım ve hayvancılık endüstrisi geliştirilecektir.
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen denizin nimetlerinden yeterince istifade edemiyoruz. Milli İttifak iktidarında Denizcili Bakanlığı kurulacak ve Denizcilikle ilgili tüm işlemler buradan takip edilecektir.

ŞEHİR STRATEJİ BİRİMLERİ KURULACAK

Büyükşehir ve il belediyelerine, gelişen dünya şartlarına, teknolojilerine göre şehrin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi için şehrin geleceği ile ilgili sürekli raporlar hazırlayıp yön verecek “Şehir Strateji Birimi” kurulacaktır.
Türkiye’de; işsizlik, kalkınma ve dışa bağımlılık problemi, sanayileşme yolu ile bilgi ve teknoloji üretmek suretiyle çözülecektir. Türkiye bu kapsamda, kendi arabasını, kendi akıllı telefonunu, kendi mikro-işlemcisini, kendi nanoteknolojisini, kendi biyoteknolojisini üretebilen bir ülke olacaktır.
Devletin verimli olmayan birimleri daraltılacak, kaynak israfı ortadan kaldırılacaktır. Hali hazırdaki haksız vergi sistemi revize edilecek, üreticilerin ve tüketicilerin maruz kaldıkları haksız, vergiler hak ve adalet temelinde yeniden düzenlenecektir.
Devlet, yeni teknolojilere hem kamu yatırımı yapacak hem de özel sektörde yatırım yapan şirketleri destekleyecektir. İlaç ve aşı üretimi, Nanoteknoloji, chip (çip) ve donanım üretimi, benzinli ve dizel motor fabrikaları, uçak uzay ve havacılık sanayi, savunma sanayii Denizaltı ve muhrip üretimi gibi stratejik alanlarda Ülkemizin sanayicilerinin ürettikleri ileri ürünlerin iç piyasada kullanımı ve bunun yanı sıra ihracatı desteklenecektir.
Milli İttifak iktidarında öncelikle iç ve dış borçlanmanın temel nedeni olan ekonomik program değiştirilecek, onun yerine Adil Ekonomik Düzen kurulacaktır. Böylece, ekonominin temelinde rant değil, üretim olacaktır. Kaynaklar doğrudan katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilecek, üretim seferberliği ile birlikte borçlar yeniden borçlanarak değil, üretim arttırılarak kapatılacaktır.
Devletin 450 milyar TL tutarındaki iç borcunun bir kısmı, kamunun kamuya olan borçlarının silinmesi yoluyla, bir kısmı uzun vadeli bir plan dahilinde Merkez Bankası kaynakları vasıtasıyla, kademeli olarak sıfırlanacaktır.

Milli İttifak iktidarında ekilebilir bütün araziler tarıma açılacak, bütün madenler ve cevherler işletilecek, iş ve çalışma koşulları iyileştirilerek bütün işsizlere istihdam alanı sağlanacaktır. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilecek, vergi dilimleri ve oranları makul seviyeye indirilecek, beyana dayalı vergi sistemi esas olacaktır. 
En büyük kaynak paketimiz insan kaynağımızdır. Genç, inançlı ve kabiliyetli milletimizdir. Adil bir ekonomik düzenin kurulmasıyla “birlikte iş yapma ve adil paylaşım sistemi” kaynağımız harekete geçilecektir.

HAVUZ TEK HESABI GETİRİLECEK

Havuz Sistemi (Kamu Tek Hesabı) yeniden kurulacak, böylece kaynak israfı engellenecektir. Borç-faiz sarmalından çıkılmasıyla, bütçeden yapılan yıllık ortalama 50 milyar TL’lik faiz ödemesi önlenecektir
Vergilerin ağırlıklı mali güce bakılmaksızın, tüketiciden alınmaktadır. Mali güce bakılmaksızın asgari ücretliden de üst gelir grubundakinden de aynı oranda alınmaktadır. Asgari ücret açlık sınırının altında olmayacak ve asgari ücretten vergi alınmayacaktır. Vergi mevzuatı tek kanunla, öz ve açık hale getirilecektir.
İthal ikamesi ile yerli üretimin artması ve faiz politikalarının terk edilmesiyle enflasyon ve ekonomideki kırılganlıklar giderilmiş olacaktır. Böylece enflasyon sorunu kısa bir zaman içinde çözülecektir.

