TÜRKİYE SANCILI BİR SÜRECE Mİ GİRİYOR?

Şayet şu iki üç haftada o kadar çok gelişme oldu ki neresinden tutsam da yazsam bilemedim.

Geniş bir perspektiften sesleneceğim bir yazı olsun dedim, zihin kirliliği yaşadığım için temiz bir sayfaya çekemedim asıl düşündüklerimi.

Öncelikle şunu demek istiyorum ki; siyaset içerisindeki sert tartışmalar halen devleti yaralamaya devam ediyor.

Fakat unutmasınlar ki devletin yaraları kabuk bağlamadan iyileşir…

*         

Türkiye sancılı bir sürece mi gidiyor?

Bazı gazetecilere bakıyorum da; Türkiye’deki döviz ve ekonominin düzelmesi için Osman Kavala’nın, Ahmet Altan’ın serbest bırakılması gerekir şeklinde tahliye umutları saçıyorlar sağa sola.

Ne garip değil mi? Koskoca ülkenin ekonomik refahını kimlerle takas yapıyoruz?

Ayrıca Nagehan Alçı da dünkü köşe yazısında çağrıda bulunmuş: “ Hem Osman Kavala’nın hem de Ahmet Altan’ın tahliye edilmesi gerektiğinde lütfen uzlaşalım artık…”

Habertürk’te 15 Temmuz’u anıyoruz programlarına çıkartılan Nagehan Alçı’nın yaptığı bu çağrıya baktığımızda gerçekten siyasetin ve bürokrasinin bulanık bir döneme girdiğini görüyoruz.

FETÖ’ nün borazanı Taraf gazetesinde tetikçilik yapan Ahmet Altan’ın tahliyesini, Türkiye’nin ekonomisi ile bağdaştırmak gerçekten nasıl bir zihniyetin ürünü merak ediyorum.

Her neyse.

*

Azerbaycan kanadına gelirsek; kafamı karıştıran bazı şeyler var. Dağlık Karabağ için hem seviniyorum hem de endişe ediyorum. Sanki Suriye’deki Rus- Türk devriyesi planının Dağlık Karabağ bölgesinde de uygulanmasını isteyen birileri var.

Özellikle şunu belirtmek istiyorum ki; Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanılan bu çatışmalarda, ağızlarını kuru sloganlarla dolduran sözde milliyetçilerin gerçek yüzünü bir kez daha görmüş olduk.

Tam 1 yıl önce Dağlık Karabağ bölgesinde PKK’ nın yapılandığını ve burada illegal bir yapılanmanın ciddi sorunlara dönüşeceğini yazmıştım.

Şimdi de içimden bir ses; ABD ve Rusya, Karadeniz’deki enerji sevkiyatı konusunda anlaştı diyor…

Joe Biden’ın Ukrayna’daki Turuncu Devrimi’ni desteklemesini, yeniden bir Ukrayna dizayn edeceğiz söylemlerini Azerbaycan- Ermenistan arasında yaşanılan çatışmalara bağladığımızda; Rusya ve ABD bölgede Karadeniz için karşı karşıya mı gelecek yoksa herhang, bir işbirliğinde mi bulunacak?

Amerika Ermeni ve Taşnak lobisinin denetiminde olan Ermenistan’ın, Azerbaycan ile yaşanılan bu çatışmalardan geri çekilmesi, yenilgiyi kabul etmesi, bölgedeki garantörlüğü Rusya’ya devretmesi sizce de olağan bir durum mu? Bu duruma ABD neden sesini çıkartmadı? Ermenistan’ın daha fazla savaşamazdık söylemlerine gerçekten inanmalı mıyız ?

Kanımca; Ermenistan, Rusya-ABD Karadeniz’deki enerji işbirliğinde sadece kukla olarak kullanıldı…

“Ukrayna- Dağlık Karabağ- Karadeniz’de enerji sevkiyatı-ABD- RUSYA ilişkilerini ve planlanan projelere ilişkin tahminlerimi bir sonraki yazımda dile getireceğim…

*

Son zamanlarda siyasette yaşanılan bazı krizlere ilişkin bir çift sözüm olacak.

İYİ Parti kurulurken, çevremdeki bütün insanlara: “İYİ Partinin iyi bir niyetle kurulmadığını, ülkücüleri temsil edemeyeceğini, Taylan Yıldız-Buğra Kavuncu gibi küreselcilerin gizli temsilcilerinin yurt dışlarından koşa koşa bu partiye katılmak için gelmesinin hayra alamet olmadığını, Ümit Özdağ, Özcan Yeniçeri, Yusuf Halaçoğlu ve birçok ismin İYİ Parti’den istifa edeceğini, doğuda ve güneydoğuda irtibat kurdukları aşiretlerin sıkıntılı olduğunu, doğuda ve güneydoğuda il-ilçe örgütlerini kurdurdukları ailelerin terör geçmişi olduğunu…” ve daha nicesini söylediğimde çoğu arkadaşım takmamıştı bile.

Şimdi bakıyorum da İYİ Parti’de görev yapmış, MHP’ye türlü küfürlerde, iddialarda bulunmuş bazı kişiler HDP ile yeni anayasa çalışmaları yapılıyordu denilerek İYİ Parti’yi terörist ilan etmiş…

Size de samimi geliyor mu? Ben burada bir menfaat çatışması olduğunu düşünüyorum. Madem ki bir anayasa çalışma taslağı vardı, bunu tam o zaman istifanızı vererek ifşa etseydiniz kardeşim. Şimdi ne oldu? Hangi birimi, koltuğu, araziyi paylaşamadınız?

Neyse, çok birikti içimde her şey çok.

Üstüne bir de “Çözüm Süreci yeniden mi geliyor?” söylemleri de eklenince uykular da haram olacak gibime geliyor.

Uykuya ve huzura hasret kalacağız anlaşılan…

Hayırlısı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.