Doğu Türkistan denince akla Uygur Türkleri gelir. Ancak bölgenin kadim halkları arasında Türkçesi farklı, inancı farklı bir topluluk daha yaşıyor. Halk arasında "Ehulular" diye anılan, resmi kayıtlarda Sarı Uygurlar (Yugurlar) olarak geçen bu topluluk, bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Resmi rakamlara göre nüfusları 14 bin 706 kişi. Ancak bölgede 69 bin civarında oldukları konuşuluyor. Gansu eyaletindeki Sunan Yugur Özerk İlçesi ile Turfan'daki Bezeklik Mağaraları arasında yaşıyorlar.
Dilleri Batı Yugurca. Uygurca ile anlaşılmıyor, eski Göktürkçe'ye en yakın lehçe olarak kabul ediliyor. Bu yüzden bölgedeki Müslüman Uygur, Kazak ve Kırgızlar ile yakın diyalog kurmamışlar.
İnançları ise iki katmanlı: Tibet Budizmi ve Tengricilik (Şamanizm). Mağara duvarlarındaki Buda resimlerini kutsuyorlar, önünde ibadet ediyorlar. Bu yüzden Müslüman halk arasında "mağarada resimleri kutsuyorlar" diye anılıyorlar. İnanç konusunda dışarıya kapalılar. Yaklaşık 20 yıl önce bir kısmı baskılar nedeniyle sessizce göç etmiş.
Bir zamanlar bölgede özerk izler vardı. Tabelalarda Uygurca, okullarda ana dilde eğitim vardı. Şimdi ise merkezi Çin yönetimi herkesi Çinleştiriyor. Dil yasaklandı, kutsal mağaralar müzeye çevrildi, özerklik kağıt üzerinde kaldı.
Sarı Uygurlar, Uygur Kağanlığı 840 yılında yıkıldıktan sonra güneye göç eden Uygurların torunları. Bin yıl Budist kalarak Türklüklerini korumuşlar. Bugün ise hafızasız bırakılmak isteniyorlar.
Kütüphanesiz evde alim yetişmeyeceği gibi, hafızasız millette de gelecek kalmaz. Bu hikaye unutulmamalı.
Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Eksperti
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.