DIŞ TİCARET AJANSLARI KURULACAK

Milli İttifak iktidarında Türkiye üreten ve ürettiğini pazarlayabilen bir ülke haline gelecektir. Ekonomi yönetimi A’dan Z’ye üretime odaklanacak, kaynaklar en verimli şekilde üretime sevk edilecektir.
Yurtdışı Ticaret Ataşelerimizin etkinliği artırılacak, bu ataşeliklerin “Dış Ticaret Ajansları” gibi çalışmaları sağlanacaktır. Gümrük mevzuatı sadeleştirilecek ve şeffaf hale getirilecektir. Gümrük hizmetlerinin kalitesi arttırılacak, hızlandırılacak ve etkinleştirilecektir. Yerli ve ileri teknoloji mallarının üretiminde kullanılan girdiler üzerindeki vergiler düşürülecektir.
Tarım alanlarının amaç dışı kullanılmasında ilk sırayı yerleşim ve sanayi alanları almaktadır. Düne kadar yeryüzünde kendini besleyebilen yedi ülkeden biri olduğumuz halde, uygulanan yanlış tarım politikaları neticesinde, bugün tarım ürünleri ithalatımız ihracatımızı çok geçmiş durumdadır.

TARIM STRATEJİK SEKTÖR OLARAK KABUL EDİLECEK

Tarımda şu düzenlemeler yapılacaktır: Tarım ve hayvancılık stratejik bir sektör olarak ilan edilecek ve aşağıda belirtilen hususlar süratle gerçekleştirilecektir. “Türkiye Tarım ve Hayvancılık Kurumu” kurulacaktır. Bu kuruma bağlı bir “Tarımsal Destek Fonu” oluşturulacak ve bu fon vasıtasıyla çiftçiye faizsiz tarım ve hayvancılık kredileri verilecektir.

Güney sınırımızda 85 yıldır hiç kullanılmayan mayınlı araziler temizlenerek organik tarıma elverişli hale getirilecektir. Şehir planları yapılırken 1. derece tarım alanları kesinlikle imara açılmayacaktır. Sıkı denetim ve takip ile tarım arazilerindeki kaçak yapılaşma önlenecektir.
Üreticiyi ve üretimi güçlendirmenin yolu kooperatifçilikten geçiyor. Tarımsal ürünlerde kooperatifçilik güçlendirilecektir. Bunun için kooperatifçilik kökten yeniden yapılandırılacaktır. Tarım Kredi Kooperatifleri ile tarım ve hayvancılıkla uğraşan kooperatifler desteklenecektir. Tarımda teknoloji kullanımı yaygınlaştırılacaktır. Tarım-sanayi işbirliği ve entegrasyonu artırılacaktır.

Teknik ve ekonomik bakımdan sulanabilir durumda olan 8,5 milyon hektarlık tarım arazisinin tamamı, makul olan en kısa sürede sulanır duruma getirilecektir. Son yıllarda yapımı yavaşlatılan GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ve KOP (Konya Ovası Projesi) bir an önce tamamlanacaktır. Organik tarım yaygınlaştırılacak ve desteklenecektir.
Tohumculuk sektöründe asıl katma değer hibrit sebze tohumlarındadır. Türkiye bu konuda çok zayıftır. Tohumculuk yabancı tohum firmalarının tekelindedir. Yerli tohum firmaları dış rekabet karşısında devlet tarafından desteklenecektir. GDO’lu ürün imalatı ve ithalatı sıkı bir denetim altına alınacaktır. Helal gıda üretimi desteklenecek ve gerekli yasal düzenlemeler yapılacak, tüm tedbirler alınacaktır.

AB'nin dayattığı, tarım ve hayvancılığımızı olumsuz etkileyen uygulamalar, kotalar, sınırlamalar yeniden düzenlenecektir. Tarım ve hayvancılık alanları "Stratejik Sektör" olarak özel korumaya ve desteğe tabi tutulacaktır. Bu konudaki Ar-Ge çalışmaları yaygınlaştırılacak ve desteklenecektir.

ŞEKER FABRİKLARI ÖZELLEŞTİRMEDEN ÇIKARILACAK

Tarımsal sanayinin en önemli unsuru olan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamından çıkarılarak, şeker sektörü, ülke ihtiyacının yanında ihracat odaklı olarak yeniden yapılandırılacaktır. Şeker sanayiinin güçlendirilmesi ile ülkemizde hayvancılık canlandırılacaktır.
Üniversite-çiftçi işbirliği sağlanacak; tarımda eğitim, özellikle üreticilerin talepleri ve iş durumları göz önüne alınarak, sürekli hale getirilecektir. Mera ve otlaklar ıslah edilecek, aşırı otlanma önlenecek, meralardan ve otlaklardan çiftçi ücretsiz yararlanacaktır. Mera ve otlaklar amacı dışında kullanılmayacaktır.

