ONDOKUZ MAYIS RUHU

Bu toprakların ebediyen Türk yurdu olduğunu tescil eden millî mücadelemizin başlangıcının 101.ci yılı kutlu olsun. Vatanımızın düşmanlar tarafından işgal edilmesinin ardından, Türk milletinin sinesinde alevlenen özgürlük ve bağımsızlık aşkı, bundan tam 101 yıl önce Atatürk’ün 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkmasıyla birlikte, tüm vatan satını kuşatmıştır.

19 Mayıs 1919’da yokluklar ve imkânsızlıklar içinde başlayan bu kutlu mücadele, milletimizin, bağımsızlığı uğruna tüm varlığından vazgeçme iradesini de ortaya koymuştur. 19 Mayıs 1919 günü Samsun’da harekete geçen Millî bilinç, tüm Anadolu’nun işgale karşı direnişe geçmesiyle sonuçlanmıştır.

Millî mücadelenin organize bir hal aldığı bu tarihte, yok olmak üzere olan bir milletin hep bir ağızdan haykırdığı “Ya istiklâl ya ölüm!” parolası, vatan topraklarının bütün olumsuzluklara ve yokluklara rağmen Türk milleti tarafından bir kez daha fethedilmesini sağlamıştır. Ecdadımız, kanlarıyla bir milletin tarihini yeniden yazarken, tarihin akışını değiştirmiş; şeref ve haysiyetin milletlerin tarihinde ne denli büyük öneme sahip olduğunu tüm dünyaya hatırlatmıştır.

Ülkemizin birlik ve beraberlik içinde daha güzel yarınlara ulaşması ve bütünlüğümüze kastedenlere karşı konması için bizlere düşen, 19 Mayıs 1919 günü millî mücadele için her bir ferdin yüreğinden fışkıran millet olma bilincine ve birlik ruhuna sahip çıkmak olacaktır.

Türk Dünyası Konseyi olarak Atamızın Samsun’a ayak bastığı noktada tüm dünyaya ilan ettiğimiz “Millî mücadelenin 101. yılında millî birlik, millî egemenlik, millî devlet, ilk günkü ruhla yeniden mücadeleyi hatırlatmak isterim. Bu noktada vatanımıza, bayrağımıza, dilimize sahip çıkma, demokrasimizi koruma, ,milletimizin geleceğine kasteden işbirlikçileri hayatımızın her alanından temizleyerek yarınlarımızı bir ve beraber olarak inşa etme zorunluluğumuz bulunmaktadır. Bu hedefe ulaşmak için 19 Mayıs 1919 tarihini genç bedenlerin yüreğinde hissetmesini, gençlerimizin 19 Mayıs coşkusunu, gururunu yaşamasını sağlamak bizler için bir görevdir.

19 Mayıs 1919’la başlayan dönemde elde ettiğimiz en büyük kazanımlarımız olan bağımsızlık, demokrasi ve Cumhuriyetimizin yansıttığı ışığın; toplumsal, ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel olarak ilelebet milletimizin geleceğini aydınlatmasını diliyorum. 101 yıl önce “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyerek tereddüt dahi etmeden emperyalistlerin karşısına dikilen kahraman ecdadımızın yaktığı mücadele ateşinin, bizlere hürriyetimizi hediye eden vatan, millet ve bağımsızlık aşkının sinemizde sonsuza kadar yanacağının bilinmesini isterim. Yüz değil bin yıl da geçse coğrafyamızı kan gölüne çeviren, yaşlı, genç, kadın, çocuk demeksizin katledilmelerine neden olan emperyalist güçler ve işbirlikçi maşaları ile olan mücadelemiz sürecektir.

Rabbim bizleri vatansız topraksız ezansız bırakmasın diyor, başta geleceğimiz gençlerimiz olmak üzere tüm Türk dünyasına 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kutlarken, bizlere bu kazanımları hediye eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, gelmiş geçmiş bütün şehit ve gazilerimizi sonsuz rahmet ve minnetle anıyorum.
Ne mutlu Türküm diyene

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.