Bugün dünyanın en büyük problemi savaşlar değil.
En büyük problem "yarına dair sözü olmayanlar"dır.
Bir bakın etrafınıza. Mahallede, şehirde, ülkede, dünyada...
İnşa edecek projesi olmayan herkesin elinde çok güzel bir hikaye var.
Vizyon üretemeyen, park yapamayan, fabrika kuramayan, gelecek kuramayan herkes; "çatışma" ve "savaş" üzerine çok şahane hikayeler anlatıyor.
Neden? Çünkü inşa etmek zor. 10 yıl ister, para ister, akıl ister, ekip ister.
Yıkmak kolay. Bir düşman göster, bir korku sal, gerisi gelir.
HİKAYE TESİLLİ EDER, VİZYON SORUMLULUK İSTER
Hikaye arkaya bakar: "Eskiden şöyleydik."
Vizyon geleceğe bakar: "Yarın şöyle olacağız."
İnsanlık hayaleti dediğimiz şey de bu.
Mahallesinin, şehrinin, ülkesinin, hatta insanlığın bir "yarın tasavvuru" olmalı.
O hayalet yoksa insanlar mezarlıkta dolaşır gibi olur. Hep eski mezar taşlarını okurlar.
Ama o hayalet varsa, insanlar tuğla taşımaya başlar. Çünkü biliyorlar ki "yarın için bir yer" yapıyoruz.
EN BÜYÜK HATA İNSALARIN HİKAYE DİNLEDİĞİMİZİN FARKINDA OLMAMASIDIR
Toplumların en büyük hatası bu.
Bize anlatılan filmi, kendi hayatımız sanıyoruz.
Lider anlatıyor, medya pompalıyor, sosyal medya tekrarlıyor.
"Düşman geliyor", "Onlar yüzünden", "Kurtarıcı gelecek".
Biz de "evet doğru" deyip figüran oluyoruz.
Farkında değiliz ama hikaye dinleme pozisyonundayız.
Seyirciyiz. Senarist değiliz.
Halbuki sorulması gereken tek soru var:
"Tamam, güzel hikaye. Peki bugüne ve yarına dair sözün ne?"
Bu soruyu sorduğun an hikaye anlatıcısının mermisi biter.
ÜÇ DÜNYA DA AYNI YERDE
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçtiğimiz aylarda Antalya Diplomasi Forumu’nda açıkça söyledi: "Uluslararası düzen çökmeye başladı."
Neden çöktü? Çünkü 30 yıldır bize "her şey güzel olacak" hikayesi anlatıldı.
Biz de dinledik. Farkında değildik.
Şimdi o hikaye bitti. Yerine yeni bir vizyon konulamadı.
Ne oldu? Herkes yeni savaş hikayeleri anlatmaya başladı.
ABD "Çin geliyor" diyor.
Çin "Batı kuşatıyor" diyor.
Herkes "gelin şuna vuralım" diyor. Çünkü hiç kimse "gelin şunu birlikte yapalım" diyemiyor.
SONUÇ
Sözü olmayan hikaye anlatır.
> Vizyonu olmayan savaş kurgular.
> Farkında olmayan toplum hikaye dinler.
Bizim ihtiyacımız yeni bir düşman hikayesi değil.
Mahallemize, şehrimize, ülkemize ve insanlığa dair yeni bir "hayalet"e ihtiyacımız var.
Yoksa hep başkalarının yazdığı senaryoda figüran olarak yaşamaya devam ederiz.