• BIST 92.030
  • Altın 214,093
  • Dolar 5,3501
  • Euro 6,0644
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 3 °C
  • Yozgat 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 15 °C
  • Bursa 5 °C

TÜRK GENCİNE

Fatih DERELİ

Biz bu topraklara ilk defa geldiğimizde Anadolu’da son derece güçlü ve ihtişamlı bir imparatorluk vardı, Doğu Roma. Büyük Selçuklularla başlattığımız Anadolu'ya akınlarımız Türkiye Selçukluları ile Anadolu’yu kendimize vatan etmekle sonuçlandı. Batı medeniyetinin atası kabul edilen Doğu Roma bizim akınlarımız karşısında direnemedi ve artık çöküş sürecine girdi.

Kilise kutsal yerleri ele geçirme bahanesiyle doğunun zenginliklerini gasp etme amacıyla Haçlı Seferleri düzenlemeye başladığında Anadolu’dan ordularını geçirirken hayal bile edemeyecekleri zayiatları Türk Ordusu karşısında aldılar.

Osmanlı’nın parlayan güneşi Orta Avrupa ve Afrika’ya kadar uzanırken Batıda oluşan Türk fobisini hayal edin. Zaten Türk fobisi Atilla ile beraber atalarının genlerine kadar kodlanan Batı Selçuklu ve Osmanlılarla bize karşı kin ve öfkesini günden güne artırmıştı.

Birinci Dünya Savaşı’ndan toprak kaybederek çıktık. Kurtuluş Savaşı’nda ise bugün sınırlarımızı oluşturan toprakları elde tutabilmeyi başardık.

Bugün Türkiye’nin Ege Adaları, Irak ve Suriye’deki Türkmen bölgeleri gibi 100 yıl önce çözülmemiş sorunları vardır. Türkiye kendi kabuğuna sığamaz noktadadır. Varoluş mücadelemizi bizler sürdürmeye çalışırken bize açıktan ve gizliden düşmanlık güdenler şuan Anadolu’yu dahi bize çok görüp ülkemizi parçalamak istemektedir.

Ege ve Akdeniz’de yapılan tacizlerin, Suriye ve Irak’ta PKK/PYD terörü ile hedeflenenin asıl amacıda budur. Özellikle Suriye’nin kuzeyinde batı destekli terör yapılanmasının en büyük hedefi Türkiye’dir.

100 yıl önceki hesabı kimler kapatmamıştır. Düşünün batılı güçler Menbiç’e asker göndererek, PYD’yi destekleyerek aslında 100 yıl önceki hesabını tekrar görmeye çalışmaktadır. PYD ve PKK terörünün rahatlıkla lobi faaliyetlerini batı ülkelerinde yürütebilmesi açıkça Türk düşmanlığının belirtileridir.

Bize karşı planlanan bu tezgahları bozabilmenin ise tek yolu vardır. Atalarımızın kurduğu devletlerdeki gibi bilim ve teknolojide en ileri olmak. Türkiye’nin itici gücü bilim ve teknoloji olmalıdır. Çünkü Anadolu’da var olabilmenin yolu budur. Bilim ve teknolojide en ileri hale gelerek ordumuzu tıpkı bundan önceki devletlerimizde olduğu gibi en modern en ileri hale getirmek zorundayız. Bugün hava savunma sistemi, savaş uçağı vb. teknolojileri ithal ederken bile bu denli sıkıntılar yaşayabiliyor, paramızla dahi belirli bir şeyleri elde etmekte bu kadar zorlanıyorsak bundan tek çıkış yolu vardır o da bilim ve teknolojidir. Bilim ve teknolojiye ulaşmanın yolu ise eğitim sistemimizi güçlendirmekle olur.

Telefonlarda kullandığımız uygulamaların nasıl kodlandığı, uzay teknolojileri, yazılım, motorlu araç teknolojileri vb. her şey Türk gencinin merak konusu olmalıdır. Teknolojiyi kullanan değil teknoloji üreten hale en kısa zamanda gelmeliyiz. Türk genci tarihini, çektiği sıkıntıları, kurduğu o muhteşem imparatorlukları oluşturan sırrı bilmelidir. Bugün ülkemize gelen Suriyeli, Afgan vb. binlerce mültecinin neden bu topraklara akın ettiğini ve Türk insanının gidecek başka bir yeri olmadığını unutmayarak kendi için, ailesi için ve milleti için şuan olduğundan daha fazla çalışması gerektiğini bir an olsun aklından çıkarmamalıdır.

Bilge Kağan’ın binlerce yıl önceki nasihatları halen geçerlidir.

Özlemimiz Türk’ün titreyip kendine dönmesi ve ondan beklenenleri yapmasıdır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.