Zakir TERCAN
CUMHUR İTTİFAKI’NIN MİMARI DEVLET BAHÇELİ…
Türkiye siyasetinde bazı kararlar vardır ki ilk bakışta tartışma konusu olur; fakat zamanın ve gelişmelerin süzgecinden geçirildiğinde taşıdığı stratejik anlam daha iyi anlaşılır. MHP Genel Başkanı Liderimiz Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakı’nın kuruluşunda üstlendiği rol de bu çerçevede değerlendirilmelidir.
Meseleyi yalnızca bir partinin başka bir partiyi desteklemesi şeklinde okumak, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşanan gelişmeleri ve devletin bekasına ilişkin kaygıları gözden kaçırmaktır.
Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli’nin siyaset anlayışında öncelik, günübirlik siyasi hesaplardan ziyade Türkiye’nin birliği, dirliği ve geleceğidir. Cumhur İttifakı da bu bakımdan yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir birliktelik değil; Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı güvenlik tehditleri ve tarihî sorumluluklar karşısında şekillenen siyasi bir irade olarak ele alınmalıdır.
Sayın Devlet Bahçeli’nin siyasi duruşunu anlamak için 15 Temmuz 2016 gecesine bakmak yeterlidir. Türkiye’nin demokrasi tarihinin en karanlık gecelerinden birinde Bahçeli, seçilmiş hükûmetin yanında yer almış ve darbe girişimine karşı açık tavır koymuştur. Hükûmete destek veren ilk siyasi liderler olan Bahçeli’nin bu tutumu, daha sonra Cumhur İttifakı’na dönüşecek siyasi yakınlaşmanın önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.
Türkgün gazetemizin başyazarı Yıldıray Çiçek’in “Cumhur İttifakı 15 Temmuz akşamı kuruldu!” başlıklı yazısında da ittifakın temelinde, darbe girişiminin ardından ortaya çıkan millî birlik ve dayanışma iradesinin bulunduğu vurgulanır.
Liderimiz Devlet Bahçeli’nin yaklaşımını yalnızca AK Parti’ye verilen destek üzerinden değerlendirmek, meselenin özünü ıskalamaktır. Çünkü siyaset, gerektiğinde eleştirmeyi bildiği kadar ülkenin kritik eşiklerinde sorumluluk üstlenmeyi de gerektirir.
Saygı Değer Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin yıllar içinde attığı adımların arkasında, kendi siyasi çizgisince Türkiye’nin güvenliğini, devletin devamlılığını ve millî menfaatlerini önceleyen bir anlayış vardır.
Bahçeli’nin siyasi kararlarının günlük tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerekir. Elbette Cumhur İttifakı eleştirilemez değildir. Ekonomiden adalete, eğitimden sosyal politikalara kadar her alanda yanlışlar sorgulanmalı, eksikler dile getirilmeli ve çözüm talep edilmelidir. Fakat sırf AK Parti ile ittifak kurduğu için Bahçeli’yi hedef almak, siyasi tercihin gerekçelerini tartışmadan hüküm vermektir.
Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin kendi sözleriyle ittifakın temelini açıklarken kullandığı “Cumhur İttifakı, Kuvayımilliye ruhudur” ifadesi, onun bu birlikteliğe yüklediği anlamı ortaya koymaktadır.
Cumhur İttifakı’nın Türkiye açısından önemi; terörle mücadele, savunma kapasitesi, sınır güvenliği ve dış politikada millî çıkarların korunması gibi alanlarda ortaya koyduğu siyasi birliktelik üzerinden tartışılmalıdır. Bu başlıklardaki kazanımların kalıcı hâle gelmesi kadar, vatandaşın refahını yükseltecek ekonomik ve hukuki adımların atılması da önemlidir.
Liderimiz Devlet Bahçeli’yi eleştirenlere düşen, siyasi tercihlerini ve itirazlarını somut gerekçelerle ortaya koymaktır. Bahçeli’ye destek verenlere düşen ise ittifakın ilan ettiği hedeflerin gerçekleşmesini takip etmektir.
Cumhur İttifakı’nı anlamak için yalnızca bugünün siyasi polemiklerine değil, 15 Temmuz’dan itibaren şekillenen tarihî sürece de bakmak gerekiyor.
Sayın Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakı’ndaki rolünü değerlendirirken ölçü, kişisel övgüler veya önyargılar değil; Türkiye’nin güvenliği, milletin refahı ve devletin geleceği olmalıdır. Siyaset değişebilir, tartışmalar sürebilir; ancak Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü ortak sorumluluğumuz olarak kalacaktır.
Zakir Tercan
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.