Altın 6732.75 %0.91
BIST 14300.21 %1.22
Dolar 47.9364 %0.01
Euro 55.6855 %0.26
Sterlin 65.0353 %-0.05

Kırşehir'in Aradığı İsim Çiçekdağı'ndan mı Çıkıyor?

Kırşehir'in Aradığı İsim Çiçekdağı'ndan mı Çıkıyor?

Eğer bir gün Kırşehir yeni bir belediyecilik vizyonu arayacaksa, bu vizyonun adreslerinden biri Hasan Hakanoğlu olacaktır.

Bazen bir şehri anlamak için meydanlarına değil, yöneticilerine bakmak gerekir.

Kırşehir yıllardır yerinde sayıyor. Çevre iller sanayide büyüyor, ulaşım ağlarını genişletiyor, sosyal yaşam alanlarını artırıyor; Kırşehir ise hâlâ "yapılacaklar" listesini konuşuyor. Millet Bahçesi denildi, bekledik. Büyük yatırımlar denildi, bekledik. İstihdam denildi, bekledik. Demiryolu projeleri açıklandı, güzergâhlar değişti; Kırşehir yine seyirci kaldı.

Şimdi ise farklı bir soru sormanın zamanı geldi:

"Kırşehir'in ihtiyacı gerçekten yeni projeler mi, yoksa yeni bir yönetim anlayışı mı?"

Son günlerde Çiçekdağı Belediye Başkanı Hasan Hakanoğlu'nun ortaya koyduğu belediyecilik anlayışını izledikçe bu sorunun cevabını daha net görüyorum.

Bugün birçok siyasetçiye ulaşmak neredeyse imkânsız. Ararsınız, danışmana yönlendirilirsiniz. Mesaj atarsınız, "iletildi" denir ama cevap gelmez. Makamlar büyüdükçe vatandaşla araya görünmez duvarlar örülür.

Fakat Çiçekdağı'nda bunun tam tersine şahit oluyorsunuz.

Yoğun programına, toplantılarına ve organizasyonlarına rağmen vatandaşın mesajına dönüş yapan, telefonlara kayıtsız kalmayan bir belediye başkanı profili var. Bu ayrıntı belki küçük gibi görülebilir. Oysa bana göre belediyeciliğin özü tam da burada başlıyor: Vatandaşa ulaşılabilir olmak.

8. Bulgur Festivali de bunun önemli örneklerinden biri oldu. Festival yalnızca bir etkinlik değil, Çiçekdağı'nın adını duyuran, ilçeye hareket kazandıran ve "Biz de varız." diyen güçlü bir organizasyondu.

Bugün açıkça söylüyorum...

"Kırşehir'in ihtiyacı makam odalarında oturan yöneticiler değil, sokağın nabzını tutan yöneticilerdir."

Benim kişisel kanaatim ise şudur:

Eğer bir gün Kırşehir yeni bir belediyecilik vizyonu arayacaksa, bu vizyonun adreslerinden biri Hasan Hakanoğlu olacaktır.

Çünkü şehirler yalnızca betonla değil; güvenle, iletişimle, vizyonla ve cesaretle büyür.

Hasan Hakanoğlu'nun dikkat çeken bir diğer yönü ise yerel siyasette giderek özlenen bir anlayışı temsil etmesi. Siyasi görüş ve parti ayrımı gözetmeden, toplumun farklı kesimleriyle iletişim kurabilen, hizmet noktasında herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışı sergiliyor. Demokratik siyaseti ve ülkenin birlik bütünlüğünü hedef alan yapılar dışında, farklı siyasi çevrelerle sağlıklı iletişim kurabilmesi; yerel yönetim anlayışının parti kimliğinin üzerinde tutulduğunu gösteriyor.

Çünkü belediye başkanlığı, sadece kendisine oy verenlerin değil, o şehirde yaşayan herkesin sorumluluğunu taşımaktır. Bu bilinçle hareket eden yöneticiler, şehirlerin ortak paydasını güçlendirir.

Hasan Hakanoğlu'nun fark oluşturan taraflarından biri de sadece seçim dönemlerinde halkın karşısına çıkan bir siyasetçi profili çizmemesi. Seçimden seçime meydanlara inen değil; her zaman meydanda, her zaman vatandaşın içinde olan bir anlayış ortaya koyuyor.

Bugün birçok makam sahibine ulaşmak neredeyse imkânsız hale gelmişken; danışmanlar, özel kalemler ve bürokratik engeller arasında vatandaş kendisini duyurmakta zorlanırken, bir belediye başkanının telefonlara ve mesajlara dönüş yapması küçük bir ayrıntı gibi görülebilir. Oysa asıl büyük farklar bazen tam da bu küçük ayrıntılarda ortaya çıkar.

Vatandaşın sesini duyan, talebine cevap veren, yoğun programı içerisinde bile iletişim kapısını açık tutan bir yönetici profili; halkın gözünde güven oluşturur.

Belki de en önemlisi, bu iletişimin yapmacık bir görüntü vermemesi. Çünkü samimiyet, sadece söylemlerle değil, davranışlarla kendini gösterir.

Makamların geçici, hizmetin ise kalıcı olduğu bilinciyle hareket eden yöneticiler; koltuğun değil, milletin emanetinin sorumluluğunu taşır. Hasan Hakanoğlu'nun ortaya koyduğu anlayışta da dikkat çeken noktalardan biri budur: Gösterişten uzak, kibirden arınmış, halkla arasında mesafe oluşturmayan bir yönetim tarzı.

Bugün Kırşehir'in en büyük ihtiyacı da belki tam olarak budur.

Çünkü şehirler sadece projelerle değil; o projeleri hayata geçirecek vizyonla, cesaretle ve insan ilişkileri güçlü yöneticilerle büyür.

Kırşehir artık geçmişin eksiklerini konuşmak yerine geleceğin hedeflerini konuşmalıdır. Ve belki de bu yeni dönemin en önemli sorusu şudur:

"Kırşehir'in aradığı değişim ve vizyon, Çiçekdağı'nda ortaya konulan bu yönetim anlayışından mı doğacaktır?" sorusuna Kırşehirli seçmenler seçim zamanı sandıkta cevabını verecektir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.