ALAATTİN ÇAKICI'DAN PKK SEVİCİ GAZETECİYE SERT TEPKİ!
Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı, Pkk Destekcisi Gazeteciye Tepki Göserterdi. Çakıcı: Can Dündar'a seni daha önce İskender Çolak kurtarıyordu. Şimdi Pkk mi,Dhkpc mi kurtaracak?
Benim adım Alaattin Çakıcı, bütün öz geçmişimi araştırsınlar hiçbir kimsenin yaptığı suça sahip çıkmam.Her yaptığım suçun da arkasındayım.Daha evvel bu olaydan önce 4 tane daha olay oldu.İlk geldiiğim gün bir hafta sonrası hasta idim 12 hastalığım var resmi kayıtlara göre 22 tane ilaç kullanıyorum.
Geldiğimin ilk birinci haftası ilaçlarımın revirde bulunması gerekiyorken 2 büyük kova ilacı getirip benim hücreme koydular ve ben KOAH hastası olduğum yasal olarak 2 adet Adana'da aldığım rapor mevcuttur,raporlarda nemli ortamda sağlıklı yaşayamaz denmesine rağmen beni Kırıkkale'den Tekirdağ'a gönderdiler.Sıhhat açısından gönderilmemem gerekirken Tekirdağ'a gönderildim.Tekirdağ'a gittiğim günden beri bana psikolojik baskı yapılmaya başlandı,kronik KOAH ile ilgili 6 tane ilaç kullanmaktayım bir tane şurubum bitti yazdım gelmedi, ertesi gün yeniden istedim dediler ki Tekirdağ'da yok dediler, bende neden yok dediğimde ise Tekirdağ'ın en az %70'i astım hastası bundan dolayı eczanelerde şurup kalmadı dediler.
Bende iki adet leğeni alıp üst üste koydum koğuştan dışarı çıktım dışarıda 13-14 tane gardiyan vardı 2 tane PKKlıya da telefon açtırıyorlardı benim yanımda iki adet çelik kalem vardı 4 gardiyan benim üzerime gelince bende birer santim baldırlarına ön baldırlarına soktum sonra diğerleri geldi PKKlıları korumaya aldılar PKKlılara dönüp şimdilik sizinle işim yok rahat olun dedim o arada 4-5 kişiye daha çelik kalemleri kullandım, sokup çıkardım,en son Tayfun başgardiyan ile iki kişi daha geldi ve o iki kişiye daha vurdum Tayfun'a vurmadım,Tayfun dışarı kaçtı,kaçınca bende büyük çöp bidonuna tekme attımduvar vurup parçalandı tüm bu hususlar kameralara kayıt edilmiştir,yerine talimat ile ifade aldığınız mahkeme bu kamera kayıtlarını çıkarmalıdır bunu istiyorum bu olayda bu iş bittikten sonra Zinnur isimli başgardiyan geldi.Allah yukarda onun bu iş ile bir ilgisi yoktur.
Zinnur abla Yunus Emre Uçar'a sen niye dışarı çıktın senin ne ilgin var dedi Yunus Emre Uçar olaya hiç karışmamıştır bu esnada Ali Öztürk avukat görüşmesinden çıkıyordu ne olduğunu bilmiyordu benim üzerimden hücum ederek PKKlının önündeki gardiyana yumruk salladı ancak yumruğun isabet edip etmediğini bilmiyorum,sonra da bizi koğuşa getirdiler.Yaşar başgardiyan ve Tayfun başgardiyanın bir suçu yoktur,Zinnur ablanın bir suçu yoktur,daha sonra bu olay kapatıldı.Ben Ali'yi iddia edilen olayda savunuyor olsam biraz önce anlattığım olayda savunurdum,o olayda Ali'nin yumruk attığını açıkça söylüyorum kamera görüntülerinde de bu olay sabittir.Daha sonra Sebahattin diye bir başgardiyan benim avukat görüşüme odama geldi,kanunen odama girmeyecek olmasına rağmen geldi,bir şey söyledim bileğimi tuttu bende elini ittim çek elini dedim bu bir adım geri gitti tekrar elimi uzattım ne yapmaya çalışıyorsun deim o da elini tutarım dedi.
Kameraların olduğu ortama çıktık bir sağ bir sol vurdum bir de anında apış arasına tekme attım kendisini duvara vurdum hemen kaçıp kapıyı kapattı bu olay da kameralarda kayıtlıdır bütün görevliler buna şahit olun diye bağırdı bende görüp de söylemeyenin "anasının donu başına olsun." dedim.Bunu da kameraların kayıt etmesine rağmen örtbas ettiler.Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde cezaevi müdürünün bayrağa küfür etmesi olayında müdürü tokatlamam olayını da anlattım.Tokatlama esnasında 4 tane ikinci müdür ,1 başgardiyan,3 tane mahkum ile cezaevi müdürü arasında bayrak ile ilgili sorun çıktı mahkum müdüre hitaben sen bayrağa küfür ettin dedi bende bunu üzerine müdüre 2 tekme bir tokat attım bunu da kapattılar,bu da kamera kayıtları ile sabittir.Şu anki olaya gelirsek bir hafta önce UYAP zerinden Türk Milleti'ni alakadar eden bir yazı gönderdim bunu gönderdiler daha sonra Rus uçağı düştü Putin Cumhurbaşkanı oğluna ve ailesine dil uzattı ki ben şu anki Cumhurbaşkanı'nı sevmem ahirette karşılaşsam, Mahkeme-i Kübra'da karşılaşsam yüzüne bakmam ancak Cumhurbaşkanlığı makamı milletimizin namusu olduğu için Putin'in hakareti tüm Aziz Türk Milleti'ne, Devlet,ne yönelik olduğu için Putin ile ilgili 4 sayfa yazı yazdım.
Yazımı UYAP üzerinden gönderilmesini istedim.3 saat beklettiler sonradan bu yazıyı gönderemeyiz dediler,ben de geçen haftasonu cumartesi günü başka bir mektubu gönderebildiğini bu mektuptan neden rahatsız olduğunu sordum.Daha önce gönderdiğim mektup UYAP'ta kayıtlıdır bu mektubu haftasonu değil de pazartesi gönderebilirsin dediler.Ben de mektubumun geri verilmesini istedim.İlk başta Selahattin Özcan mektubu vermek istemedi bende Selahattin'e zarif ve kibar bir dille bu mektup bana ait değil mi dedim,mektubumu geri aldım mektubun üzerinde yazan cezaevi kanalı ile yazan kısmını makas ile kestim mektubu Rusya Federasyonu Büyükelçiliği'ne yazmıştım bu mektubu bir gardiyan ile arkadaşımı ziyaret eden avukata gönderdim dışarı çıktığımda Selahattin müdüre seninle bir türlü anlaşamıyoruz senin nöbetinde problem çıkıyor seni bir türlü sevemedim dedim o da bana hitaben "sen benim anama avradıma mı sövüyorsun" dedi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.