MHP'li Taşdoğan'dan Fransa'ya Tarihi Hatırlatma

MHP'li Taşdoğan'dan Fransa'ya Tarihi Hatırlatma

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Türk düşmanlığına devam eden Fransa'ya tarihi hatırlatmalarda bulundu.

Gaziantep'in Fransız işgalinden kurtuluşunun 99. yıl dönümü nedeniyle TBMM Genel Kurulu'nda konuşan MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Türk Milletinin binlerce Antepliyi şehit eden Fransa ve işbirlikçisi ermeni çetelerini unutmadığını ve yüz yıl sonra Afrin'e giren Türk Ordusu'nun Fransızların beton hendekleriyle karşılaştığını hatırlatarak, 100 yıl önce Antep sancağı ile başa çıkamayan Fransa'nın Türk düşmanlığına devam etmek istiyorsa Gaziantep savunmasını ve Çanakkale Zaferi'ni hatırlaması gerektiğini söyledi.

6.317 ANTEPLİYİ ŞEHİT EDEN FRANSA VE İŞBİRLİKÇİSİ ERMENİ ÇETELERİNİ UNUTMADIK

25 Aralık 2020 tarihi Evliya Çelebinin deyimiyle şehri ayıntabı cihanın "Gazi şehir" olarak düşman işgalinden kurtuluşunun 99'uncu yıl dönümüdür. Bundan tam yüz yıl önce binlerce kilometre öteden Gaziantep'e gelerek 6.317 Antepliyi şehit eden Fransa'yı ve işbirlikçi Ermeni çetelerini unutmak mümkün mü? Geçtiğimiz günlerde hafızalarımızı bir kez daha tazeleyen bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin "Bu melanet istilacıların hangi canilikleri yaptığını görebilmek için 1920 Antep'ini, Adana'sını, Urfa'sını incelemek kaçınılmaz bir ödev, ertelenemez bir görev, millî bir mükellefiyettir." sözlerine binaen, bugünleri iyi anlamak için o günlere tekrar bakmak gerekir. Bu Fransa'yı merak edenler Ermeni çetelerine Fransız askerî üniformasını giydirip üzerimize nasıl saldıklarını hatırlasınlar, Adana'da mezalimi sorsunlar, Urfa neden "şanlı" olmuş öğrensinler, Maraş neden "kahraman" oldu bilsinler, yıkılan Mersin'i duysunlar, Antep'in neden "gazi" olduğunu dinlesinler. 

TÜRK ORDUSU 100 YIL SONRA AFRİN'E GİRDİĞİNDE FRANSIZLARIN HENDEKLERİYLE KARŞILAŞTI

Sevr'den sonra Gaziantep işgalinde Fransızlar harekât karargâh merkezini Afrin'e kurmuşlardı. Kahraman Türk ordusu Afrin'e yaklaşık yüz yıl sonra barış ve huzur götürdüğünde Fransızların yaptığı beton hendeklerle karşılaşmamız tesadüf mü? O gün Fransız askerî kıyafeti giydirilmiş Ermeniler ile bugün başka ülkelerin askerî üniformalarıyla dolaşan PKK'lı, YPG'li teröristler aynı değil mi? 1921 yılında vatan derdine düştüğümüz acılı günlerde dışarıdan hiçbir destek almayan, savunmasız, kuşatılmış, aç bırakılmış sivil Antep halkına dönemin modern ve güçlü silahlarıyla saldırıp kadın, çocuk, yaşlı, masum demeden binlercesini katletmek açıkça bir soykırım değil mi?

