Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, çalışanların geçim şartlarını ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerini ortaya koyan Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması Mayıs 2026 sonuçlarını resmi bir duyuruyla kamuoyuna ilan etti. Gıda fiyatlarında yaşanan sürekli artışlar ve mutfak enflasyonunun aylık bazda yüzde 1.70 oranında tırmanması, hem açlık hem de yoksulluk sınırını tarihi zirvelere taşımış durumda. Ortaya çıkan son istatistikler, ailelerin ve tek başına geçinmeye çalışan bireylerin üzerindeki ekonomik baskıyı net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Dört Kişilik Bir Ailenin İnsani Yaşam Maliyeti 114 Bin Lirayı Aştı
Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin referans alındığı piyasa araştırmasında, temel gıda maddelerine erişim maliyeti ile diğer zorunlu giderler kuruşu kuruşuna hesaplandı. Mutfak harcamalarının yanı sıra barınma, faturalar ve sosyal ihtiyaçlar da listenin kabarmasında büyük rol oynadı.
TÜRK-İŞ raporunda öne çıkan temel harcama eşikleri şu şekildedir:
Açlık Sınırı: Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi amacıyla sadece gıda sepeti için yapması gereken aylık asgari harcama tutarı 35.174,85 TL seviyesine ulaştı.
Yoksulluk Sınırı: Gıda harcamalarına ek olarak giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim ve sağlık gibi insani yaşam standartlarını korumak için yapılması zorunlu tüm diğer aylık harcamaların toplam tutarı tam 114.576,10 TL olarak kayıtlara geçti.
Bekar Bir Çalışanın Yaşama Maliyeti Aylık 45 Bin TL Sınırını Devirdi
Araştırma verileri, sadece kalabalık ailelerin değil, toplumda tek başına hayat mücadelesi veren bireylerin de omuzlarındaki finansal yükün ne denli ağırlaştığını gösteriyor. Mevcut ekonomik konjonktür ve piyasa şartları altında hayatını idame ettirmeye çalışan bekar bir işçinin tek başına aylık "yaşama maliyeti" asgari 45.488,25 TL seviyesine fırladı.
Mutfak enflasyonunda aylık bazda kaydedilen yüzde 1.70'lik bu tırmanış, çalışan kesimin aylık gelirinden gıdaya ayırmak zorunda kaldığı payın her geçen gün daha da büyümesine neden oluyor. Uzmanlar, temel gıda maddelerine ve insani yaşam gereksinimlerine erişimde yaşanan zorlukların kalıcı olarak önüne geçilebilmesi adına makro ekonomik tedbirlerin ve gelir adaleti düzenlemelerinin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekiyor.