Kafkasya haritasına dikkatle bakıldığında, bölgenin kaderini belirleyen en önemli stratejik alanlardan birinin Zengezur olduğu görülür. Bugün yalnızca Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki bağlantıyı kesen bir bölge gibi görünse de Zengezur meselesi, aslında Türk dünyasının yüz yılı aşkın jeopolitik kırılmasının merkezinde yer almaktadır. Bu nedenle Zengezur’u anlamak, sadece bir sınır tartışmasını değil, Avrasya’nın geleceğini anlamak demektir.
Çarlık Rusyası'nın yıkılmasının ardından Güney Kafkasya'da oluşan otorite boşluğu, bölgenin siyasi haritasını tamamen değiştirdi. 1920-1921 yıllarında Sovyet (SSCB) yönetiminin bölgeyi yeniden şekillendirme sürecinde Zengezur (Kazası/ilçesi) ile birlikte Şerur-Daralayaz (Kazası/ilçesi) Azerbaycan'ın tarihî coğrafyasından koparıldı.
Bu kararın temel amacı yalnızca bir sınır düzenlemesi değildi. Moskova, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki doğrudan kara bağlantısını kesmek ve Türk dünyasının fiziki bütünleşmesini engellemek istiyordu. Böylece Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden bir tampon bölge oluşturuldu.
Sonuçta Nahçıvan, Azerbaycan'ın geri kalanından ayrıldı; Türkiye ile Türkistan arasındaki kara bağlantısı da kesilmiş oldu. Bugün tartışılan Zengezur Koridoru meselesinin kökeni tam olarak bu tarihî kırılmaya dayanmaktadır.
Bugüne gelindiğinde Türk Devletler Teşkilatı'nın uzun vadeli hedeflerinden biri, Türk cumhuriyetleri arasında kesintisiz ulaşım, ticaret ve enerji ağları oluşturmaktır.
Ancak mevcut durumda Türkiye'den çıkan bir yükün Azerbaycan'ın ana karasına ulaşabilmesi için Gürcistan üzerinden dolaşması gerekmektedir.
Zengezur Koridoru'nun açılması halinde ise; Türkiye, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Avrupa Türklüğü Nahçıvan üzerinden Azerbaycan'a, Hazar Denizi üzerinden de Türkistan’a kesintisiz kara ve demir yolu ulaşımı sağlanacaktır. Böylece Türk Devletler Teşkilatı gerçek anlamda kara bütünlüğüne kavuşacaktır.
Bu nedenle koridor yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve siyasi bir entegrasyon projesidir.
21’inci yüzyılın en büyük rekabet alanlarından biri enerji ve ticaret koridorlarıdır.
Çin'in Kuşak Yol Projesi, Rusya'nın kuzey güzergâhları, İran'ın kuzey-güney koridoru ve Avrupa'nın alternatif ticaret yolları arayışı düşünüldüğünde Zengezur'un stratejik değeri daha net ortaya çıkmaktadır.
Koridorun açılması ekonomik anlamda; Çin-Türkistan-Kafkasya-Türkiye-Avrupa hattının hızlanmasını, nakliye sürelerinin kısalmasını, enerji hatlarının çeşitlenmesini, Türkiye'nin önemli bir lojistik merkez olmasını sağlayacaktır.
Bu nedenlerle Zengezur yalnızca Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki bir mesele değil, küresel ticaret ağlarının da önemli bir parçası olarak görülmelidir.
Bölgesel aktörlerden Türkiye ve Azerbaycan yukarıda açıklanan sebeplerle koridorun açılmasını istemekte, Ermenistan ve İran bölgedeki güçlerinin azalacağı ve egemenlik haklarının zedeleneceği endişesi ile karşı çıkmakta ve Rusya ise koridorun açılmasını desteklemekle birlikte Kafkasya'daki nüfuzunun azalabileceği endişesiyle süreç üzerinde kontrol sahibi olmak istemektedir. Kanaatimizce koridor açıldığında sadece Azerbaycan ve Türkiye’ye değil İran, Ermenistan ve Rusya’ya da önemli ekonomik katkılar sağlayacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli 16 Haziran 2026 tarihinde partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru’dur. Turan Koridoru; Kars’tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır." dedi.
Bu ifade, koridorun yalnızca bir ulaşım hattı olmadığını, Türk dünyasını birbirine bağlayan stratejik bir güzergâh olduğunu vurgulamaktadır.
Kavramsal olarak bakıldığında Turan Koridoru ifadesi, Türk dünyasının entegrasyon vizyonunu daha güçlü şekilde yansıtmakta ve Türk Birliği için sembolik bir anlam taşımaktadır.
Zengezur meselesi yalnızca geçmişte alınmış bir Sovyet sınır kararının sonucu değildir. Bu bölge, Türkiye'den Orta Asya'ya uzanan stratejik hattın kilit noktasıdır. Açılacak bir koridor; ticaret yollarını kısaltabilir, enerji güvenliğini artırabilir ve Türk Devletler Teşkilatı'nın bütünleşme sürecini hızlandırabilir.
Zengezur ve Şerur-Daralayaz Azerbaycan'a katılmalı mı?
Bu konu bugün için tarihî, hukuki ve siyasi boyutları olan son derece hassas bir mesele olarak değerlendirilebilir. Ancak tarihte Zengezur ve Şerur-Daralayaz bölgelerinde uzun yıllar boyunca Türkler yaşamıştır. Bu topraklar tarihi Türk topraklarıdır.
Yıllar önce Ruslar tarafından Ermenistan’a verilmek suretiyle Türklerin bağrına saplanan bu hançer (Zengezur ve Şerur-Daralayaz toprakları) tekrar Azerbaycan vatan topraklarına katılmalıdır. Nasıl ki Karabağ toprakları 40 yıl sonra Ermenistan’dan geri alındı ise, buralar da 140 yıl geçse de Ermenistan’dan alınacaktır, buna inancım tamdır. Böylece koridor moridor kalmayacak, Edirne’den Türkistan’a vatan toprağı bir bütün olacaktır.
Ali TÜRKMEN