OKU,DÜŞÜN,ANLA

Sabah kalkıyoruz ailemiz ile birlikte kahvaltı yapıp işimize gidiyor, gün içerisinde işimizi bitirip tekrar evimize geri dönüyoruz. Duruma göre,  istersek aile fertleri ile dışarı çıkıyoruz, ister evde oturuyoruz, ister arkadaşlarımız ile dışarıda vakit geçiriyoruz. Belli bir saatten sonra evimize gelip uyuyor ve tekrar işimize geliyoruz. 
 Bir günde yaptığımız tüm olaylar bunlardan ibaret. Öğrenciler okuluna gidiyor, yetişkinler işlerine, bazı hanımlar evinde.
 Ve her şey inanın o kadar güzel ki..  
Belki su,elektrik faturası,kira,taksitler,kredi kartı borcu  gibi nedenlerden dolayı, yaşamımız çok iyi değil, ama dönüp şöyle bir İslam Coğrafyasına, Kerküğe, Musul’a, Talafere, Bağdat’a, Şam’a, Arakan’a, Gazze’ye ve adını sayamayacağım diğer ülkelere bir baksak.  
Her gün kan,ateş, savaş,işkence ve tecavüzün görüldüğü, adalet terazisinin olmadığı bir yaşam.. 
Bir düşünsenize..
Bir sabah kalkıyoruz...İşimize giderken üstümüzden savaş uçakları, jetler, helikopterler geçiyor. Bu üzerimizden bomba yüklü geçen uçaklar, jetler, helikopterler düşmanların ve her geçtiğinde üzerimize bombalar, mermiler atıyor.
İşimize, evimize gidemiyoruz. Akşam olduğunda çay bahçelerinde oturamıyoruz yâda eğitimimizi tamamlayıp hayal ettiğimiz işleri yapamıyoruz.
Çocuklarımızın, eşlerimizin, ailelerimizin huzur ve refahını sağlayamıyoruz. 
Bunun düşüncesi bile kötü değil mi? 
Peki, bunları hiç düşünüyor muyuz günlük hayatta, hiç ileride bu sorunlar ile karşılaşırsak ne yaparız diyor muyuz? 
Sadece Suriyeli mültecileri gördüğümüz zaman ‘ Bizim millet olsa bunlar gibi savaştan kaçmaz’ diyoruz. Ama sadece o mültecileri görünce aklımız geliyor. Oda memleketi düşündüğümüzden falan değil maksat mültecileri konuşmak..
Ülkemiz son 5 yıldır çok ciddi süreçlerden, dönemeçlerden geçiyor. 
Devletimiz içten ve dıştan tehdit altında.
Sınırlarımız silahlı teröristler ile doldurulmuş ve hazır bekletilmekte.
Mecliste, kahvede, okulda, kışlada, hastanede, postanede her yerde hain bulmak mümkün.
Herkes kendi işini,aşını ve kendine ait toprağını düşünür hale gelmiş.
Savaş bağıra bağıra gelirken bizim ülkemizin gündemi ya bir sanatçının ölümü, ya da bir futbolcunun hayatı.
Bu ne kadar acı, ne kadar vahim bir durum.. 
Sokaktan insanlara sorun diyin ki, emekli olup, emekli maaşını harcayacağınıza mı inanıyorsunuz,  yoksa bu ülkede bir savaş çıkacağına mı?  desek birçok kişi emekli olup birde, emekli maaşını harcayacağına inanır. 
Olası bir savaş yada bir saldırıda kimse kimseye acımayacak, kimse toprağınızı size vermeyecek, paranızı kullanamayacaksınız o yüzden gelin devletin yanında elif gibi dimdik durun. Kendinize ait toprakları değil, atadan miras vatan topraklarını koruyun ve kimseye vermeyin. 
Kazanan sen ya da ben değil Türk milleti olsun.

 


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.