• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C
  • Yozgat 9 °C
  • İzmir 18 °C
  • Adana 20 °C
  • Bursa 18 °C

MEHMET BARANSU TUTUKLANDI

MEHMET BARANSU TUTUKLANDI
5. Sulh Ceza Hakimliği, Gazeteci Mehmet Baransu'nun tutuklanmasına karar verdi.

İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği, Gazeteci Mehmet Baransu'nun tutuklanmasına karar verdi.

 

Gazeteci Mehmet Baransu, Balyoz davasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. BARANSU: TEK BAŞIMA ÖRGÜT KURMUŞUM! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla gözaltına alınan gazeteci yazar Mehmet Baransu, sağlık kontrolünden geçirildi. Baransu, "Tek başıma örgüt kurmuşum! Bakalım, göreceğiz!" dedi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dün sabah saatlerinde Baransu'nun Eyüp'teki evinde arama yaptı. Yaklaşık 12 saatlik aramanın ardından Baransu gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan Baransu, sabah saatlerinde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. Kendisine soru sorulan Baransu, "Tek başıma örgüt kurmuşum! Bakalım, göreceğiz!" ifadelerini kullandı. EMNİYET'TE HABER KAYNAĞI SORULDU Balyoz'da kumpas kurulduğu iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeye sevk edilen gazeteci Mehmet Baransu'ya Balyoz belgelerini kimden, ne zaman aldığı soruldu. Belgelerde darbeyle ilgili kısımları yayınladıklarını söyleyen Baransu, sorumlu davranarak askeri gizli bilgileri ise yayınlamadıklarını anlattı. Baransu orijinal belgeler kendilerine gelir gelmez savcılığa teslim ettiklerini kaydetti. Baransu'nun emniyet ifadesinde haber kaynağının öğrenilmeye çalışıldığı ortaya çıktı. Baransu'ya Bayoz belgelerini kimden aldığı ve savcılığa teslim ettiği süreç soruldu. Tanımadığı ve emekli asker olduğunu söyleyen birinden aldığını belirten Baransu, önce kopya CD'leri aldığını ve bunları gazetede incelediklerini kaydetti. Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Yıldıray Oğur, Kurtuluş Tayiz, kendisi ve ismini hatırlamadığı biri ile birlikte incelediklerini söyledi. İddiaları ciddi gördükleri için haberleştirdiklerini belirten Baransu, aynı kişiden daha sonra orijinallerini aldığını anlattı. Söz konusu haberde de kendisi ile birlikte Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur'un imzasının bulunduğunu hatırlatan Baransu bu konularla ilgili bilgileri daha önce de savcılığa anlattığını hatırlattı. Savcılıkta ve askeri savcılıkta verdiği belgeleri teslim alma süreciyle ilgili ifadelerinin farklı olduğu sorusuna Baransu, ifadelerinin farklı olmadığını, belgeleri teslim ettiğinde yaptığı detaylı anlatımın Başsavcıvekili ve askeri savcı tarafından tutanaklara kısaca geçirilmesinden dolayı bu durumun ortaya çıktığını kaydetti. Belgeleri aldığını söylediği kişiyle nederede, kaç kez görüştüğü ve nasıl irtibata geçtiği de soruldu. Kaynağı ile iki kez görüştüğünü aktaran Baransu, ilkinin tarihini hatırlamadığını, ikincisini ise 29 Ocak 2010 günü olduğunu söyledi. Baransu Taraf gazetesine yakın bir yerde görüştüğünü ifade etti. Bu kişinin yolda kendisiyle irtibat kurduğunu, önemli bir haberle ilgili görüşmek istediğini söylediğini anlattı. İlk görüşmelerinde 3 DVD 1 CD aldığını aktaran Baransu ikinci görüşmelerinde ise bavul içerisinde