Mevsimlik işçilerin, göçebe tarım işçilerinin çalışma ve seyahat şartları iyileştirilecektir. Üretici ve tüketici arasında fahiş kârlar elde eden aracıların rolü azaltılacak, üretici ve tüketiciyi korunacaktır.
Çiftçinin pazar sorunu çözülecektir, ürün borsaları kurulacak. Ürün borsaları ile tarımsal ürünlerin fiyatlarında istikrar sağlanarak, üretici mağduriyeti önlenmiş olacaktır.

ESNAFA  ÇÖZÜM ORTAĞI OLACAĞIZ

Esnaf ve Sanatkârlar ile KOBİ’lere Koordinasyon ve Planlama Merkezleri ile çözüm ortağı olacağız. Esnaf ve sanatkârların ağırlıklı olarak yer aldığı KOBİ'ler, çalışan sayısı bakımından toplam girişimlerin yüzde 99,9’unu, istihdamın yüzde 76’sını, katma değerin yüzde 54’ünü, yatırımların yüzde 50’sini ve üretimin yüzde 56’sını oluşturmaktadır. KOBİ’lere verilecek, yatırım ve finans teşvikleri artırılacaktır.

Plansız biçimde şehirlerde yükselen Alışveriş Merkezlerine (AVM) yönelik düzenlemeler yapacağız. Trafik sorunlarını beraberinde getiren, esnafımızı kepenk kapatmaya zorlayan AVM’ler karşısında halkımızı korumasız bırakmayacağız. Teşvik Yasası yeniden düzenlenerek ithal ikamesi sağlayan, ihracat potansiyeli olan yatırımlara ve özellikle KOBİ’lere destek verilecektir. Büyük yatırımcı ve üreticilerin KOBİ’ler için lokomotif olması sağlanacaktır.

ULAŞIMDA MİLLİ TEKNOLOJİ HAREKETE GEÇİRİLECEK

Ülke kaynaklarını ranta değil, üretime yönlendireceğiz. Esnafımız ve KOBİ’ler için Ticaret ve Sanayi Odalarının daha etkin ve verimli projeler üretmesini teşvik edeceğiz; Koordinasyon ve Planlama Merkezleri oluşturarak verimli, etkili yatırım ve üretim modelleri geliştireceğiz.Ulaşımda milli teknoloji ve insan gücünü harekete geçireceğiz. Kombine ağ taşımacılığını geliştireceğiz
Yük taşımacılığında, demiryolu ve denizyolunun payları artırılacaktır. Az gelişmiş bölgelerin ulaşım bağlantıları güçlendirilecektir. Kuracağımız milli yüksek teknolojide kendi mühendis ve işçilerimizin el emeği ve yerli malzeme ile Milli Demiryolu Tesisleri kurup Milli Tren Setleri üreteceğiz. Milli Yüksek Hızlı Tren Demiryolu ağları yaygınlaştırıcağız.
Ülkemizde bulunduğu tespit edilen “Kaya gazı” üretimi çalışmalarına hız verilecektir. Kaçak-kayıp bedelleri hiçbir şekilde vatandaşlarımızın üzerine yük olarak bindirilmeyecektir. Bu konuda gerekli tüm adımlar hiç vakit geçirmeden atılacaktır.
Kalkınma ve sanayileşme çabalarını sürdüren ülkemizde çevre tahrip edilmektedir. Ülke genelinde erozyon, kentleşme ve buna bağlı altyapı sorunları yoğun olarak yaşanırken, bazı bölgelerimizde, sanayileşmeden kaynaklanan toprak, hava ve su kirliliği gibi çevre tahribatı tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.

Yeryüzünün tabiat ile uyumlu bir şekilde imar edilmesi ve ekonomik faaliyetlerin bu anlayış üzerine bina edilmesi başlıca hedeflerimiz arasındadır.
Milli İttifak; üretim ve tüketimde insan ile tabiat arasındaki dengeyi, insan sağlığını ve tabii dokunun korunmasını esas alan çevre politikalarını uygulayacaktır.  Kentleşme, sanayileşme ve yapılaşmada ormanlar, meralar ve tarım alanları kullanılmayacaktır. Kıyı alanları, sahil şeridi ve koylar tüm halkımıza aittir. Bu alanların gerçek veya tüzel kişilere devredilemez. Böyle bir tahribatın önüne geçilecektir.

