MHP'li Ulvi Yönter'den Bomba Sorular...

MHP'li Ulvi Yönter'den Bomba Sorular...

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, TBMM'sine cevaplandırması istemiyle 5 soru önergesi sundu.

Andımız bugüne kadar ‘‘Dingonun ahırı’’ denilen yerlerde mi okunmuştur?


MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter , Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.


İzzet Ulvi Yönter, “İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Atakent Erdoğan Kibarer Ortaokulu’nda, bayrak töreninden sonra Andımız’ı okumak isteyen öğrencilerin bu girişimine okul müdürü, “Kendinize gelin. Talimat almadan ne yapıyorsunuz? Dingonun ahırı mı burası? Devletin kurumunun işleyişini kimse bozamaz” şeklinde tepki gösterdiği yazılı ve görsel medyada yer almasından sonra Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevaplandırılması istemiyle soru önergesi hazırlayıp meclise sundu.

MHP milletvekili Yönter’in soru önergesi şöyle, “İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Atakent Erdoğan Kibarer Ortaokulu’nda, bayrak töreninden sonra Andımız’ı okumak isteyen öğrencilerin bu girişimine aşırı şekilde tepki gösteren okul müdürü hakkında başlatılan, başlatılması düşünülen idari ve adli soruşturma var mıdır? Andımızı okumak isteyen öğrencilere ‘’Dingunun ahırı mı burası?’’ şeklinde tepki gösteren okul müdürü ‘‘Dingonun ahırı’’ ifadesi ile neyi kastetmektedir? Andımız bugüne kadar ‘‘Dingonun ahırı’’ denilen yerlerde mi okunmuştur?” dedi

 

TOPLU TAŞIMALARDA YOLCU-ŞOFÖR TARTIŞMALARI SEBEBİYLE YAŞANAN TRAFİK KAZALARI

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için soru önergesi hazırlayıp meclise sundu.

İzzet Ulvi Yönter, “Son olarak İstanbul Acıbadem'de yoldan çıkan metrobüs kazasının da yolcu ile şoför arasında yaşanan tartışma ve kavgadan kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. Ülkemizde daha çok İstanbul’da olmak üzere, gerek belediye gerekse halk otobüslerinde ve diğer toplu taşıma araçlarında yaşanan yolcu-şoför tartışma ve kavgaları sonucunda pek çok maddi hasarlı kaza, yaralanma ve hatta ölümler yaşanmaktadır” dedi.

MHP milletvekili Yönter, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yazılı olarak cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Son 5 yıl içerisinde yolcu-şoför arasında yaşanan tartışma ve kavgalardan kaynaklanan kaç olay ve kaza meydana gelmiştir? Yaşanan bu kazalar nedeniyle oluşan kamu zararı ne kadardır? Yaşanan kazalarda oluşan maddi hasarlar nedeniyle oluşan kamu zararının tazminine yönelik kazalara neden olan sorumlular hakkında rücu davaları açılmış mıdır? Kazalara neden olan sorumlular hakkında yapılan rücu işlemi bulunmakta mıdır? Toplu taşıma araçlarında şoförlere yapılan saldırılara ve kavgalara engel olmak adına toplu taşıma araçlarına korumalı kabin veya panik butonu konulması planlanmakta mıdır?” diye sordu.

 

Topkapı Sarayı’nda Fatih Köşkü’nün çökme tehlikesi mevcut mudur?

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.


 

İzzet Ulvi Yönter, Topkapı Sarayı Müzesi’nin yıkılma tehdidiyle karşı karşıya olduğuna, sarayın hazinelerinin sergilendiği Fatih Köşkü’nün güvenlik gerekçesiyle kapatıldığına ve köşkün bodrum duvarlarında ve tavanlarında yarıklar tespit edildiğine dair yazılı ve görsel basında çok sayıda haber yer almasıyla Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın yazılı olarak cevaplaması istemiyle soru önergesi hazırlayıp meclise sundu.

İstanbul Milletvekili Yönter soru önergesinde, “Topkapı Sarayı’nın 3. avlusunda yer alan ve en önemli eserlerin sergilendiği Fatih Köşkü’nde bulunan hazine bölümünün güvenlik nedeniyle ziyarete kapatıldığı ve paha biçilmez hazinelerin sarayın güvenli depolarına taşındığı doğru mudur? Topkapı Sarayı’nda Fatih Köşkü’nün çökme tehlikesi mevcut mudur? Bu konuda hazırlanmış bilirkişi raporu bulunmakta mıdır? Topkapı Sarayı’nın 3. avlusunda yer alan hazine bölümünde sergilenen paha biçilmez eserlerin tahliye edilmesi söz konusu mudur?Topkapı Sarayı’nın çökme tehlikesine karşı Bakanlığınız tarafından hazırlanmış kapsamlı bir proje mevcut mudur? Mevcutsa Topkapı Sarayı’nın restorasyonu ve onarımı için ayrılan ödenek miktarı ne kadardır? “ diye sordu.