orijinal belgeleri aldığını söyledi. Bu orijinal belgeleri aynı gün savcılığa teslim ettiğini kaydetti. Askeri savcının kendisine kaynağının muvazzaf mı emekli mi olduğunu sorduğunu kaydeden Baransu, emekliye benzediğini, asker tıraşlı olmadığını, saçının uzun, normal saç olduğunu söylediğini belirtti. Savcının 'saçları uzundu' yazması üzerine medyada ve kamuoyunda saçları uzun ve eski asker olması nedeniyle İskender Pala'nın isminin geçtiğini hatırlattı. Devlete ait gizli belgelerin çıktısını neden aldığı sorulan Baransu, hiçbir ifadesinde belgelerin çıktısını aldıklarını söylemediğini belirtti. Bilgisayar üzerinden kopyaladıkları CD'lere bakarak incelediklerini anlatan Baransu,"Bavulun içinden aldığımız 3 DVD'de darbe planı haricindeki hiçbir belgeyi yayınlamadık. Sorumlu bir yayıncılık yaptık. Kozmik odadan çıkan ve Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in de her şeyimizi çaldırmışız dediği olayda vatandaşlık görevimizi yapıp, sorumlu gazetecilik görevimizi yapıp bu belgeleri tekrar devlete teslim ettik." dedi. Askeri harekatları tehlikeye sokabilecek hiçbir belgenin çıktısını almadıklarını ve haber yapmadıklarını vurgulayan Baransu, belgeleri savcılığa teslim ettikten sonra askeri harekatları tehlikeye sokabilecek herhangi bir belgenin ortaya çıkmamasının işlerini ciddi yaptıklarını ve sorumlu davrandıklarını gösterdiğini söyledi. Yüze yakın duruşma yapıldığını, Balyoz darbe planıyla ilgili haberler çıktığını hatırlatan Baransu, askeri hareketleri tehlikeye sokacak tek bir belgenin dahi yayınlanmadığını ifade etti. Askeri savcılığın da konuyu araştırdığını belirten Baransu, bu yönde kendileriyle ilglii suçlama yapılmadığını kaydetti. Baransu, dönemin başbakanları Abdulah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan dahil siyasileri hedef alan belgeleri yayınladıklarını söyledi. Baransu, "İstanbul'un üzerine çökmek isteyen, dönemin başbakanını tutuklamak isteyen, binlerce insanı statlarda yargılayıp askeri cezaevine koymak isteyen, seçilmiş iktidarı devirmek isteyen bir grubu yazdık." dedi. Belgeleri neden imha ettiği sorusuna Baransu, kendisi ve diğer gazeteci arkadaşlarının orijinal belgeleri imha etmediklerini söyledi. Orijina belgeleri devlete teslim ettiklerini tekrarlayan Baransu, bunların hepsinin mahkemede olduğunu ifade etti. Kaynağından önce kopyalarını aldığını ve incelediklerini tekrarlayan Baransu daha sonra orijinallerini alınca savcılığa teslim ettiğini, bunların Balyoz dava dosyasında mevcut olduğunu ve imha edilmediğinin açıkça görülebileceğini söyledi. Belgeleri neden kaynağından aldığı anda savcılığa teslim etmediği sorulan Baransu, ilk aldığı belgelerin orijinal olmadığını tekrarladı. Bu belgeleri incelediklerini, haber kısımlarını yayınladıklarını, orijinalleri gelir gelmez de savcılığa verdiğini kaydetti. POLİS EVİNDE 10 SAAT ARAMA YAPTI Sabahın erken saatlerinde Baransu’nun Eyüp’teki evine gelen Terörle Mücadele’ye (TEM) bağlı ekipler, 10 saat boyunca arama yaptı. Evde yapılan aramalarda Baransu’ya ait olduğu öne sürülen CD’ler ve belgelere el konuldu, daha sonra gözaltına alındı. Aramaya tepki gösteren Baransu’nun avukatı Sıddık Filiz, yapılan işlemin hukuksuz olduğunu, bu operasyonla Balyoz darbe planının aklanmaya çalışıldığını kaydetti. Mehmet Baransu’nun, Balyoz darbe planına ilişkin haberi gündemi sarsmıştı. 