Türk milleti, ordusuna her zaman destek verdi

TEKÂLİF-İ MİLLİYE VE HAMİYET-İ MİLLİYE (9)

“Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.”
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933

Yazının başında da belirttiğimiz gibi Türk milleti ordumuzun savaşa hazır hale getirilmesi ve savaşı idame ettirmesi için sadece zorunlu ve geçici vergiler vermekle kalmamış, ordumuza ayrıca ciddi miktarda ayni ve nakdi bağışlarla da destek vermiştir. Arşivlerimizde ve dönemin basınında bu bağışlarla ilgili çok sayıda belge vardır.

Tekâlif-i Milliye emirleri ile kendisinden istenilenleri yerine getiren Türk milleti, sadece bu emirleri uygulamakla kalmamış, vatanseverlik ve sağduyu anlayışıyla, Türk ordusuna bağış ve yardımlarda bulunmuştur. Bu bağış ve yardımları Sakarya Savaşı sırasında ve zaferden sonra, kısaca Kurtuluş Savaşı sonuna kadar devam ettirmiş, kurtuluş mücadelesinin en anlamlı hamiyet ve fedakârlık örneklerini sergilemiştir.

Bu bağışların bazılarının yerleri arasında şu şehirlerimiz ve kuruluşlarımız vardır. Tekrarlar sonraki tarihlerde yeni bağışları ifade etmektedir:

Yozgat Boğazlıyan, Konya, Havza, Amasya Beyzade, Maraş, Isparta, Ankara, Söke Bağarası, Elazığ, Trabzon, Bolu, Yozgat, Konya, Çankırı, Ankara, Antalya, Sinop Ayancık, Bolu Kıbrısçık, Kastamonu, Bursa, Ulukışla, Beyşehir, Düzce, Nevşehir, Amasya Gümüşhacıköy, İstanbul, Adana, Ayaş, Ereğli, Sinop, Elazığ, Köyceğiz, Malazgirt, Diyarbakır Savur, Bozdoğan, Akseki, Samsun, İnebolu, Sinop Ayancık, Antalya Manavgat, Silifke, Hekimhan, Kızılkaya…

Yardımları, bağışları yapan veya organize eden kuruluşlar ve kişiler arasında bu şehirlerimizin, Erkek ve Hanım Hilal-i Ahmer Şubeleri, Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Tüccarları, Hamiyetli Ahalisi, Hamiyetli Memurini, Eşrafı, Müdafaa-i Milliye Başkanları, Belediye Reisleri, Milletvekilleri, Zabitan, Mekteb-i Sultani Öğrencileri, Şehir Meclis Üyeleri bulunmaktadır.

Yapılan yardımlar ve bağışlar arasında ise, yiyecek, giyecek, binek hayvanı, bayram şekeri, kurbanlar ve derisi, ordu için ot balyaları, Amerikan bezi, patiska, tülbent, Ankara ve Mudurnu hastahanelerinde yatan yaralı askerlerimiz için kurbanlık koyun, şeker, çorba, yoğurt, gömlek, hasta elbisesi, yüz havlusu, vasıta-i nakliye, çarık, çorap, takım çamaşır, çift potin, pantolon, kavurma, deri, et, sigara, hurma, koç, çelik (30 okka), takımlarıyla birlikte at (17 adet), araba ve at (100 adet), çift çorap, öküz arabası ve öküz, öküzlü kağnı arabası, yatak, yorgan, bargir (yük taşıyan beygir) yuları (beş bin adet), koyun, binek hayvanı (100 adet), araba (beş yüz adet), ester (katır, 5 adet), takım elbise, sadeyağ, sahtiyan, çift yemeni, kasaplık davar (408 adet), çuval (119 adet), boş teneke (40 adet), nal (56 adet), mıh (400 adet), ester (2 adet), deve (5 adet) at (25 adet), merkep (eşek, 78 adet), çit kundura (411 adet), ekmek, buğday, arpa, kısrak, soğan, nohut, mercimek, bakla vs. vardı.

MİTİNGLERLE ZAFER İNANCINI GÖSTERDİLER

Elbette bu ayni yardımların dışında önemli miktarda nakdi yardım da yapılmıştır. Çok sayıda insanımız yaptıkları bağış kampanyalarında toplanan nakit paraları (madeni veya kâğıt) orduya ulaştırmışlardır.