Hastanede Tedavi Edilmekte Olan Askerlerimizi Zehirlemek İsteyen PKK’lı Olduğu İddia Edilen HemşireYakalandı Mı?
 

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için Meclise soru önergesi sundu.

İzzet Ulvi Yönter, “Özellikle 20 Temmuz 2015 tarihinden itibaren artan terör olayları nedeniyle terör örgütü PKK’ya yönelik yürütülen operasyonlarda yüzlerce asker, polis ve korucumuz şehit olmuş veya yaralanmıştır. Terör operasyonlarında yaralanıp, tedavi altına alınan güvenlik görevlilerinin Sağlık Bakanlığı ve üniversitelere bağlı hastanelerde görev yapan PKK sempatizanı sağlık personelinin, acil müdahale etmemek veyahut yanlış tedavi uygulamak suretiyle şehit olmaları için çaba gösterdiği yazılı ve görsel basında yer almıştır.

 

Bilindiği üzere GATA ve askeri hastaneleri harp cerrahisi alanında teşkilatlanmış doktor sayısı ve uzmanlıkları buna göre ayarlanmıştır. Bu hastanelerin görev tanımları savaşta veya barışta terörle mücadelede yaralananları önce en uygun araçlarla kurtarmak, sonra tekrar görevine döndürmektir. Ülkemizdeki askeri hastanelerin yetenek üstünlükleri sayesinde çatışmalarda yaralananlardan kayıplar dünya ortalamasının çok altındadır.

 

Son günlerde yazılı ve görsel basında terörle mücadelede yaralanan güvenlik görevlilerimizin pek çoğunun hastanelerde tedavi altındayken şehit olduğu haberleri yer almaktadır. Verilen şehit sayısının artışında 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile GATA ve ülkemizin değişik bölgelerindeki 32 asker hastanesinin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesinin etkili olduğu, askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devrinin bu hastanelerdeki uzmanlaşmış yapıyı bozduğu, bu nedenle terörle mücadelede yaralanan güvenlik görevlilerinin tedavilerinde acil müdahale açısından sorunlar yaşandığı, ayrıca yaralı güvenlik güçlerimizin Sağlık Bakanlığı’na devredilen hastanelerde güvenlik açısından açık hedef haline geldiği iddia edilmektedir.” dedi.

 

Bu iddialar kapsamında İzzet Ulvi Yönter, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın yazılı olarak cevaplaması istemiyle Meclis başkanlığına soru önergesi verdi.

 

Yönter’in soru önergesinde, “GATA ve askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devri ile birlikte hastanelerdeki görevlerinden ayrılan personel bulunmakta mıdır? Varsa görevlerinden ayrılan personel sayısı kaçtır? Görevlerinden ayrılan personelin ünvanları ne şekildedir? Van Asker Hastanesi'nin Sağlık Bakanlığı'na devri sonrasında, hastanede tedavi edilmekte olan askerlerimizi zehirlemek isteyen, PKK'lı olduğu iddia edilen bir hemşire yakalanmış mıdır? Yakalanmışsa bu personel hakkında açılan idari ve adli soruşturma var mıdır? Varsa hangi aşamadadır? GATA ve askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na devri ile birlikte terörle mücadelede yaralanıp, bu hastanelerde tedavi altına alınan güvenlik görevlilerimizin güvenliklerine yönelik alınan ilave önlemler bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise alınan ilave önlemler nelerdir?” diye sordu.

 

MHP İstanbul Milletvekili Yönter soru önergesine şu şekilde devam etti. “Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın terör örgütüyle ilişkili olduğu tahmin edilen öğretmenlere dair, "Tedbir olarak üzerinde şüphe bulunan, gerekli tespitleri yapılan bütün öğretmenler açığa alınacak, yeni ders döneminde bunlara görev verilmeyecek." açıklaması ile birlikte Sağlık Bakanlığı çalışanlarından terör örgütüyle ilişkili olduğu tahmin edilenlerin açığa alınması ve gerekli tespitlerin yapılması halinde ise bunların memuriyetten çıkarılmalarına yönelik bir çalışma yapılmakta mıdır? Ana görevi ülke insanını kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer tehditlere karşı savunma, hava, uzay, su altı hekimliği, harp cerrahisi faaliyetlerini yürütmek olarak belirtilen GATA ve askeri hastanelerin devri ile birlikte Sağlık Bakanlığı hastanelerinin ana görevleri arasında yer almayan bu ihtisas alanları için Sağlık Bakanlığı ayrı bir birim oluşturmayı planlanmakta mıdır?” dedi.