TÜRKİYE’NİN TAMAMI YAŞANILIR BİR HALE GETİRİLECEK

Milli İttifak; Petrol yakıtlarıyla çalışan ulaşım sistemleri yerine elektrik ve doğal gazla çalışan ulaşım sistemleri özendirilecektir. İnsani koşullarda toplu taşımacılığa önem verilerektir. 2B arazileri gerçek sahibi olan orman köylülerine uygun şartlar ile satılacaktır. Madencilik faaliyetleri sonucunda tabii halini kaybeden alanların doğaya yeniden kazandırılması için tarafların “Peyzaj Onarım, Kapatma ve Rehabilitasyon Projesi” hazırlaması zorunlu hale getirilecektir. Şehirler insan yiyor. Şehirlerin ortasında kibir kuleleri yükseliyor. Türkiye’nin temel sorunu ahlak ve maneviyatın erozyona uğraması. Çarpık şehirleşme ve rant sorunu bu çerçevede dikkat çekiyor. Yanlış kalkınma, tarım ve yönetim politikaları neticesi olan iç göç, toplumun sosyal yapısını ve güvenliği olumsuz yönde etkilemektedir.

RANTÇI VE YAĞMACI SALDIRILARA SON VERECEĞİZ

Milli İttifak iktidarında; tersine göçün sağlanması için maddi ve manevi kalkınma dengeli ve planlı bir şekilde yürütülecek, Türkiye’nin tamamı yaşanılır hale getirilecektir.  Bölgeler arasındaki gelir dengesizlikleri giderilecek herkese doğduğu yerde yaşama ve iş bulma imkânları sağlanacaktır. Devlet öncülüğündeki sanayi ve ileri teknoloji yatırımları Anadolu’nun her bölgesine yaygın/yatay olarak yapılacaktır. Yatay, dengeli, ölçülü, insani şehirler inşa edilecektir. Ucuz ve kaliteli konut projeleri ile vatandaşlarımızın barınma sorununa rant odaklı değil, insan odaklı ve ihtiyaca göre çözümler üretilecektir.  Kentsel dönüşüm adı altında şehirlere yöneltilen rantçı ve yağmacı saldırılar sonvereceğiz. Kentsel dönüşüm uygulaması 35 ilde yaklaşık 6.5 milyon konut ve 26 milyon insanımızı ilgilendiren önemli bir konudur. Bu kanun çıkarılmadan önce yeterince tartışılmamış; sosyal, hukuk, psikolojik ve hak boyutu çok önemli olmasına rağmen, ilgili insanların, STK’ların, meslek odalarının, üniversitelerin katkısı talep edilmeden kelime ve kavram kargaşası içerisinde değerini yitirmiştir. Şehirlerimizi kısa vadeli kişisel rant ve menfaatlere kurban ettirmeyeceğiz. Yüz yıl sonrasını düşünerek şehirlerimizi planlayacağız. Yaşanabilir şehirler inşa etmenin temel kriterini rant, menfaat, yolsuzluk değil, bir arada, mutlu yaşam olacaktır.
 Gerçek bir kentsel dönüşüm şu şekilde yapılacaktır:
Riskli alanlarda yaşayanlar, mahalli yönetimler, STK’lar ve meslek odaları süreçlere katılacaktır.
Bölgesel ve sosyal durum göz önüne alınacak, yerel kültür korunacaktır.
Alan içerisindeki sağlam ve yeni binalar korunacaktır. 
İnsanların beton kulelerin arasına sıkıştırıldığı, komşuluk ilişkilerini yitirdiği, sosyal gelişimlerini sekteye uğratarak birbirinden uzaklaştığı dikey betonlaşma hastalığı terk edilecektir.