GAZİANTEP'İN ANLAMI

28 Mart 1920'de Şahin Bey Elmalı Köprüsü'nde kahramanca savaşarak şehit düşer. Fransızlar köprü civarındaki Dokurcum Değirmeni'ne gelerek yaşları 12-14 arasında değişen 14 çocuğu şehit ederler. Daha sonra hırslarını alamayıp çocuk şehitleri vücutlarını süngüleyerek delik deşik ederler. Gaziantep daha bunun gibi nice zulüm ve katliamları nasıl unutur.   Gaziantep demek 12 yaşındaki Şehit Kâmil'le efsaneleşmek, efsane olurken de insanlık dersi vermek demektir. Gaziantep demek "Kilis yollarında düşman cesedimi çiğnemeden Ayıntab'a giremez." sözleriyle bayraklaşan Şehit Şahin Bey demektir. Gaziantep demek "Vurun Antepliler namus günüdür." sözlerini hafızalara kazıyan Şehit Karayılan demektir. Gaziantep demek "Antep'te canlı bir insan bulundukça ve memleket baştan başa yıkılmadıkça Fransız askeri buraya kati suretle girmeyecektir." diyen Millî Kuvvetler Komutanı Özdemir Bey'in çelik iradesi demektir. Gaziantep demek Tüfekçi Yusuf demektir, Boynu Ağa demektir, isimsiz 10 binlerce Ayıntablı demektir.

FRANSA CUMHURBAŞKANI MACRON TARİHİ BİLMİYOR

Güneydeki imansızların işgaline karşı verilen imanlı direniş, Sakarya Zaferinin ardından 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Fransa devleti arasında yapılan Ankara Antlaşması'yla Hatay dışındaki Suriye sınırlarımızı belirlemiş, ülkemizden Fransızlar defedilmiştir. Anadolu'ya ciddi bir moral vererek Lozan'a giden yol açılmıştır. Bugün bulduğu her fırsatta Türk'e düşmanca tavırlar sergileyen Fransa Cumhurbaşkanı tarihten bihaberdir. Zira, Londra Konferansı'nda Fransızların yüksek komiseri ve Çanakkale'de sağ kolunu kaybetmiş olan generalleri Guro'nun üniformasının kolsuz tarafını sallayarak: "Beyler, siz hayal görüyorsunuz! Türklerin işini Yunanlılar mı bitirecek?

ANTEP SANCAĞI İLE BAŞA ÇIKAMAYAN FRANSA DEVLETİ

Biz koca Fransa devleti bir Antep sancağıyla başa çıkamadık." Sözlerini bilseydi, sanırım her fırsatta güzel ülkemizi diline pelesenk ederken biraz düşünürdü. Bu büyük savunama için Gazi Mustafa Kemal Atatürk derki: "Türk'üm diyen her şehir, her kasaba ve hatta en ufak Türk köyü, kendine Gaziantep'i ve Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler." Bizleri ekonomik yaptırımlarla tehdit eden emperyal güçlere de şunu hatırlatmak gerekir: Gaziantep savunmasında kuşatıp aç bıraktığınız bu millet, zerdali çekirdeğinden ekmek yaptı, kefeninden bayrak yaptı, bu vatanı terk etmedi. Bu vatan ağaç gölgesinde kurulmadı. Mücadelemiz, son nefer, son nefes ve son damla kana kadardır!

FRANSA TÜRK DÜŞMANLIĞINA DEVAM ETMEK İSTİYORSA GAZİANTEP VE ÇANAKKALE'Yİ HATIRLASIN

25 Aralık, Gaziantep'in Fransız işgalinden kurtuluşunun 99'uncu yılıdır, kutlu olsun. Fransızlar yüz yıl önce sadece Gaziantep'i değil Çanakkale'yi de işgal etmeye, teslim almaya gelmişlerdi. Üç yıl üç ayda inşa edilen Fransız zırhlısı Bouvet, Türk topçularının atışlarıyla mayına çarpıp içeriden infilak ederek üç dakikada Boğaz'ın derin sularına gömülmüştü. Fransa, Türk askerinin kahramanlığını dünya harp tarihinde adı altın harflerle yazılı Çanakkale zaferini, Boğaz'ın dibini gören zırhlısı Fransız Bouvert ve Gaulois gemisini unutmamalıdır. Fransa bir an evvel bu Türk düşmanlığından vazgeçmeli, kendi ülkesiyle ilgilenmelidir. Yok, devam etmek isterse, Gaziantep savunmasının ve Çanakkale deniz zaferinin şanlı Türk tarihinin sayısız zaferlerinden sadece ikisi olduğunu hatırlamalıdır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.