Kamu alacaklarının daha hızlı ve etkin bir şekilde tahsil edilmesini amaçlayan yepyeni bir düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine sunuldu. Toplamda 15 maddeden oluşan ve genel yatırım ortamını iyileştirmeyi hedefleyen geniş kapsamlı teşvik paketinin içerisine entegre edilen bu yeni yasa teklifi, özellikle devlete borcu olan vatandaşları ve ticari işletmeleri yakından ilgilendiriyor. Ekonomi yönetiminin uzun süredir üzerinde çalıştığı bu tasarı, yapılandırma standartlarını mevcut ekonomik koşullara göre güncelleyerek bürokratik engelleri en aza indirmeyi ve sisteme uyumlu mükellef sayısını artırmayı amaçlıyor.
Taksit Sürelerinde Köklü Değişim ve Vade Devrimi
Meclis komisyonlarına sevk edilen yasa teklifi, uzun yıllardır yürürlükte olan ve amme alacaklarının tahsil usulünü düzenleyen kanun kapsamında uygulanan taksitlendirme sürelerinde devrim niteliğinde bir değişikliğe gidiyor. Mevcut yasal çerçevede borçlulara tanınan azami tecil süresi en fazla 36 ay ile sınırlandırılmışken, hazırlanan yeni düzenlemeyle birlikte bu süre tam iki katına çıkarılarak 72 aya yükseltiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından desteklenen bu kritik adımın, özellikle yüksek borç sarmalı içinde bulunan ticari kuruluşların ve bireysel vatandaşların nakit akış tablolarını ciddi anlamda rahatlatması bekleniyor.
Teminatsız Yapılandırma Limitinde Radikal Artış ve Geçiş Süreci
Hazırlanan yasa taslağının en dikkat çekici maddelerinden biri de mükelleflerin borçlarını yapılandırırken karşılarına çıkan teminat zorunluluğunda yapılan olağanüstü esneklik oldu. Geçmiş uygulamalarda yalnızca 50.000 Türk lirasına kadar olan borçlar için teminatsız işlem yapılabilirken, yeni düzenleme ile bu alt limit tam yirmi kat artırılarak 1.000.000 Türk lirası seviyesine taşındı. Hayata geçirilecek bu yenilik sayesinde, 1.000.000 liraya kadar borcu olan vatandaşlardan veya şirketlerden artık gayrimenkul ipoteği veya banka teminat mektubu gibi zorlayıcı prosedürler istenmeyecek. Yasanın Meclis onayından geçmesinin ardından ilgili kurumların yayınlayacağı yönetmeliklerle 1 Ocak 2027 tarihine kadar tüm geçiş süreçlerinin tamamlanması ve uygulamanın ülke genelinde yürürlüğe girmesi hedefleniyor.