EĞİTİMDE ÖĞRETMENİ VE ÖĞRENCİYİ MERKEZE ALACAĞIZ

Milli İttifak; Her yıl “Sosyal Devlet Projesi” kapsamında; evi olmayan en alt gelir düzeyindeki ailelere her yıl 100 bin sosyal konut yapılacaktır.    Parklarda, sokaklarda hayat mücadelesi veren kimsesiz, evsiz insanların ve sokak çocuklarının sorunlarını ayrıntılı olarak gözden geçirip, kalıcı, yapısal çözümler üreteceğiz. Milli Eğitim Kurumu dünyanın içinde bulunduğu koşullara ayak uyduramıyor. Köklü bir yeniden düzenlenmeye muhtaç. İlk olarak Öğretmenlerin maaşlarını ve özlük haklarını iyileştireceğiz. Meslek olarak öğretmenliğin saygınlığını artıracağız. Sayıları yüzbinleri bulan ve kamuoyunda “atanamayan öğretmen” olarak nitelenen öğretmenlerimizin sorunları çözülecek; objektif ölçütlere göre atamaları gerçekleştirilecektir. Üniversite öğrencilerimize, gönüllülük esasına göre, burs karşılığı yarı zamanlı danışman/rehber olarak çalışma imkânı sunulacaktır. Eğitimde öğrenci merkeze alınacaktır. Öğrencinin araştırma, yeni şeyler bulma ve keşfetme yetenekleri geliştirilecektir.

SERVİSLER BEDAVA OLACAK

 Milli İttifak; Okul, öğrencilere adaleti, merhameti ve sorun çözmeyi öğretecektir. Zorunlu öğretim kapsamındaki İlk, Orta ve Lisedeki öğrencilere ücretsiz servis hizmeti ve bedava öğle yemeği verilecektir. Anayasaya ve yasalara aykırı olmamak kaydıyla her düzeyde ve alanda eğitim ve öğretim kurumlarının açılması serbest olacaktır. Kur’an kursları ve hafızlık eğitiminin önündeki tüm engeller kaldırılacaktır. Üniversiteler özgürce bilgi üreten mekânlara dönüştürülecektir. YÖK kaldırılacak, yükseköğretim konusunda devlete düşen görevleri yapmak ve üniversiteler arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere, Üniversitelerarası Kurul’un yapısı yeniden düzenlenecektir. Engellilerin eğitimine önem verilecek, bunun için mevcut kurumların çalışması teşvik edilecek, ihtiyaca göre yeni kurumlar kurulacak ve desteklenecektir. Üniversite mezunlarımızın, mezuniyet sonrasında hak ettikleri şekilde iş hayatında yer almaları, iş dünyasının da ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücüne ulaşması için ihtiyaç planlamaları yapılacak; üniversitelerde açılacak bölümler ile öğrenci kontenjanları kısa, orta ve uzun vadeli perspektifle planlanacaktır. Her üniversite, bulunduğu ilin ve bölgenin doğal ve beşeri envanterini yapmaya ve bölgenin kaynaklarını harekete geçirecek projeler üretmeye teşvik edilecektir. Üniversitelerin KOBİ’lere danışmanlık yapması teşvik edilecektir. Üniversite öğretim üyelerine danışmanlık hizmetlerinin karşılığında ilave gelir sağlanacaktır. Böylece üniversite ve iş dünyası arasındaki ilişkiler geliştirilerek işletmelerin verimliliği artırılacak ve üniversiteler teknoloji üretim merkezleri haline getirilecektir.

BEŞİKTEN MEZARA KADAR HERKES SAĞLIK SİGORTALI OLACAK

Milli İttifak; Dengesiz beslenme, şehirlerin artan stresi, hareketsizlik, insanların gündelik hayatlarında yoğun teknoloji kullanımının kaçınılmaz sonucu olarak sağlık sorunları katlanarak artmaktadır. Her geçen gün sağlık piyasalaşmakta; önce hastalar, ardından sağlık çalışanları ticari ürün ve araçlara dönüştürülmektedir. Beşikten mezara kadar herkes sağlık sigortalı olacak; yeşil karta ve herhangi bir ek ödemeye gerek kalmadan sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacaktır. Bu çerçevede, vatandaşlarımızın eczanelerde borçlu olduklarını öğrendikleri katkı payı ödemeleri kaldırılacaktır. Böylece eczacılar üzerlerine yüklenmiş olan angaryadan, vatandaşlarımız da haksız ödemeden kurtarılacaktır. Performans sistemi, hekimlerin nitelikli çalışmasının önünü açacak şekilde gözden geçirilecek, maaşın sabit kısmı artırılacak ek ödeme miktarı daha uygun hale getirilecektir. Hekimler, ücretler bakımından ciddi biçimde rahatlatılacaktır.

Acil durumlar için “ambulans helikopter” ve “ambulans teknesi” ile kış koşulları için “kızak ambulans” sayısı artırılacaktır.

