Sayın kamuoyuna ve sevenlerime
İsrail’le ilgili yazmış olduğum yazıda satır aralarında çok değişik yerlerden vermiş olduğum mesajlar, bazılarının dikkatinden kaçmıştır.
Bir arkadaş diyor ki; - Abi, Araplarla ile ilgili kitap okursan, Arapların Türklere yaptığı zulmü daha iyi anlarsın.”
Kaç yaşında olduğunu bilmiyorum, gençsin, senin 60 senede okuyabileceğin, ömrünün yetmeyeceği, 3 bin tane kitap okudum. 49 Yılda ülkemde ve dünyanın her yerinde kitap okudum. Senin evinde pozitif ilimlerden, İslam tarihinden 5 bin tane kitap var mı. Hayatım boyunca 3 bin tane değişik kitap okudum. Dünyayı 2 buçuk defa dolaştım, at gözlüğü ile değil, dünyanın bütün kıtalarına ayak bastım. 130'un üzerinde ülke dolaştım, güneşlenmeye gitmedim, içki içmeye gitmedim. Sana bazı şeyleri hatırlatmak isterim; Cumhuriyet tarihini dizayn edenlerin bazılarının gözünden kaçmıştır ama bunlar devletimizin arşivlerinde mevcuttur.
1. Dünya Harbine bizi sokan 4 kişiden 3'ünün mason olduğunu biliyor musun. Ve bunlardan bir tanesinin babası müderris, dedesi de Deli Ormanlı da bir din alimiydi. Bir yıl hukuk mektebinde okuduktan sonra PTT görevlisi olarak Makedonya'ya tayin edilen Talat paşa, son derece namuslu, onurlu ve şerefli idi ama ne yazık ki masondu. Öbürü Cavit bey de masondu. İttihat Terakki’nin askeri kanadının en güçlü iki adamından biri Cemal paşa, tehcirde Ermenilere çok büyük yardım yaparken Suriye’de aynı Cemal paşa 11 tane güçlü aşiret reisinin ya kendisini, ya çocuklarını idam ettirdiğini biliyor musun.
Suriye’de Osmanlı çekilirken Cemal paşanın yerine gelen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal, dağılan orduyu Şam da topladı. Sırtını Toroslara vererek Türk düşmanı olan Şerif Hüseyin'in çapulcuları ve İngilizleri hüsrana uğrattı. Bu olay, İngilizlere karşı en son onurlu bir direniştir. Ve bir çok İngiliz askeri ile şerif Hüseyin'in çapulcu takımı yok edilmiştir.
Askerin bir bölümü terhis edilerek silah ve mühimmatı Kilis milletvekili ile Kilis’e göndermiştir. Antep, Urfa ve Maraş’a gelen tüm silahlar Kilis üzerinden gelmiştir. Antep, Urfa ve Maraş direnişinde kendisi de Adana üzerinden İstanbul'a intikal etmiştir. Osmanlıya zarar veren Araplar Şerif Hüseyin ve adamlarıydı. Medine muhasarasında kuzey Irak’ta Nuri Sait Paşa, İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlıyı arkasından vururken bir Sunni aşireti reisi olan Sadun paşa ve aşireti, Osmanlı askerlerine önden yol açarak Anadolu’ya girmesini sağlamıştır.
Aynı Sadun Paşa Urfa müdafaasında bulunmuş büyük bir kahramandır. Türkiye Cumhuriyetinde milletvekilliği yapmıştır. Sadun Paşa da Arap’dı. Suriye cephesinde bazı Arap köylerine dağılan orduyu Atatürk Şam da topladı. Amacı zayiat vermeden Toroslara varabilmekti. Arap köylülerinin evlerinde bulunan her türlü küçükbaş hayvanları ve yiyecekleri Osmanlı ordusuna sunduğunu biliyor musun.
Türkiye Cumhuriyetinin ve İslam dünyasının en hassas duygusu Mescidi Aksa'dır.
Filistin’e gelince, Çanakkale'den Filistin’e kaydırılan 125. Türk Alayı Sancağının açarak Filistin topraklarında son neferine kadar savaştılar ve şehit oldular. Evet, Şerif Hüseyin İngiliz yanlısıydı. İngiliz yanlısı Filistinliler de vardı. Bazı Filistinliler, bir Türk evladını evlerinden içeriye alıp hayatını kurtarabilirlerdi. Yapmadılar. Biz bunları bilmiyor muyuz zannediyorsunuz. Ama Filistinliler kadar orada yatan binlerce şehidimizin mezarı var.
Şerif Hüseyin’in, Nuri Said'in ihanetini, Cemal paşanın haksız yere idam ettirdiği Suriye’deki 11 Arap aşiretini, yapılan hataları, 250 milyonluk bir Arap dünyasına hiç kimse mal edemez. Her toplumda, her dinde, iyi insanda vardır, kötü insan da vardır. İslam toplumunda El-Kaide ve Deaş gibi İslam’ın ve insanlığın düşmanı olanlarda vardır. Hakiki müminlerde vardır.
Bu millet, iktidar ve koltuk için birbirlerini ötekileştireceğine, hilal ve yıldızın altında birleşmelidir. Devletin birliğinin savunmak iyi bir vatandaş olmanın gereğidir, şeref ve namustur.
Sevenlerime saygılarımla arz ederim.
01.08.2017
Alaattin Çakıcı