Bu bağışların yanında bazı şehirlerimizde bazı insanlarımız, Tekâlif-i Milliye Emirleri’nden kaynaklanan yükümlülüklerinin karşılığı olan bedelleri almaktan vazgeçtiklerini, alacaklarını ordumuza bağışladıklarını açıklamışlardır.

Yurt içinden yapılan bu bağışlar dışında bir de ülke dışındaki Türk ve Müslümanlardan gelen bağışlar vardır. Bunlar arasında 17 Ağustos 1921 günkü Anadolu Ajansı haberi dikkati çekmektedir. Haberde, “Trablusgarp’ın (bugünkü Libya) Türkleri unutmadığı ve Trablusgarp Müslümanları ve bazı Hristiyan ve Musevi eşrafının Belediye Dairesi önünde toplanarak başta Belediye Başkanı Hasan Paşa olmak üzere edebiyatçılar tarafından söylenen nutuklardan sonra Anadolu’ya yardım için Hilal-i Ahmer Cemiyeti kurulduğu ve ilk gün 30 bin Fransız Frangı toplanarak faaliyetlerine devam edecekleri” bildirilmiştir.

Yine Anadolu Ajansı tarafından 31 Ağustos 1921 tarihinde geçilen bir haberde Mısır’da ciddi bir bağış kampanyası yapıldığını görüyoruz: “Kahire’de münteşir (yayımlanan) Vadi-i Leyl Gazetesi Mısırlıları Anadolu felaketzedelerine muavenete (yardıma) davet maksadıyla bir makale neşretmiş, ayrıca kendi teşebbüsüyle iane (toplanan para yardımı) dercine (toplanmasına) başlamıştır. Gazetenin topladığı iane yekunu (toplamı) şimdiden 6.787 liraya baliğ olmaktadır (ulaşmıştır.)”

İtilaf Devletleri’nin, özellikle İngiltere’nin desteğinde Anadolu’yu işgal eden ve Ankara’ya doğru ilerleyen Yunan ordularını imha etmek ve işgale son vermek amacıyla büyük bir gayret içine giren Türk ordusuna her türlü desteği veren Türk milleti, aynı zamanda gerçekleştirilen mitinglerle zafere olan inancını da ortaya koymuştur.

Vatanseverlik inancı ve azmiyle bütün olumsuz şartlara karşı hürriyet ve istiklal davasını tüm dünyaya güçlü bir şekilde göstermiştir.

Dönemin Türk basınına yansıdığı şekliyle yurdun işgal altında olmayan her şehir ve kasabasında gerçekleştirilen mitingler 1921 yılının ağustos ayının başında başlamış, Sakarya günlerinde devam etmiş, zafer sonrası da devam etmiştir. Mitinglerle hem birlik bütünlük sergilenmiş, hem de ordunun ihtiyaçları için ciddi miktarlara ulaşan bağışlar toplanmıştır.

VATAN SEVGİSİ

23 Ağustos 1921’den 13 Eylül 1921 tarihine kadar aralıksız 22 gün 22 gece süren Sakarya Zaferi sonrası kendisine TBMM tarafından “Müşirlik” (Mareşallik) rütbesi ve “Gazilik” unvanı verilen (19 Eylül 1921) Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 14 Eylül 1921’de Türk milletine yayımladığı “Beyanname” de milletin fedakârlığını şu sözleri ile ifade edecektir: “Yunanlılar…