ÇAĞDAŞ KÖLELİĞE SON VERECEĞİZ

 Çalışma hayatı ve gelir dağılımında ilkemiz: “Önce insandır.” Memurlara grevli toplu sözleşme hakkı verilecektir. Emeklilere toplu sözleşme hakkı verilecektir. 2002-2014 yılları arasında; 15000 civarında çalışan iş kazalarında hayatını kaybetmiştir. 20.000 üzerinde çalışan sakat kalmıştır. Çalışanlar yaygın meslek hastalıkları ve ruhsal sorunlarla boğuşmaktadır.İşyeri çalışma koşulları ve ücretler uluslararası normlara uygun hale getirilecektir.Sağlıklı yaşam bakımından işyerlerinin koşulları uygun hale getirilecektir.Herkesin işini serbestçe seçeceği, gerekli imkân ve ortam hazırlanacaktır. Herkes adil ve uygun çalışma koşullarına sahip olacaktır. Herkese eşit çalışma karşılığında eşit ücret verilecektir. Çalışanın hakkı alnının teri kurumadan verilecektir.

ÇALIŞAN VE EMEKLİLERE YÜZDE 50 ZAM

Çalışma hayatında kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve suistimale açık gruplar için özel tedbirler alınacaktır. Kamuda hizmet alımlarındaki taşeron işçilik işlemlerine son verilecek, mevcut taşeron işçileri kadroya alınacaktır. Hizmet satın alma yoluyla çalıştırılanların ve tarımda mevsimlik işçilerin çalışma şartları, sosyal güvenlikleri gözden geçirilecektir. İş barışı sağlanacak ve asgari ücretten vergi alınmayacaktır. İşçi, memur ve emekliye % 50 oranında zam yapılacaktır.Er ve erbaşlara asgeri ücret oranında askeri ücret verilecektir. Sgk primleri devlet tarafından ödenecektir. Çalışanların kıdem tazminatları korunacak, karşılaşılan sorunlar ve buna yönelik çözümler tüm tarafların katılımı ile değerlendirilecektir. Bu şekilde, en uygun çözümler üretilecektir.

KREDİ KARTI BORÇLARININ FAİZLERİ SİLENECEK

Yoksulluk kötü yönetimin bir sonucudur Banka kredisi ve kredi kartı borcu olanların borçlarını kolayca ödeyebilmeleri için, borcun faizi tamamen silinecek, ana borç ise taksitlendirilerek vatandaşımız bankaların elinden kurtarılacaktır.

EMEKLİLİK YAŞLA DEĞİL, PRİM YILI İLE OLACAK

Emeklilik için prim ve yaş çelişkisi giderilecek; emeklilik yaşla değil, hizmet yılı ile olacak. Emeklilikte yaşa takılanların sorunu çözülecek, kadınlar 25, erkekler 30 yıl çalıştıklarında isterlerse emekli olabilecekler. Emeklilere, memurlara, ikramiye alamayan kamu işçilerine, dul, yetim ve şehit yakınlarına, yaşlı ve kimsesiz maaşı alanlara Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş ikramiye verilecektir. Sokak çocukları ve kimsesiz yaşlılar için özel tedbirler alınacak; kimse aç ve açıkta bırakılmayacaktır. Çalışan insan tükettiğinden daha fazla üretir. İnsanca çalışmak, insanlık için çalışmak, bolluk, bereket, huzur ve saadet getirir. İşçi, memur ve emeklilere yapılacak %50 ücret artışı ve asgari ücretin 1.500 TL olması ile birlikte vatandaşlarımızın gelirleri artacak, artan toplam taleple birlikte, ekonomi canlanacak, işsizlik azalacaktır.

EVLENECEKLER DESTEKLENECEK

İstihdam kredisi ve vergi indirimleri sağlanacaktır. İşgücü eğitimi desteklenecektir.  “İşsizlik fonu”, “İş Edindirme Fonu”na dönüştürülecektir. Kırsal alanda alternatif istihdam imkânlarının geliştirilmesi ve aktif istihdam politikalarının izlenmesi yoluyla “iş gücünün yerinde istihdamı” sağlanacaktır.  İşsizlik ve yoksulluk Türkiye'de toplumu tehdit ediyor, aileleri çökertiyor. Evlilik ve aile kurumu teşvik edilecek ve desteklenecektir. Evlenecek her çifte brüt asgari ücret kadar karşılıksız ödeme yapılacaktır. Talep halinde, evlenen çiftlere faizsiz evlenme kredisi verilecektir. Öksüz ve yetim çocukların yaşama şartları üçer aylık periyotlarla devlet tarafından takip edilecektir. Eğitim ve barınmaları devlet tarafından sağlanacaktır. Sokak çocukları sorunu hiç vakit geçirmeden kalıcı olarak çözülmeye çalışılacaktır. Bu çocuklarımızın barınma, eğitim, sağlık ve istihdamları devlet tarafından yapılacaktır.

