KARABAĞ ARTIK SURİYE Mİ?

2019 yılının kasım ayında ilk kez ele almıştım bu konuyu.

Daha sonraki yazılarımda da bir çok kez dile getirmiştim. Hatta 25 Mayıs 2020 tarihli DAĞLIK KARABAĞ’DA SEÇİM VE PKK isimli köşe yazımda aynen şu ifadeyi kullanmıştım: ”Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’da yapmış olduğu bu sözde cumhurbaşkanlığı seçimi, kanlı bir siyasi işgaldir ve Kafkasya’da terörizmin tetiğini çekmiştir.”

Soruyorum o zaman sizlere: Azerbaycan topraklarına saldırı düzenleyen Ermenistan’ın asıl amacı ne? Suriye ve Doğu Akdeniz’ deki ateşi ısrarla Kafkasya’ya taşımak isteyenlerin planında neler var? Yoksa bu saldırı Doğu Akdeniz’e bir misilleme mi? Dağ Yahudileri kim, Kafkasya’da şekillendirilmek istenilen bu plandaki rolleri ne? Hangi devletin Ermeni Taşnak lobileri ön planda? Son zamanlarda gündemden düşmeyen  sözde Kuzey Suriye’nin özerkliğini gündemden düşürmek mi amaç?  Yoksa Libya ve Doğu Akdeniz’in masasında söz sahibi olmak mı isteniliyor?

Bu planın temel kaynağı kim? Ak sakallılar mı yoksa kızıl sakallılar mı?

Bu yazıdaki tek maksadım; herkesin konuşamadığı şeyleri dile getirmek. Söz konusu bu ülkenin ve devletin geleceği ise dilinizin kilidini açmanız gerekir.

Açıyorum o zaman bu kilidi…

*

Öncelikle Dağ Yahudilerinden yani Kafkasya Yahudilerinden bahsetmek istiyorum.

Genelde Azerbaycan ve Dağıstan’da yaşayan Doğu Kafkasyalı Yahudilere Dağ Yahudileri denir, diğer adı Tat Halkı’dır. Tat Halkı, Kudüs için çok önemlidir, Kudüs’e sözünü geçiren nadir Yahudilerdendir.

1918-1919 yıllarında Kuzey Kafkasya’da iç savaş sürerken, belli bir süre Azerbaycan’da siyasi boşluk yaşanmıştır, Tat Halkı bu boşluktan yararlanan azınlıklardan birisidir.

Savaştan sonraki yıllarda, Dağ Yahudilerinin aile kültürü belirgin bir değişime uğramıştır. Aile ilişkileri zayıfladığından, Dağ Yahudileri artık geniş ailelerde yaşamamaya başlamışlardır. Bunun üzerine eğitime ve bürokrasiye önem vererek farklı etnik kökenlerin içinde kamufle olarak yaşamışlardır.

Bu bilgi zihnimizin kıyısında köşesinde bir yerlerde dursun…

*

Uluslararası ilişkilerde denilir ki; iki devlet sıcak bir çatışmanın eşiğinde ise mutlaka temelinde bir soğuk savaş yatmaktadır. Ve bu soğuk savaşın mimarı siyonizmin eşiğindeki Yahudilerdir.

Bu teze dayanarak diyebilirim ki; Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanılan bu sıcak çatışmanın asıl sebebi Doğu Akdeniz ve Suriye’dir.

Anlayacağınız Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarına sahip olmak isteyenlerle, Suriye’nin kuzeyinde YPG/PKK özerkliğini kurmak isteyenler yeni bir saha seçmiştir bu da; Dağlık Karabağ’dır…

Ve hedef Türkiye’dir.

*

Aslında olanlara kuş bakışı bir bakış atar isek; Kafkasya’ya kim hakim olursa Doğu Akdeniz ve Suriye’yi de o alır demektir.

Peki bu kimin  mantığıdır?

Yıllardır Dağlık Karabağ’ın etnodemografik yapısı işgal altındadır. Suriye’deki bütün sol radikal terör örgütlerinin ve YPG/PKK’dan önemli bir kısmın Dağlık Karabağ’a yerleşmiştir, askeri ve istihbarat eğitimleri ASALA’nın geçmişteki taşeronları tarafından verilmiştir.

Daha ne diyelim? İlla faili bulalım mı? Mağdurlar aşiyan iken…

*

Bakmayın siz gövde gösterilerine, süslü püslü gezmelere. Ermenistan ordusunun hiçbir gücü yoktur, Ermenistan kıyısında köşesinde duran illegal yapılanmalara, Dağlık Karabağ’a öbek öbek yerleşen terör örgütlerine ve bunları finanse eden ülkelere güvenmektedir.

İşte dikkat etmemiz gereken asıl unsurlar bunlardır.

Özellikle doğu sınırımızdaki illerimize azami derece dikkat etmemiz gerekir hele ki Ermenistan sınırındaki Kars, Iğdır ve Ardahan’a…

Zira Kafkasya eskisi gibi değil.

*

Her neyse; Dağlık Karabağ’a bu illegal yapıları ve terör örgütlerini yerleştirirken bu stratejiyi finanse eden ve planlayan devlet kimdir? Fransa mı, ABD mi yoksa Rusya mı? Bu cevabın ne önemi var ki diyeceksiniz. Çok önemi var, şöyle ki taraf devlet stratejisi, bölgede enerji hakimiyetini kurmak isteyen bütün ittifakları deşifre etmek demektir.

Şöyle bir düşünür isek; taraf devlet stratejisine baktığımızda Taşnak Ermenilerini en çok kimi sever? Dağ Yahudilerini mi? Peki Dağ Yahudilerine göre Dağlık Karabağ kime aittir? Ermenistan’a mı yoksa Azerbaycan’a mı?

Bence bu sorunun GERÇEK cevabı  bizi bir çok yere götürecektir…

Peki Dağ Yahudilerinden bu GERÇEK cevabı alabilir miyiz? Hiç sanmıyorum.

Bu yüzden diyorum ki, can Azerbaycan işimiz çok ama çok zor…

Bir sancı tutmuş ki doğumdan beter, artık hakkımızda hayırlısı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum