Bahar Aylarının Gizemi: 40 İkindi Yağışları Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Bahar Aylarının Gizemi: 40 İkindi Yağışları Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Bahar aylarının sonlarına doğru etkisini gösteren kırkikindi yağmurlarının ne olduğu ve hangi bölgelerde görüldüğü vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Gök gürültülü ve aniden bastıran bu hava olayının tüm bilimsel detaylarını derledik.

Türkiye genelinde bahar mevsiminin sonlarına yaklaşılmasıyla birlikte halk arasında sıkça duyduğumuz kırkikindi yağışları yeniden gündeme gelmeye başladı. Özellikle yurdun iç kesimlerinde ve karasal iklimin hakim olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlar öğleden sonraları aniden bastıran bu gök gürültülü sağanaklara oldukça aşina bulunuyor. İkindi saatlerinde gökyüzünün aniden kararmasıyla başlayan ve oldukça kısa sürmesine rağmen yer yer kuvvetli sellere bile neden olabilen bu doğa olayı mayıs ayının sonlarından yaz mevsiminin ilk günlerine kadar etkisini sürdürüyor.

Bilimsel Olarak Konveksiyonel Yağış Olarak Adlandırılıyor

Halk dilindeki kırkikindi tabiri aslında ikindi vaktinde aniden başlayan sağanakları tanımlamak için kullanılıyor. Bilimsel ve meteorolojik karşılığı ise konveksiyonel yağışlar olarak biliniyor. Bu durum özellikle ilkbahar aylarında güneşin yeryüzünü hızla ısıtması sonucunda ısınıp genleşen havanın hızla yukarılara doğru yükselmesi ve atmosferin üst katmanlarındaki soğuk havayla karşılaşarak aniden yoğunlaşması prensibine dayanıyor. Kısa bir süre içerisinde gerçekleşen bu buharlaşma ve yoğunlaşma döngüsü devasa bulutlar oluşturarak yerini gök gürültüsüne ve uygun hava şartlarında dolu yağışlarına bırakıyor. İsminde geçen 40 rakamı ise geleneksel inanışlara göre bu yağmurların aralıksız 40 gün boyunca sürdüğü efsanesinden geliyor ancak bu sürenin bilimsel bir kanıtı bulunmuyor.

Genellikle İç Anadolu ve Yüksek Rakımlı Platolarda Görülüyor

Bu ani ve şiddetli hava olayları genellikle nisan yağmurlarının geçiş yapmasının ardından mayıs ayının sonlarına doğru kendisini net bir şekilde gösteriyor. Etki alanı olarak incelendiğinde ise özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi denize kıyısı olmayan bölgeler başı çekiyor. Bunun yanı sıra Doğu Akdeniz yöresinin iç kesimlerinde ve Anadolu havzasındaki yüksek rakımlı platolarda da yaz başına kadar bu sağanak geçişleri yaşanabiliyor. Gündüz saatlerinde hava sıcaklığının artması ve atmosferdeki nem oranının yükselmesiyle birlikte biriken enerji öğleden sonra aniden yeryüzüne boşalıyor. Yaşanan bu kısa süreli fırtınaların bazı günlerde sadece birkaç saat içerisinde metrekareye ciddi miktarlarda su bırakabileceği belirtiliyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.