Sam Amca, Tom Amca, Donald Amca

Amerika karıştı; bu ilk değil son da olmayacak.

320 milyonluk devasa ülkenin kuruluşundan bu yana iç savaş, bağımsızlık savaşı, ırk üzerine çatışmalar bilinen gerçekler.

Zaten Amerikan devletini simgeleyen Sam Amca aslında bir savaş sembolü. 1812’de Britanya Krallığı-Kızılderililer- Amerika ittifakı bozulunca çıkan savaşta Samuel Wilson isimli vatansever tüccardan ilhamını alır.

Amerika’nın bir de Tom Amca’sı var: O da iç savaşın çıkmasına sebep olan romanın adıdır.

Ve Donald Amca...

O daha çok derinlerde süren bir savaşın simgesi.

Başkan Donald Trump, seksen yıllık geçmişi olan bir çizgi film karakterine sadece isim olarak, ya da Türkçe adıyla, “Varyemez Amca” sıfatıyla yahut bu çizgi karakterin kökeni olan İskoçluğu ile değil temsil ettiği sınıfı ile de benziyor.

Amerika’nın karışıklığı bu defa ön- A cekilerden boyut olarak değişik. Seçim analistleri Trump’ın bu kaostan çıkıp ikinci kez seçilebilmesine ihtimal vermiyorlar.

Bence yanılıyorlar.

Öngörümü destekleyen sebeplerden biri, Amerika’da zayıfladığı zannedilen beyaz-Anglosakson-protestan damarının yani WASP geleneğinin hâlâ çok güçlü oluşudur.

Bu önemlidir, çünkü Donald Trump bütün tutarsız gibi görünen davranışlarına rağmen hâlâ bu damarın yegâne temsilcisidir.

Belki de bu yüzden Donald Trump’ın 2012 seçimlerinde dönemin Başkanı Barack Obama’ya “Doğum belgeni niye göstermiyorsun?” diye sorması tuhaf karşılanmamıştır. Çünkü Amerikan siyaset mekanizması bütün o liberal şovlara rağmen köklere bağlıdır ve beyaz Anglosakson protestan psikolojisinde buluşan köklerde varlığını koruma içgüdüsü, dünyaya açılma içgüdüsünden yoğundur. Kökler, 2016 seçimlerinde Trump fenomeni ile bir süre kanatlanmayacağız, varlığımızı güçlendireceğiz mesajı vermiştir. Zira Trump’ın hayran olduğu Amerikan Başkanı Regan’dan sonra Sam Amca’nın sadece ekonomisi değil, imajı da yıpranmıştır. Üretim alanlarından finans sektörüne kayan, otomotiv gibi en önemli mevzisini kaybeden Amerikalının şikâyeti Donald Trump’ın söylemlerinde vücut bulmuştur.

Aslında Sam Amca açısından daha köklü meseleler var.

Bir kere Sam Amca, WASP karakterli nüfus karakterini kaybetmekle karşı karşıyadır. Özellikle Hispanik nüfusun artış hızı dikkat çekicidir. Bilinenin aksine siyahilerden çok Hispanikler yani İspanyolca konuşan kitleler Anglosakson varlığını ürkütüyor. Trump’ın daha seçilmeden Meksika sınırına duvar çekeceğim demesinin sebebi budur.

Pek konuşulmuyor ama Amerika ilk defa bu denli kendi içinde küreselci-ulusalcı çelişki ile karşı karşıya kalmış durumda.

Küreselciler, başından bari Trump’ı alaşağı etme niyetindeler. Dönemin CFR (Dış İlişkiler Komitesi )Başkanı Richard N.Haass, 2017’de Trump daha yemin etmeden yazdığı makalesinde, küresel sahneden çekiliyoruz, Amerika’nın yerini kim dolduracak diyerek emperyal politikalardan vazgeçilmemesi uyarısında bulunmuştu. Bundan beş ay sonra Obama’nın direktörü Lawrance Summers da Trump’ın imzaladığı ticaret savaşları ve gümrük duvarlarını yükseltme tasarısını imzalamasını liberal kapitalizm siyasetinde ağır hasar olarak yorumlamıştı.

Mesele demokratlar, cumhuriyetçiler kavgası meselesi değildir.

Mesele, Amerika’nın kökleri üzerinde kanatlanmasını isteyenlerle Amerikan silahını kartellerin, armageddonların, BOP’ların, savaş tacirlerinin emrine vermek isteyen küreselciler arasındaki meseledir.

Siyasette kökleri ve dalları unutmamak önemlidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.