• BIST 90.466
  • Altın 193,543
  • Dolar 4,8395
  • Euro 5,6591
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 24 °C
  • Yozgat 21 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 32 °C
  • Bursa 28 °C

Ümit Özdağ: O Valilerden Hesap Soracağız

Ümit Özdağ: O Valilerden Hesap Soracağız
Ümit Özdağ; Türk Ordusunun operasyonlarını engelliyorlar...
Türkiye Cumhuriyeti topraklarının AKP aracılığıyla terör örgütüne terk edildiğini hatırlatıp, MHP iktidarında İmralı müzakerelerini yürütenlerle birlikte TSK’nın operasyon taleplerine onay vermeyen valilerin de yargılanacağını belirten Özdağ ağır konuştu:
 

"Biz annelerimizin eteğinin altına gizlenip vatanın bir bölümünü teröristlere teslim etmeyeceğiz!"


Türkiye’de konuşulması gereken bir koalisyon varsa AKP ile onun HDP üzerinden PKK ile yapmış olduğu koalisyondur. 
Müzakere demek bir ittifak-koalisyon oluşturuldu demektir.
 

TBMM’de bu müzakerelerle ilgili komisyon oluşturulduğunda, sadece iki parti AKP ve HDP milletvekilleriyle katkıda bulundu. Yalçın Akdoğan “Seçimlerden sonra müzakere süreci güçlenerek devam edecek”  diye açıkladı. Bunu nasıl okursunuz? Bir tek izahı vardır; koalisyon devam edecektir.  

Türkiye’de bir koalisyon gerçeği zaten vardır. Üstelik de eli kanlı bir terör örgütüyle koalisyon! HDP’yi gerçek bir parti saymak mümkün değildir. Çünkü
milletvekili adaylarını Kandil ve İmralı belirlemiştir. Böyle bir siyasi parti olur mu?
 


"VALİLER OPERASYONU ENGELLİYOR"

 
- Bu çok net. Güneydoğu Anadolu’da TSK, polis ve jandarmanın eli kolu bağlanmış durumda.

Türkiye, AKP aracılığıyla PKK’ya toprak bırakıyor. AKP daha önce 16 tane adayı Yunan  ordusuna terk etti. MHP’nin baskıları üzerine bunu TBMM’de Savunma Bakanı itiraf etti.  AKP, IŞİD’e toprak bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışındaki tek toprağı ve devletimizin kurucusunun dedesinin mezarını bıraktı. Annan Planı sırasında terk etmeyi kabul ettikleri topraklar ortada.

Ben AKP iktidarını kolaylıkla toprak terk eden bir iktidar olarak görüyorum.Bugün yürüyen süreç de Güneydoğu Anadolu’yu terk etmek için. Biz diyoruz ki, iktidarımızda Güneydoğu Anadolu’da devletin egemenliği yeniden tesis edilecek. 

Sayın Genel Başkan müzakere sürecini yürütenlerin mahkeme önüne çıkarılacağını söyledi. Suç işliyorlar çünkü. Ordu  “operasyon yapacağım”  diye valilere dilekçe veriyor. Sayısı artmadıysa 123 tane... Valiler izin vermiyor. Bu izni vermeyen valilerden hesabını soracağız.

Bu yardım ve yataklık suçuna girer. Eğer bunu İçişleri Bakanı vermemişse, o da yardım ve yataklık yapmış demektir. Bakın geçen gün HDP’lilerce üniversitede bir saldırı oldu. Biz kolaylıkla geri defedecek durumdayken çatışmamayı tercih ettik.

Bundan sonra da öyle yapacağız. Bu ülkenin polisi var, jandarması var görevlerini yapsınlar maaş alıyorlar.

Ama bu sürecin sonunda Türk ordusuyla teröristler arasında çatışma çıkarsa, evet çıkar, biz Türk Milleti olarak annelerimizin eteğinin altına gizlenip vatanın bir bölümünü teröristlere teslim etmeyeceğiz.

 

"Şerefli durun"
 
Özdağ, kendisini milliyetçi-muhafazakâr olarak tanımlayıp da hâlâ AKP saflarında olanları uyarıyor:
 
Yarın Allah korusun bu ülkeye bir şey olursa çocuklarınıza torunlarınıza izah edemezsiniz. Çocuklarınız ve torunlarınız size şu soruyu soracaktır: Baba-dede Türkiye bir bölünme sürecine girerken, sen nasıl oldu da o partide durdun?  Bu duruş çocuklara ve torunlara bırakılacak bir şeref değildir! Bu ülkeyi sevdiğinize inanıyorum. Ama bu samimi duyguları bir an önce politik duruş alanına çekmeniz gerekiyor.
 
- Gaziantep, İstiklal Harbi’nde olduğu gibi Anadolu’nun birliği ve bütünlüğünün devamı noktasında bir sıklet merkezi konumundadır. 100 sene sonra Antep’e yine aynı görevi düşmüştür ve “Gazi” Antep bu görevi yine yerine getirecektir.
 

"İş adamlarına baskı"
 
- Müthiş bir sanayi kenti Antep ama hâlâ İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli, Bursa gibi 1. sınıf olamadı. Devletin hiçbir yatırımı yok. Ne yapıldıysa sanayicinin girişimcilik duygusu ile sık sık bir araya geliyoruz iş adamları ile ama kapalı kapılar ardında. Çünkü baskı altındalar.

Açık görüşmekten korkuyorlar. Ama iktidarın unuttuğu bir şey var o Maliye Bakanlığı bürokratlarının hiçbiri sandıkta sanayicinin yanında olmayacaklar.

 

İş dünyası, ticaret dünyası, sandıkta ağır hesap soracak.
 



"Suriyelilere çadırları değil vatanlarını vaat ediyoruz!"

- Kimseyi ateşe atmak niyetinde değiliz. Seçim beyannamesinde de var; Suriye’nin iç barışı ve toprak bütünlüğünü sağlamayı amaçlayan bir politika öngörüyor MHP. Önce Suriye-Türkiye sınırını güvenli hale getireceğiz. Selefileri desteklemekten vazgeçeceğiz.

İç savaşı körüklemekten vazgeçeceğiz. Ne zamanki Suriye’de iç savaş yatışır o zaman insanlara çadır değil vatanlarını geri vereceğiz. 

AKP bu söylemimizden çok rahatsız çünkü kentte çok büyük bir tepki var Suriye politikasına.
 
Suriyeliler konusu bu haliyle sosyal bir tehdit. İleride politik bir tehdit de olacak. Bugün 3-4 yaşındaki çocuklar büyüdükleri zaman toplumla entegre olmamış biçimde, her türlü dış müdahaleye açık halde, aynı zamanda demografik denge için de tehdit oluşturacaklar.

Türkiye daha fazla demografik tehdit kaynaklı millî güvenlik sorunuyla boğuşmak istemiyor. Hiçbir ülke -Almanya dahil- Avrupa’daki en güçlü ekonomi, 2 milyon göçmeni aynı anda kabul edip, bunları besleyip, ekonomisine entegre edip, uzun süre ayakta tutamaz. 
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
    yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Ülkücü Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.