HİÇKİMSE AÇ VE AÇIKTA KALMAYACAK

Uygun iş kollarında anneye evde çalışma tercihi sunulacaktır. Doğum yapan anneye bir yıl boyunca destek olarak, “işsizlik maaşı” verilecektir. Yetiştirme yurtlarında bulunan çocuklarımızın eğitimlerinin yanı sıra iş sahibi olmaları sağlanacak ve 18 yaşından itibaren devlet tarafından istihdam edilecektir. Türkiye nüfusunun %13’ünü engelliler oluşturmaktadır. Engelli vatandaşlarımız ülkemizde çoğunlukla işe alınmamakta (%78), tedaviye gereksinim duydukları halde önemli bir kısmı (yaklaşık yarısı) tedavi imkanlarından mahrum bırakılmaktadır. Engelliler için istihdam imkânları artırılacak, kamuda engellilere açık kontenjanlar derhal doldurulacaktır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddesine göre memur kadro sayılarının % 6’sı oranındaki kadro engelli memur istihdamına tahsis edilecek ve ihtiyaca göre bu oran artırılacaktır.  Özel sektörün daha fazla engelli istihdam etmesi teşvik edilecektir. Engelli gençlerin eğitim alanları genişletilecek, eğitimlerini sürdürebilmeleri için gerekli eğitim alt yapısı ve teknolojik imkânlar sağlanacaktır. Her engelli grubuna yönelik her kademede eğitim kurumları açılacaktır. Evde bakım hizmeti verenler için sosyal güvence uygulaması geliştirilerek sürdürülecektir.

ENGELSİZ TÜRKİYE İNŞA EDİLECEK

Zihinsel ve ruhsal engelliler için pozitif ayrımcılık uygulanarak bu tür engelli ailelerin “Benden sonra çocuğum ne olacak?” endişesi ortadan kaldırılacaktır. Tıbbî ve meslekî rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte bu grupta bulunan engelliler için devlet güvencesi altındaki korumalı işyerlerinde ve(ya) engellilere mahsus iş atölyelerinde istihdam imkanları sağlanacaktır. Engelliler için bir “Engelli Fonu” kurulacaktır. Diğer kalemlerle birlikte, yerel yönetimlerin işlettiği otoparkların gelirlerinden bu fona pay aktarılacaktır. Engelliler İçin “Engelsiz Türkiye.” gerçekleştirilecektir.

65 MAAŞINA YÜZDE 100 ZAM

Yaşlılarımıza hürmet ve ikram Allah-u Teala’ya saygıdandır. Bu bağlamda 65 yaş maaşına yüzde 100 zam yapacağız Yaşlıların kendi çevrelerinden uzaklaşmadan, evlerinde bakımını sağlamaya yönelik hizmetler çeşitlendirilerek, yaygınlaştırılacaktır. Yaşlılara yönelik kurumsal bakım hizmetlerinin sayısı ve niteliği artırılacaktır. Yaşlılara daha iyi yaşama imkânları sağlanacaktır. Yaşlılar için bakım evleri, vakıf statüsüyle geliştirilecektir. Fiziksel ve psikolojik yönden hayatını idame ettiremeyen bakıma muhtaç kişiler yaş sınırına bakılmaksızın devlet tarafından barındırılacaktır. Evsiz insanlar için özel barınma imkânları sağlanacak, bakım evleri her çeşit sağlık ve rahat yaşama imkânlarıyla donatılacaktır.

AİLEYİ GÜÇLENDİRECEĞİZ

Kadına yönelik şiddeti sebep ve sonuçlarıyla ele alıp, kalıcı çözümler üreteceğiz. “Cennet anaların ayağının altındadır” ilkesinin bir yansıması olarak aile yapısına, kadınlarımıza, gençlerimize, engellilerimize, çocuk ve yaşlılarımıza gerçek değeri vereceğiz. Kadınların karşılaştıkları sorunları, mağdur edildikleri hususları kadınların katılımı ve katkısı ile çözeceğiz. Avrupa uyum yasaları çerçevesinde çıkarılmış, toplumun milli ve manevi değerlerine ters düşen kanunları iptal edeceğiz.