 

Son olarak İstanbul Acıbadem'de yoldan çıkan metrobüs kazasının da yolcu ile şoför arasında yaşanan tartışma ve kavgadan kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. Ülkemizde daha çok İstanbul’da olmak üzere, gerek belediye gerekse halk otobüslerinde ve diğer toplu taşıma araçlarında yaşanan yolcu-şoför tartışma ve kavgaları sonucunda pek çok maddi hasarlı kaza, yaralanma ve hatta ölümler yaşanmaktadır. Bu kapsamda;

 

  1. Son 5 yıl içerisinde yolcu-şoför arasında yaşanan tartışma ve kavgalardan kaynaklanan kaç olay ve kaza meydana gelmiştir?

  2. Yaşanan bu kazalar nedeniyle oluşan kamu zararı ne kadardır?

  3. Yaşanan kazalarda oluşan maddi hasarlar nedeniyle oluşan kamu zararının tazminine yönelik kazalara neden olan sorumlular hakkında rücu davaları açılmış mıdır? Kazalara neden olan sorumlular hakkında yapılan rücu işlemi bulunmakta mıdır?

  4. Toplu taşıma araçlarında şoförlere yapılan saldırılara ve kavgalara engel olmak adına toplu taşıma araçlarına korumalı kabin veya panik butonu konulması planlanmakta mıdır?

 

10 DAKİKA SÜREN MÜLAKATLARLA KPSS’DEN YÜKSEK PUAN ALMAK İÇİN AYLARCA HATTA YILLARCA EMEK VEREN ÖĞRETMEN ADAYLARINI ELEMEK ADALET Mİ?

 

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 26 Eylül 2016-28 Eylül 2016 tarihleri arasında 18 il merkezinde gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarının sonuçları 29 Eylül 2016 tarihi itibariyle açıklanmasıyla birlikte mülakatlarda sübjektif değerlendirmeler neticesinde haksız uygulamaların yapıldığına dair şikayetleri Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın cevaplandırılması istemiyle soru önergesi hazırlayıp meclise sundu.

MHP Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 26 Eylül 2016-28 Eylül 2016 tarihleri arasında 18 il merkezinde gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarının sonuçlarının açıklanmasıyla sözleşmeli öğretmenlik mülakatında sübjektif değerlendirmeler neticesinde haksız uygulamaların yapıldığına dair şikayetler ve bu şikayetlerin yazılı ve görsel basında yer alması kapsamında konuyu Meclis’e taşıdı.

Yönter, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yazılı olarak cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesinde “26 Eylül 2016-28 Eylül 2016 tarihleri arasında 18 il merkezinde gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarında öğretmen adaylarının mülakat sürelerinin ne kadar olacağına dair bir kriter belirlenmiş midir? Mülakatlarda öğretmen adaylarına komisyonlar tarafından tanınan ortalama süre ne kadardır?

 

Mülakat sınavına giren öğretmen adaylarından gelen şikayetlerde mülakat sürelerinin 5-10 dakika arasında değiştiği ifade edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan yönetmelikle mülakat sınav konuları ve ağırlıkları ‘‘Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü: %25, İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti: %25, Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı: %25, Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri: %25 şeklinde açıklanmış olup, 5-10 dakika sürdüğü iddia edilen mülakatlarda mülakat komisyonunun sınav konularına yönelik objektif değerlendirme yapabilmesi mümkün görülebilmekte midir? ” dedi.


 

İzzet Ulvi Yönter soru önergesine şu şekilde devam etti. “26 Eylül 2016-28 Eylül 2016 tarihleri arasında 18 il merkezinde gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarında öğretmen adaylarından KPSS puanından daha düşük mülakat puanı alan öğretmen adayı sayısı kaçtır? 26 Eylül 2016-28 Eylül 2016 tarihleri arasında 18 il merkezinde gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarında öğretmen adaylarından KPSS puanından daha yüksek mülakat puanı alan öğretmen adayı sayısı kaçtır? 26 Eylül 2016-28 Eylül 2016 tarihleri arasında 18 il merkezinde gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakatlarında öğretmen adaylarından en az başarı puanı olan 60’dan daha düşük mülakat puanı alıp elenen öğretmen adayı sayısı kaçtır? KPSS’den yüksek puan almak için aylarca hatta yıllarca emek veren öğretmen adaylarının aldıkları yüksek puanların iddia edildiği üzere 5-10 dakika süren mülakatlarla düşürülmesi veya 60 altında mülakat puanı verilmek suretiyle elenmeleri haksızlık ve adaletsizlik değil midir?Öğretmenler için adaylık süreci içerisinde zaten bir mülakat ve yazılı mevcutken, ikinci bir mülakat ile sözleşmeli öğretmen alınması uygulamasından vazgeçilmesi düşünülmekte midir?” diye sordu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.