Vücuda getirdikleri muntazam ve mücehhez büyük bir ordu ile pervasız Anadolu içlerine saldırdılar. Düşünmediler: Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri kendilerinin mel’un ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir. Gerçekten milletimiz, düşmanın hazırlıklarına karşılık olmak üzere hiçbir fedakârlıktan çekinmedi. Ordumuzu takviye için para, insan, hayvan, araba velhasıl her ne lazımsa büyük bir olgunlukla bol bol verdi. Avrupa’nın en mükemmel araçlarıyla donatılmış Konstantin ordusundan (Yunan ordusu) ordumuzun teçhizat itibarıyla da geri kalmaması ve hatta onun ayarına gelmesi gibi inanılmaz bir mucizeyi Anadolu halkının fedakârlığına borçluyuz. Milli amaç uğrunda millet fertlerinin şahsi çıkarlarını yok saymak hususunda gösterdikleri harikalar, çocukların ve nesillerin sonsuza kadar övünç kaynağı olacaktır. Bu umumi gayretler sayesindedir ki ordumuz ölümü hiçe saymak için hiçbir dakika tereddüt etmeyecek suretle yüksek bir manevi kuvvetle düşman zerine atıldı… Bu derece güçlü bir fedakârlık duygusu ile topraklarını savunan milletimiz ne kadar övünse haklıdır. İstiklal mücadelemizde ilahi yardımını Türk milletinden esirgemeyen Cenab-ı Hakk’a hamd ü sena etmeyi asla unutmayalım. Bizler esasen meşru olan davamızda Allah’ın (ilahi) yardımdan hiçbir zaman ümidimizi kesmedik…

Milli sınırlarımız içinde yabancı müdahaleden kurtulmuş olarak her medeni millet gibi hür yaşamaktan başka bir amacı olmayan Türk milletinin meşru hakları nihayet medeniyet ve insanlık âlemi tarafından teslim olacaktır…”

TEKÂLİF-İ MİLLİYE UYGULAMALARININ KALDIRILMASI

7-8 Ağustos 1921 tarihlerinde yayımlanan Tekâlif-i Milliye Emirleri yayımlandığı tarihten itibaren uygulamaya konulmuş ve uygulamalar Sakarya Savaşı süresince başarıyla sürdürülmüştür. Bu 10 emirden Tekâlif-i Milliye Komisyonlarının kurulması ile ilgili 1 numaralı emir dışında; 2, 3, 4, 6, 7, 8 ve 10 numaralı emirler geçici vergiler, 5 ve 9 numaralı emirler ise sürekli vergiler getiriyordu. 5 ve 9 numaralı vergilerin (yükümlülükler) dışındaki yükümlülükleri geçici olmalarının sebebi, bu yükümlülüklerin bir defada yerine getirildiğinde yükümlülüğün ortadan kalkmış olması idi.

Sakarya Savaşı bittiğinde, bir kısmı cephe gerisindeki menzil hatlarında depolanmış, bir kısmı cepheye ulaşmak üzere yolda ve bir kısmı da Tekâlif-i Milliye Komisyonları tarafından toplanmış fakat yola çıkarılmamış durumda büyük miktarda iaşe malları stoku mevcuttu.

Ayrıca hasat mevsiminin içinde bulunulması, Tekâlif-i Milliye Emirleri’nin iaşe mallarına ilişkin uygulamasını kolaylaştırmaktaydı. Hasat mevsimi sona erdiği zaman ordu emrindeki iaşe malları stoku, orduyu uzun süre besleyebilecek miktara ulaşmış bulunuyordu.

8 Ekim 1921 tarihinde yayımlanan 690 sayılı Tekâlif-i Milliye emrinde, Tekâlif-i Milliye işlemlerine 30 Ekim 1921 tarihinden sonra son verileceği emredildi.

Mahsulün geç yetiştirilmesi ve dolayısıyla harmanlarda bulunan ve henüz kaldırılmamış mahsulün arkası her ne zaman alınırsa alınsın bu sene mahsulünün Tekâlif-i Milliye kapsamında olanları, komisyonlar tarafından alınacaktı. Tekâlif-i Milliye Komisyonları, 30 Ekim 1921 tarihinde Tekâlif-i Milliye ambarlarındaki mevcutların ne olduğunu 10 Kasım 1921’e kadar Milli Savunma Bakanlığına bildireceklerdi.

Dışarıdan gelecek olan mallardan gümrüklerce alınmakta olan %10 Tekâlif-i Milliye de 3 Ekim 1921 tarihinden itibaren alınmayacaktı. 30 Ekim 1921 tarihine kadar %40 Tekâlif-i Milliyesini vermemiş olanlar hakkında takibata devam edilecekti.

