BİR DAMLA TERİ OLMAYANLARA MHP TESLİM EDİLMEZ…

.

Yazıma; Gazeteci Yazar Yıldıray Çiçek'in anlam ifade eden şu sözleri ile başlamak istiyorum… Yazar diyor ki: “1 Kasımdan sonrası MHP’ye yapılmak istenen operasyonlarda bizim yanımızda mücadele vermeyenler, şimdi hangi makamda olursanız olun karakterinizin beş para etmediğini biliyoruz. O yüzden herkese rol yapın, bize yapmayın.” Yazarımızın düşüncelerine katılıyorum, altına imzamı atıyorum!

MHP; ne çektiyse hayatı boyunca MHP’ye çalışmayan, MHP’li olmayan, MHP adına risk almayan; “sıkışınca ülkücünün partisi olmaz” kisvesine sığınan, işine geldiği anda MHP’ye yön vermeye çalışan jel kıvamında, oyun hamuru gibi kokmaz, bulaşmaz tiplerden çekmiştir… Bu tipler eğer MHP’de söz sahibi oluyorsa vay geldi başımıza.

Dün sana küfreden, bugün senin yanında... Dün seni yerden yere vuran, bugün senin savunuculuğunu yapıyor. Dün bir başka kapının önünde bekleyen, bugün başka bir kapıda kendisine makam ve mevki arıyor.

Peki neden? Çünkü siyasette bazen sadakatten çok kullanışlı olmak, liyakatten çok taraf değiştirmek, ilkeden çok çıkar ilişkisi prim yapıyor. Bir insanın dün ne söylediğine değil, bugün kimin yanında durduğuna bakılıyorsa…

Dün; “hain” dediğine bugün “dava arkadaşım” diyebiliyorsa. Dün eleştirdiği kapının önünde bugün makam bekliyorsa, burada sadece kişinin değil, ona sebep olan her kimlerse vebal altında olduklarını bilmelidirler!

Siyaset elbette insan kazanma sanatıdır. Farklı düşüncelerden insanların aynı çatı altında buluşması demokrasinin gereğidir. Ama fikir değiştirmek başka, menfaat için karakter değiştirmek başkadır. İnsan yanlışını görür, düşüncesini değiştirir, öz eleştiri yapar ve yeni bir yola girer; buna saygı duyulur.

Fakat... Dün söylediğini bugün inkâr eden. Dün düşman ilan ettiğini bugün dost gösteren. Dün başka partinin kapısında saf tutup bugün yeni kapıda “dava adamı” kesilen anlayışın adı değişim değil, FIRILDAKLIKTIR. Asıl tehlike, fırıldağın dönmesi değil… Döndükçe daha çok değer görmesidir.

Çünkü bir yerde sürekli saf değiştirenler makam kazanıyor, yıllarca emek verenler görmezden geliniyorsa, vebal almış olursunuz. Her vebalin de imtihanı çok ağırdır, alın teri dökerek yaşamak ağır bir yüktür ama şerefli ve haysiyetli bir seçenektir.

Oysa siyaset; dününü unutmayan, sözü ile davranışı birbirini tutan, zor zamanda da yanında duran insanlarla güçlenir. Bugün kendi siyasi arkadaşını sırf makam uğruna satan, yarın yeni patronunu da satacaktır. Bugün dün söylediklerini unutan, yarın bugün söylediklerini de unutacaktır.

Çünkü menfaat üzerine kurulan sadakat, menfaat bittiği gün biter. Siyasetin gerçek ihtiyacı daha fazla fırıldak değil; daha fazla omurga, daha fazla vefa, daha fazla liyakat ve daha fazla samimiyettir.

Her havlayana kapıyı açmak siyaset değildir... Kimin neden havladığını anlayabilmektir siyaset. Bazen en büyük hata, karşı eve havlayan iti kendi evine alıp, sonra da onun sadakatine güvenmektir.

Çünkü karakter değişmez; sadece adres değiştirir. Siyaset günü kurtaranları değil, yarını inşa edecek insanları ödüllendirdiği zaman gerçek anlamına kavuşacaktır.

Yoksa bugün “bizim ev” dediğine yarın “karşı ev” diyenlerin arasında, dava, ilke ve vefa kelimeleri sadece duvarlarda asılı kalır.

Allah, bizi Ülkümüzden, İlkelerimizden, mensubu olmakla şeref kazandığımız Kutlu Davamızdan, Partimizden, Bilge Liderimizin izinden ve Teşkilat Büyüğümüzün emrinden ayırmasın! Şereflendik, şerefle yaşayacağız! Bizi kimse Bilge Liderimizden ayırmaya gücü yetmeyecektir!

Dedikodu yapanları, iftira edenleri, gıybet edenleri, haramdan beslenenleri, Hakkını-emeğini gasp edip, hakkı olmayanlara verenleri Allah’a havale ediyoruz.

Yazımı; Yazar Yıldıray Çiçek’in şu sözleri ile bitiriyorum… Diyor ki; “Kavgada yoklar.. Mücadelede yoklar.. Paylaşımda yoklar.. Çilede yoklar.. Sıkıntıda yoklar.. Dertte yoklar.. Ama MHP'de bir sıfat taşımak oldu mu hep varlar.. Kutsanmış adamlar adeta.. Kimseyle kötü değiller, o yüzden düşmanları da yok. Gelene ağam, gidene paşam hayatları...” Çok doğru. Yiğit yazarımız, duygularımıza tercüman olmuş.

Zakir Tercan

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Köşe Yazıları Haberleri