GELİR GELMEZ EMEKLİLERE YÜZDE 50 ZAM

Ülkemizde yaklaşık 12 milyon emekli bulunuyor. Halleri, “bir dokun, bin ah işit misali”. Yıllardır emekli maaşlarına yapılan komik denecek zamlar yerine gerçekçi artışlar yapılacak.  Emekli maaşları yüzde 50 oranında artırılacaktır. Ayrıca bankaların memurlara ödediği promosyon oranında emeklilerinde banka promosyonundan yararlanması sağlanacaktır. Ülkemizin en büyük hazinesi, gücü, yarını ve geleceği olan gençlerimizi sevgi ve şefkatle kucaklayacağız.

GENÇLİK KOORDİNASYON KURUMU KURULACAK

Ülkemizdeki genç nüfus, 15-30 yaş aralığında %26,4 ile Avrupa’da ilk sıradadır. Her dört kişiden birinin genç olduğu ülkemizde maalesef halen kapsamlı bir gençlik politikası yoktur. “Gençlik Koordinasyon Kurumu” bütün STK, kurum ve kuruluşları kapsayacaktır. Bu bağlamda “Gençlik Politikaları Eylem Planı” başlatılacaktır. 18 yaşını doldurduğu için yetiştirme yurtlarından ayrılmak durumunda kalan gençlerimizin mağduriyetine son verilecektir. Gençlerimiz kendilerine istihdam imkanı sağlanana kadar devlet güvencesi altında bulunacak ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacaklardır.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE REHBERLİK VE DANIŞMANLIK GELİR KAPISI AÇILACAK

Üniversite öğrencilerinin, gönüllülük esasına göre, burs karşılığı yarı zamanlı olarak ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinden oluşacak ve sayıları 10 öğrenciyi aşmayacak öğrenci grubuna danışmanlık/rehberlik yapması uygulamasını başlatacağız. Gençlerimizin uluslararası kurum ve kuruluşlarda çalışarak tecrübe kazanmaları için gerekli imkânlar sağlanacaktır.

DIŞ POLİTİKADA KARDEŞLİK ESAS ALINACAK

Dış politikamızın ana eksenini, ülkemiz adına son yıllarda yapılan telafisi güç yanlışlıkları düzeltmek oluşturacaktır. Dış politikada barış, kardeşlik ve diyalog esas alınacaktır. Hiç vakit kaybetmeden komşularımızla iyi ilişkileri geliştirilecektir. Eş zamanlı olarak tüm dünyada barış ve kardeşliği geliştirecek politikalara ağırlık vereceğiz. Milli İttifak olarak bizim amacımız yeryüzünde yaşayan bütün insanların mutluluğudur. Biz, bütün insanlığın huzur ve barış içinde yaşamasını istiyoruz.

KIBRIS DAVASINDAN VAZGEÇİLMEYECEK


Kıbrıs bir hiç uğruna feda edilmesine izin verilmeyecektir. Çok büyük stratejik önemi olan bu adada uluslar arası anlaşmalarla sağlanan haklarımızdan asla ve hiçbir zaman vazgeçilmeyecektir. Milli İttifak olarak Türkiye’nin AB’ye üye olmasına karşıyız. AB’ye tam üyelik yerine, eşit koşullarda karşılıklı ikili ilişkiler içinde olmayı doğru buluyoruz.

UNUTULAN D-8’İ CANLANDIRILACAK

Tarih, kültür ve manevi bağlarla bağlı olduğumuz kardeş Türk Cumhuriyetleri ile temel ilkeler çerçevesinde en ileri örnek ilişkilerin tesis edilmesini sağlayacağız. D-8'lerin kuruluşunu, 20. Yüzyılda insanların çektiği acılardan sonra, yukarıda izah edilen altı temel ilke üzerine, yeni bir dünyanın kurulması için, 21. Yüzyıla tutulmuş bir ışık olarak görmekteyiz. Milli İttifak olarak dünyada yaşanan sorunları çözmek için aşağıdaki esasları benimsiyoruz: Savaş değil barış, Çatışma değil diyalog, Sömürü değil işbirliği, Çifte standart değil adalet, Tekebbür değil eşitlik, Baskı ve tahakküm değil, insan hakları ve özgürlük.

 
  •  
Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.