1921 yılı sonuna kadar 5 ve 9 numaralı emirler dışındaki yükümlülüklerin tamamıyla yerine getirildiği görülüyordu. Sürekli yükümlülüklerden olan 5 numaralı Tekâlif- i Milli Emri; yukarıda bahsedildiği gibi ordu ihtiyacı için alınan taşıt araçlarının, halkın elinde bulunan taşıt araçlarıyla her ay bir defaya mahsus olmak üzere ve 100 kilometreyi geçmemek şartıyla ordu malzemesinin bir kısmını parasız olarak taşıma yükümlülüğü getirmekteydi. Bu yükümlülük 18 Nisan 1922 gün ve 223 Sayılı “Askeri Ulaştırma Yükümlülüğü Kanunu” çıkıncaya kadar sürdürülmüş ve bu kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. 9 numaralı Tekâlif-i Milliye Emirleri ile yine yukarıda anlatıldığı üzere; demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç, arabacı esnafı ve imalathaneleriyle bunların yapım kapasitelerinin belirlenmesi, gerek bunların gerekse kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek sanatkârların görevlendirilmeleri istenmekteydi. Askeri malzeme yapım ve onarımı ile görevlendirilenlere, günün koşullarına göre geçimlerine yetecek kadar ücret ödenmiş ve bu görevden başka işle uğraşmayan bu kişilerin yükümlülükleri Kurtuluş Savaşı sonuna kadar devam etmiştir. Bu sebeple, sadece 9 numaralı emrin yükümlülükleri Kurtuluş Savaşı sonuna kadar sürmüştür.

BEDELLERİN HALKA GERİ ÖDENMESİ

Tekâlif-i Milliye Emirleri kapsamında komisyonlar tarafından ordu için alınan mal ve malzemelerin bedelleri Kurtuluş Savaşı’nı izleyen yıllarda halka geri ödenmiştir. Vatandaşa olan borçların büyük bir kısmı nakden, geri kalan önemsiz bir bölümü de hazine tahvilleri şeklinde ödenmiştir. Ödemelerin toplam tutarı, 6.003.663 TL’dir. Bu miktarın büyük bir kısmı (%72.30) 1923 yılında ödenmiştir. Ankara Hükümeti savaşı izleyen yıllarda aynı zamanda Osmanlı Hükümetlerinin borç ilmühaberlerine (alındı belgeleri) göre de halka 10.527.217 TL ödemiştir. Bu iki ödemenin dışındaki bazı ödemelerle birlikte savaş borçları karşılığında halka, 1923-1937 yılları arasında halka toplam ödenen para miktarı 17.426.409 TL’dir. Tekalif-i Milliye Komisyonları tutanaklarına göre 1923-1937 yılları arasında toplam 14 yılda halka ödenen miktarların yıllara dağılımı yukarıdaki şemada gösterilmiştir.

BİTTİ

SEÇİLMİŞ KAYNAKÇA

ATATÜRK, G. M. K., Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri (Bugünkü Dille), Hazırlayanlar: A. Sevim, İ. Öztoprak, M. A. Tural, Atatürk Araştırma Merkezi, Ankara, 2006.

ATATÜRK, G. M. K., Nutuk, Sadeleştiren ve Yayıma Hazırlayan: E. S. Yalçın, Berikan Yayınları, Ankara, 2011.

DURU C., ve Diğerleri, Atatürk Dönemi Maliye Politikası, I. Kitap, Ankara, 1982.

GÜLER, Ali, Sakarya’dan İzmir’e Mustafa Kemal, Halk Kitabevi, İstanbul, 2020.

KARAMURSAL, Z., Osmanlı Mali Tarihi Hakkında Tetkikler, Ankara, 1940.

Kurtuluş Savaşı’nda Sakarya Meydan Muharebesi Anıtlar ve Şehitlikler, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 2007.

MÜDERRİSOĞLU, A., Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları, 2. Baskı, Ankara, 1981.

SÜRMELİ, S., Milli Mücadele’de Tekalif- i Milliye Emirleri, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara, 1998.

TABAKOĞLU, A., Türk İktisat Tarihi, İstanbul, 1986.

TURAN, Ş., Mustafa Kemal Atatürk Kendine Özgü Bir Yaşam ve Kişilik, Bilgi Yayınevi, İstanbul, 2004.

Türk İstiklal Harbi, C: VII., İdari Faaliyetler, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1975.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.