6 Beldedeki Ara Seçim Sonuçlarından Erken Seçim Çıkar mı?

Türk siyasetinde bazen birkaç bin seçmenin oy kullandığı yerel seçimler, milyonların tartıştığı siyasi sonuçlara dönüşebilmektedir. 7 Haziran 2026 tarihinde Tokat’ın Bağtaşı, Kuşçu, Yolüstü ve Çevrecik beldeleri ile Nevşehir’in Mustafapaşa ve Gümüşhane’nin Tekke beldelerinde yapılan belediye başkanlığı seçimleri de bu açıdan dikkat çekici bir örnek oldu. Ancak asıl soru şudur: Bu seçimler gerçekten Türkiye siyasetinin yönünü gösteriyor mu, yoksa siyasi aktörlerin kendi tezlerini desteklemek için kullandıkları dar ölçekli bir veri mi?

Öncelikle bu seçimlerin neden yapıldığına bakmak gerekir. Söz konusu yerleşimlerin önemli bir kısmı geçmiş yıllarda nüfuslarının 2 binin altına düşmesi nedeniyle belediye statülerini kaybetmiş, köye dönüştürülmüştü. Daha sonra yapılan idari ve hukuki süreçler sonucunda yeniden belde statüsü kazandılar ve YSK kararıyla belediye başkanı ile belediye meclisi seçimleri yapıldı. Özellikle Mustafapaşa, mahkeme kararı sonrasında yeniden belde statüsüne kavuşarak 12 yıl aradan sonra sandık başına gitti.

Resmi olmayan sonuçlara göre altı beldenin dördünde AK Parti, birinde MHP, birinde ise CHP seçimleri kazandı.

Sonuçların açıklanmasının ardından Cumhur İttifakı tarafı bu tabloyu “milletin tercihi değişmedi” şeklinde yorumladı. Muhalefet, özellikle CHP cephesinde ise farklı değerlendirmeler yapıldı. Bazı muhalifler, söz konusu beldelerin büyük bölümünün kırsal karakter taşıdığını ve yerel aday etkisinin genel siyasetten daha belirleyici olduğunu savundu.

Aslında dikkat çekici olan seçim sonuçlarından çok, sonuçlara ilişkin yapılan yorumlardır. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimlerde iktidarın oy kaybettiğini söyleyen bazı muhalif isimler, 7 Haziran 2026 Ara Seçimlerinin ulusal ölçekte anlam taşımadığını ileri sürdüler. Oysa aynı isimler seçim öncesi Özgür Özel’in bu beldelerde yaptığı mitinglerdeki taşıma kalabalıkları baz alarak zafer ilan ediyorlardı.

CHP üst yöneticileri ile onları destekleyen bir grup gazeteci Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçimlerinde yüzde 60 oy alarak cumhurbaşkanı seçileceğini söylüyorlardı. Kılıçdaroğlu birinci turda yüzde 44 oy aldı, oranda yüzde 25’lik, kazanmada yüzde 100’lük bir sapma var. Bunlar hem Kılıçdaroğlu’nu hem de muhalif seçmeni yanılttılar. Aynı ekip şimdi de Özgür Özel’i yanlış bilgilendirip yönlendiriyorlar. Özgür Özel’in (CHP’nin) yüzde 35 civarında oyu olduğunu iddia ediyorlardı, yaklaşık 10 bin seçmenden ancak 2 bininin oyunu alabildi CHP.

Bu abartı durumu Türk siyasetinin kronik hastalıklarından biridir. Sonuçlar kendi lehineyse seçim çok önemlidir; aleyhineyse önemsizdir. Oysa siyaset biliminde tutarlı analiz, sonuca göre değil veriye göre yapılır. Seçmen davranışları bilimsel verilere göre analiz edilmelidir, paravan araştırma şirketlerinin sözde anketlerine göre değil.

Bu altı beldede yapılan ara seçimler, erken genel seçimin habercisi olarak değerlendirilemez. Bunun üç temel sebebi vardır.

Birincisi, seçmen sayıları son derece sınırlıdır. Türkiye genelindeki siyasi eğilimleri temsil edecek büyüklükte değildir.

İkincisi, belde seçimlerinde aday faktörü parti kimliğinin önüne geçebilir. Vatandaş çoğu zaman genel başkana değil, tanıdığı adaya oy verir.

Üçüncüsü, erken seçim kararını belirleyen unsur birkaç beldedeki sonuçlar değil; ekonomik göstergeler, kamuoyu araştırmaları, Meclis dengeleri ve siyasi konjonktürdür.

Elbette iktidar açısından dört beldenin kazanılması moral üstünlük sağlayabilir. Muhalefet açısından ise özellikle Çevrecik’te elde edilen sonuç kırsalda hâlâ rekabet edilebildiğini göstermesi bakımından önemlidir. Ancak bunların hiçbiri tek başına erken seçim kararı doğuracak güçte değildir.

Anketçilerin bitti dedikleri MHP de bir belediye başkanlığı kazanarak yine anketçileri ters köşeye yatırdı. Tokat Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu beldesinde belediye başkanlığını kazanan MHP'nin adayı Hikmet Temizel’i tebrik eder çalışmalarında başarılar dilerim.

Altı beldede yapılan ara seçimler yerel demokrasinin işlemesi açısından önemli bir sınavdı. Ancak bu sonuçları Türkiye’nin genel siyasi geleceğine dair kesin hükümler vermek çok sağlıklı sonuçlar vermeyebilir. Sandık her zaman kıymetlidir, fakat her sandığın verdiği mesaj aynı olmayabilir, mesajlar zamana ve konjonktüre göre değişiklik gösterir.

Bugün için bu seçimlerin söylediği en önemli şey şudur: Türk seçmeni yerelde farklı, genelde farklı davranabilmektedir. Bu nedenle birkaç beldeden çıkan sonucu Türkiye’nin tamamına teşmil etmek, siyasi analizden çok siyasi temenni olarak kalacaktır. Erken seçimin anahtarı bu beldelerde değil; Ankara’daki siyasi hesaplarda, ekonominin seyrinde ve milyonlarca seçmenin ortak eğiliminde saklıdır. Kanaatimce erken seçim 2027 Kasım’ında olacaktır.

Ali Türkmen

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali TÜRKMEN Arşivi
SON YAZILAR