Türk milleti, evladını daima takdir etmiştir

SOSYOLOJİK MİLLİYETÇİLİK VE ATATÜRK-3

“Benim için en büyük korunma noktası ve şefaat kaynağı, milletimin sinesidir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Sivas, 1919.

 

"Bu millet, gerçek eğilimine zıt düşünceye sapanlara iltifat etmemektedir. Bununla bugün çok övünüyorum. Bundaki isabetin sırrını izah için derhal söylemeliyim ki, bizim ilham kaynağımız doğrudan doğruya büyük Türk milletinin vicdanı olmuştur ve daima olacaktır. Bütün sıcaklığı, verimi, kuvveti millî vicdandan aldıkça, bütün teşebbüslerimizde milletin sağduyusunu rehber saydıkça şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da milleti doğru hedeflere eriştireceğimize imanımız tamdır.

Türk milletinin bir evladı olarak Atatürk, milletini o kadar iyi tanımaktadır ki, âdeta bir sosyolog gibi analiz yapmaktadır. Millet sevgisi ve millete güven duygusunun eseri olan analizleri şöyledir:

Giriştiğiniz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur. Bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek kendisine zarar verenlere karşı kırgınlığı derin olan milletimizin, kendi uğrunda esaslı ve hayırlı çalışma gösterenlere karşı da nihayetsiz bağlılığı ve değerbilirliği söz götürmez. Bu büyük millet, arzu ve istidadının yöneldiği istikametleri görmeye çalışan ve görebilen evlâdını daima takdir ve himaye etmiştir.” “Memleketimizde, gidebildiğim her yerde, uğradığım her beldede muhterem halkımızın çok samimî, çok sıcak, çok kalpten gösterilerini, büyük ruhlu milletimizin her yerde sevgi, güven ve itimadını görmekle mesut ve bahtiyarım. Fakat, milletimin bu sevgisine, bu güven ve itimadına liyakat kazandığımı iddia edemem. Bu güven ve itimada, ancak bundan sonra da tarihe, millete, vatanıma karşı üzerime düşen namus vazifesini en son hadde kadar yapmakla liyakat kazanmaya gayret edeceğim.”

MİLLETE HESAP VERMEK

Türk devlet geleneğinde Bilge Kağan’dan günümüze uzanan yaklaşık üç bin yıllık yöneticilerin, devlet adamlarının içinden çıktıkları “millete hesap verme” ilkesi Atatürk’ün şahsında da vücut bulmuştur. Atatürk, milletine güvenmenin sonucu olarak her zaman millete hesap verebilecek bir durumda olmuş ve milletine hiç yalan söylememiştir. Aşağıdaki sözleri bu çerçeve içinde anlam kazanmaktadır:

Milletimizi, şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle aldatmamış olmakla övünç duyuyorum. “Yapacağım! Yapacağız! Yapabiliriz!” dediğim zaman onların gerçekten yapılabileceğine inanmıştım. Nitekim Sakarya Muharebesi başlamadan evvel ‘Düşmanı memleketimiz içinde boğacağız!’ demiştim. Bana, bazı mühim sayılan yerlerden müracaatlar vaki olarak ‘Milleti beyhude yere kırdırmayınız’ demişler; Romenlerden, Bulgarlardan, Yunanlılardan bahsederek kurtuluşumuzu geleceğe bırakmanın uygun olacağını söylemişlerdi. Fakat milletin kabiliyetini, imanını göz önüne alarak onlara ‘Hayır, yapacağız!’ demiştim. Şimdi de milleti refaha, ilerlemeye, memleketi mutluluğa sevk etmek için mevcut kabiliyetimizi göz önüne alarak ‘Bunu da yapacağız!’ diyorum.”

Hiçbir sözümde milletime karşı geri alma durumunda kalmadım. Onları söylerken bir hayal peşinde koşan gibi, hayal şakıyan bir şair gibi değil, onları söylemekliğim bu milletteki kabiliyet unsurlarını bilmekliğimden idi.”

Atıldığı kurtuluş mücadelesinde Türk milletine dayanan, başarısını Türk milletine mal eden, milletine inanan ve güvenen Atatürk, Türk milletinin bazı özelliklerini şu konuşmalarında ifade etmektedir:

Türk milleti kahramanlıkta olduğu kadar istidat ve liyakatte de bütün milletlerden üstündür

"Türk kuvvet ve zekâsının yenmediği ve yenemeyeceği müşkül yoktur.

Halkımız yüksek bilinçlidir, her türlü ilerlemeye yetenekli ve lâyıktır, fedakârdır, hürmete değerdir.

SEÇİLMİŞ KAYNAKÇA

AFETİNAN, A., Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Türkiye İş Bankası Yayınları, Ankara, 1959.

AFETİNAN, A., Kemal Atatürk’ü Anarken (Atatürk’ten Hatıralar: 2), 2. Baskı, Ankara, 1956.

AFETİNAN, A., Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk’ün El Yazıları, 3. Baskı, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1998.

ALİ, Kılıç, Atatürk’ün Hususiyetleri, Sel Yayınları, İstanbul, 1955.

ATATÜRK G. M. K., Nutuk, Cilt: I., (1919- 1920), C: II., (1920-1927), C: III., (Vesikalar), Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, İstanbul, 1961- 1967. ATATÜRK, G. M. K., Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C: I., II., III., V., Ankara, 1945-1972.

ATATÜRK, G. M. K., Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, Cilt: IV. (1917-1938), Derleyen: N. Arsan, Ankara, 1964. Cumhurbaşkanları, Başbakanlar ve Milli Eğitim Bakanlarının Milli Eğitimle İlgili Söylev ve Demeçleri I., Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1946.

GÜLER, Ali, Atatürk ve Milliyetçilik, Halk Kitabevi, İstanbul, 2020.

TANERİ, A., Atatürk İlkelerini Yorum Metodu, Ankara, 1982.

TANERİ, A., Türk Kavramının Gelişmesi “Ne Mutlu Türküm Diyene”, Ankara, 1983.

ABALIOĞLU, Y. N., Ankara’nın İlk Günleri, Sel Yayınları, İstanbul, 1955.

G. M. K. Atatürk, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: II., s.191.

BİTTİ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.