20 Ocak 2010 tarihinde Taraf’ta çıkan haberde, Fatih ve Beyazıt camilerinin en kalabalık olduğu cuma namazı sırasında bombalanması, Türk jet uçağının düşürülerek pilotun şehit edilmesinin ardından Yunanistan’ın tahrik edilmesi gibi unsurların yer aldığı plan, kamuoyunu ayağa kaldırmıştı. Haberden bir gün sonra Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen Baransu, Balyoz planıyla ilgili belgeleri, 4 adet DVD halinde savcılığa teslim etmişti. Bundan bir hafta sonra yine adliyeye giden Baransu, Balyoz planına ait bütün belgeleri ve analog ses kayıt bantlarını bir valiz içerisinde savcılığa vermişti. BELGE TESLİM ETTİ, ÖRGÜT KURMAKTAN YARGILANIYOR Balyoz davasında hüküm giyen sanıklar, tahliye edilmelerinin ardından gazeteci Mehmet Baransu hakkında şikayetçi oldu. Bunun üzerine Baransu’nun evine dün polis baskın düzenledi. Saat 11.00’de başlayan arama, 21.00’de sona erdi. Arama işlemlerinin sona ermesinin ardından Mehmet Baransu, sağlık kontrolü için götürüldüğü hastane çıkışında gazetecilere “Arkadaşlar siz siz olun gazeteci olarak belge teslim etmeyin adliyeye. Adliyeye belge teslim ettim diye örgüt kurmaktan yargılanıyorum.” dedi. Baransu daha sonra İstanbul Emniyeti’ne götürüldü. Olaya tepki gösteren Baransu’nun avukatı Sıddık Filiz, şöyle konuştu: “Baransu’nun arama, el koyma ve yakalaması hukuksuz ve keyfidir. Aramadan amaç belli ki Balyoz evraklarıdır. Baransu o belgeleri zaten 2010’da mahkemeye teslim etmiştir. Bu saatten sonra tekrar arama abestir. 28 Şubat’ın yıl dönümünde birilerine selam, birilerine de gözdağı amaçlanmaktadır. Balyoz aklanacaktır.” BALYOZ SANIKLARININ AVUKATI BİLE TEPKİ GÖSTERDİ Mehmet Baransu’nun evinin basılarak aranmasına bir tepki de Balyoz davasının avukatlarından Celal Ülgen’den geldi. Ülgen, Twitter’dan paylaştığı mesajlarda Baransu’ya ‘geçmiş olsun’ dileklerini iletti ve şu ifadeleri kullandı: “Baransu birkaç gözaltı geçirmiş ve sonra da serbest bırakılmış biridir. Ancak gene de gözaltına alınması yerine doğrudan ifadeye çağrılmasında yarar vardı. Ülkemiz bu sabah gözaltılarından kurtulmalıdır artık. Baransu’nun bir dönemin tetikçilerinden biri olduğu konusunda hiçbir kuşkumuz bulunmamaktadır. Kim olursa olsun ifadeye çağrılması daha doğru olurdu. Her soruşturmada ev araması, polisin elinin güçlü olmadığının göstergesidir. Yani ‘Elimde delil yok ama ev araması ile elde edeceğim bulgu ile seni suçlayacağım’ demektir bu. Bu usulden vazgeçilmelidir.” TUTUKLAMA TALEBİ Balyoz davasına ilişkin yaptığı haberler nedeniyle evi basılarak gözaltına Gazeteci Mehmet Baransu, savcılıkta ifadesi alınmadan tutuklanması talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Savcı Gökalp Kökçü, ifade vermek isteyen Mehmet Baransu’nun bu talebini kabul etmedi. Savcı Kökçü,  Mehmet Baransu’yu , “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, devletin gizli kalması gereken belgelerini temin etmek, açıklamak ve yok etmek” suçlamasıyla tutuklanması istemiyle 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Casusluk Ve Terör Suçlaması Yok Yargıtay tarafından onanan Balyoz kararına rağmen, ‘kumpas’ iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında Gazeteci Mehmet Baransu’nun  evi basılarak 10 saat arama yapıldı. Akşam saatlerine emniyette sevk edilen Mehmet Baransu, burada 6 saatlik bir ifade verdi. Emniyetteki ifadesinde Baransu’ya 28 soru yöneltildi. Yaptığı Balyoz haberleri ve 2010’da yayınlanan ‘Karargah’ isimli kitabına ilişkin sorular yöneltildi. Daha sonra sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcı Gökalp Kökçü, ifadesini alma gereği duymadan Mehmet Baransu’yu tutuklanması talebiyle 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.   Savcı Baransu’ya, TCK 220. Maddesinde düzenlenen “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, TCK 226, 227 ve 229’da düzenlenen “Devletin gizli kalması gereken belgelerini temin etmek, açıklamak ve yok etmek” suçlamalarını yöneltti. Bazı gazetelerde Baransu’nun “casusluk ve terör örgütü” suçlamasıyla gözaltına alındığı iddia edilmişti. Ancak bu iddianın doğru olmadığı ortaya çıktı. Baransu’ya yöneltilen suçlamalar arasında “casusluk ve terör örgütü” suçlaması yer almıyor. Baransu’nun avukatı Ahmet Emre Bayrak, savcının kendileriyle muhatap dahi olmadığını, müvekkilinin ifadesini almadan tutuklamaya sevk ettiğini belirtti. Avukat Bayrak, soruşturmanın Aralık 2014’te başladığını ve 10 gün içinde gizlilik kararı verildiğini belirterek, “Buna itiraz etme hakkımız var ancak müvekkilime herhangi bir tebligat yapılmamış. Farklı tarihlerde gözaltına alınmasına ve adliyeye gelmesine rağmen bilgi verilmemiş” ifadeleirni kullandı. “Acıma Yok Tepeleme Var” Diyen Çetin Doğan Mağdur Oldu Gazeteci Mehmet Baransu’nun gözaltına alınmasına neden olan soruşturmanın müştekisi olarak Balyoz davasında farklı oranlarda hapis cezalarına çarptırılan askerler yer alıyor. Soruşturma şuanda Başbakan Yardımcısı olan Yalçın Akdoğan'ın 'milli orduya kumpas' yazısı üzerine başlamıştı. Emekli 1. Ordu Komutanları Çetin Doğan, Ergin Saygun’un da aralarında olduğu isimler savcı Gökalp Kökçü’ye müşteki sıfatıyla ifade vermiş, ifadelerinde Mehmet Baransu’nun da aralarında olduğu bazı kişilerin isimlerini belirterek bu kişiler hakkında işlem yapılmasını istemişti.  Çetin Doğan’ın medyaya yansıyan bir ses kaydında balyoz toplantısında şok ifadeler kullandığı ortaya çıkmıştı. Doğan, “acıma yok tepeleme var” ifadelerini kullanıyordu. 5’inci defa gözaltında Gazeteci Mehmet Baransu, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından sonra iktidarın hedefindeki gazeteciler arasında yerini aldı. Baransu, dünkü ile beraber son bir yılda 5 defa gözaltına alındı. İşte Baransu hakkındaki gözaltı kararları: 11 Mart 2014: Gözaltına alındı, ifade verdi. Sonra serbest kaldı. 9 Ağustos 2014: Çağlayan Adliyesi’ne girerken gözaltına alındı. Hakkında 3 yakalama kararı olduğu ortaya çıktı, bir süre adliye nezaretinde tutuldu. Savcı ifadesinin ardından bırakıldı. 22 Kasım 2014: Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri evinde gözaltına aldı. Ankara, Adana ve Mersin’deki 4 soruşturma kapsamında ifade verip serbest kaldı. 30 Aralık 2014: Yine evinde gözaltına alındı, daha sonra serbest bırakıldı. 1 Mart 2015: Sabah baskın düzenlendi, evinde 10 saat arama yapıldı. Ardından gözaltına alındı.  
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.