Küresel emtia piyasalarında son günlerde oldukça dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Sanayi üretimi ve yatırımcı talebinin büyük bir hızla artması sonucunda Çin tarafından gerçekleştirilen gümüş ithalatı iki bin yirmi altı yılının ilk aylarında son sekiz yılın zirvesine ulaştı. Gümrük yetkilileri tarafından paylaşılan güncel verilere göre sadece ocak ve şubat aylarını kapsayan kısa dönemde ülkeye toplamda 790 ton değerinde gümüş girişi oldu. Özellikle şubat ayında gerçekleştirilen yaklaşık 470 tonluk devasa alım tüm zamanların aylık ithalat rekoru olarak resmi kayıtlara geçti. Döviz rezervlerindeki sınırlı hareketlilik ve artan yoğun talep iç piyasadaki fiyatların küresel standartların üzerine çıkmasına neden oldu.
Sanayi Talebi ve Yatırımcıların Yeni Rotası Piyasayı Canlandırdı
Asya devinin iç piyasasındaki devasa fiziksel gümüş talebinin temelinde endüstriyel ve ekonomik olmak üzere iki önemli faktör yatıyor. Yüksek seyreden altın fiyatlarına karşı çok daha erişilebilir bir seçenek arayan yatırımcılar değerli metallere yönelerek piyasadaki iştahı artırıyor. Bu devasa alım dalgasının arkasındaki ana nedenler şu şekilde sıralanıyor:
Yenilenebilir Enerji Yatırımları: Ülke genelinde güneş enerjisi üretimine yönelik devasa yatırımlar kapsamında güneş paneli üretiminin hız kazanması sanayi kolundaki temel gümüş ihtiyacını rekor seviyelere taşıdı.
Altına Alternatif Arayışı: Yatırımcıların yüksek maliyetli altına kıyasla daha uygun fiyatlı güvenilir limanlara yönelmesi küresel çaptaki spekülatif alım dalgasını tetikledi.
Fiyat Dalgalanmaları: Yaşanan bu yoğun talep artışı uluslararası gümüş fiyatlarında yüzde yetmiş oranında devasa bir yükseliş trendi başlatsa da ocak ayı sonunda yaşanan sert düşüşler piyasada oldukça dalgalı bir seyir yarattı.
Yeni İhracat Kuralları Küresel Tedarik Zincirini Tehdit Ediyor
Ülke yönetimi bir ocak itibarıyla değerli metallerin yurt dışına gönderilmesi konusunda çok daha sıkı kurallar içeren yeni bir yetkilendirme sistemi devreye soktu. İki bin yirmi altı ve iki bin yirmi yedi yılları için resmi ihracat izninin sadece kırk dört özel şirkete verilmesi küresel pazarlar için büyük bir kriz potansiyeli taşıyor. Uluslararası finans kuruluşları tarafından yayımlanan raporlarda devreye alınan bu katı ihracat kısıtlamalarının tedarik piyasasını çok daha istikrarsız bir hale getirebileceği uyarısında bulunuluyor. Uzman analistlere göre bu yeni dönemde küresel pazar tek bir bütün olarak çalışmak yerine yerel alt pazarlara bölünme riski taşıyor. Artık sıkı bir şekilde düzenlenen bu yeni ihracat sistemi halihazırda stok sıkıntısı çeken küresel sanayi devleri için çok büyük bir likidite endişesi yaratıyor.