Gamze BOYNUEĞRİ
Gazeteci-Yazar“MEMURLAR.NET GENEL YAYIN YÖNETMENİ PAYLAŞTI, BANA DA MUCUR BELEDİYESİ’NDE YAŞADIKLARIMI ANLATMAK DÜŞTÜ"
Kırşehir Mucur Belediyesi’nin personel alım ilanı, Memurlar.net Genel Yayın Yönetmeni Edip Üzen tarafından resmî Instagram hesabı üzerinden, personel alım evraklarına ait görsellerle birlikte takipçileriyle paylaşıldı.
Paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
“Memur alım ilanına bak! Şartları tek kişi sağlıyor, puanı da 65!”
“Kırşehir Mucur Belediyesi 3 itfaiye eri almak için ilana çıkmıştı.
1 kişilik itfaiye eri alımında, şartları sadece 1 kişi sağlamış görünüyor. KPSS puanı da 65!
2 kişilik itfaiye eri alımında da şartları toplamda 5 kişi sağlamış görünüyor.”
Elbette bu konu sadece bir personel alım ilanından ibaret değildir.

Türkiye genelinde il veya ilçe fark etmeksizin, belediyelerde yapılan bazı personel alımları zaman zaman kamuoyunda tartışmalara neden olmakta; liyakat, şeffaflık ve eşitlik ilkeleri sorgulanmaktadır.
Ben de buna benzer farklı bir konuda, Kırşehir Mucur Belediyesi’nin bağlı bulunduğu Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi’ne birkaç kez şikâyette bulundum. Bu konuyla ilgili Özel Kalem Müdürü ile görüşmek istememe rağmen ne yazık ki konunun üzerine gerektiği şekilde gidilmediğini gördüm.
Ne acıdır ki sistem öyle bir noktaya gelmiştir ki bazı kurumlarda yöneticilik vasfı taşıyan kişilerin kendi iradeleriyle değil, çevresindeki kişilerin etkisiyle hareket ettiği düşüncesi oluşmaktadır.
Oysa makamlar; kişilerin değil, milletin emanetidir.
Bu noktada başımdan geçen bir olayı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Kişisel gelişim alanında büyük emek vererek hazırladığım, yaklaşık üç buçuk dört yıl boyunca üzerinde titizlikle çalıştığım ve tüm zorluklara rağmen kendi imkânlarımla bastırdığım dördüncü eserim “Modern Dünya Yeniden Nezaket ve Görgü” kitabımı takdim etmek ve aynı zamanda kurumlara yönelik gerçekleştirdiğim Nezaket, Görgü ve Protokol Kuralları Eğitim Seminerleri hakkında görüşmek amacıyla Mucur Belediye Başkanı Sayın Ali Şahin’i ziyaret etmek istedim.

Mucur Belediyesi’nde daha önceki dönemde başkanlık yapan, 2009-2019 yılları arasında görevde bulunan Ali Şahin ile geçmişten gelen bir iletişimimiz olduğu için nazik ve misafirperver bir karşılamayla karşılaşacağıma inanıyordum.
2019 yerel seçimlerinde Mucur Belediye Başkanlığı görevine Atılgan Yılmaz seçilmiş, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde ise Ali Şahin yeniden belediye başkanı olarak göreve gelmiştir.
Belediyeyi aradığımda telefonu açan görevliye;
“Beni Özel Kaleme aktarabilir misiniz?” dedim.
Bana verilen cevap:
“Özel Kalem yok.” oldu.
Şaşırdım.
Çünkü Özel Kalem Müdürlüğü bir makamdır. Özel Kalem Müdürlüğü ile sekreterlik aynı şey değildir.
Bir süre sonra telefonu başka biri aldı ve:
“Buyurun, Özel Kalem benim.” dedi.
Bu süreçte yaşadığım şaşkınlığı gizleyememekle birlikte başkanla görüşmek istediğimi ifade ettim ve randevu oluşturuldu.
Ziyarete gittiğimde Sayın Başkan beni gerçekten nazik ve misafirperver bir şekilde karşıladı.
Ancak görüşmede dikkatimi çeken bir durum oldu.
Görüşmeye B.Y. isimli bir hanımefendi de eşlik ediyordu.
Kendisi sosyal medya üzerinden beni takip ettiğini, çalışmalarımı bildiğini, Radyo ve Televizyon Programcılığı eğitimi aldığını ve benim mesleki yolumdan ilerlemek istediğini ifade etti.
Daha önce AK Parti Belediye Başkanı Atılgan Yılmaz döneminde işe alınması konusunda kendisine söz verildiğini, ancak bunun gerçekleşmediğini; Ali Şahin Başkan göreve geldiğinde ise bu durumu tekrar aktardığını ve “Madem bir söz verilmiş, bunu yerine getirelim.” denilerek işe alındığını anlattı.
Zaman zaman basın biriminde, zaman zaman da Özel Kalemde görev yaptığını ifade etti.
Ben de o gün belediyelerde ve kamu kurumlarında gerçekleştirdiğim Nezaket, Görgü ve Protokol Kuralları Eğitim Seminerleri hakkında bilgi verdim.
Amacım; çalışanların vatandaşla iletişiminden kurum içi iletişime kadar nezaket kültürünün güçlendirilmesine katkı sağlamaktı.
Bu noktada Sayın Başkan da “Diğer kurumlar alıyorsa bizim neyimiz eksik, biz de alalım.” şeklinde yaklaşım gösterdi. Mucur Belediyesi olarak kendilerinin de bu çalışmadan yararlanabileceğini ifade etti.
Bu konuyla B.Y. isimli hanımefendinin ilgileneceği söylendi.
Görüşme sonunda gerek taşeron gerekse kadrolu personel için ayrı ayrı olmak üzere iki farklı eğitim planlanabileceği, personel sayılarının netleştirilmesinin ardından tarafıma dönüş yapılacağı ifade edildi.
Ancak aradan geçen zamana rağmen ne bir arama yapıldı ne de herhangi bir bilgilendirme geldi.
B.Y. Hanımefendi’ye ulaşmak istediğimde ise her aramamda farklı bir durumla karşılaştım.
Telefonu açan kişiye B.Y. Hanımefendi ile görüşmek istediğimi söylediğimde “Burada yok.” cevabını verdi. Oysa telefondaki kişinin kendisi olduğunu düşündüğüm için bunu ifade ettiğimde ben "Eda" diyerek yalan açıklamalarda bulundu. Yapmış olduğum araştırma ve teyit üzerinden orada bu isimle bir personelin çalışmadığı ortaya çıktı.
Sonraki görüşmelerimde B.Y. eğitim semineri için ilk olarak Genel Merkeze danışıldığını ve oradan cevap beklendiğini ifade etti.
Süreç ilerlediğinde ise bu kez;
“Biz eğitim almak istemiyoruz.”
şeklinde bir açıklama yapıldı.
Bunun üzerine;
“Siz kim oluyorsunuz? Bu kararı siz mi veriyorsunuz? Benim muhatabım siz değilsiniz.”
dediğimde;
“Mucur Belediyesi olarak istemiyoruz, Özel Kalem olarak istemiyoruz.”
şeklinde bir cevap aldım.
Eee tabii sen işe aldığın 2000 doğumlu personelini eğitmezsen böylede bir iletişim süreci hasıl olur Sayın Başkan.
Bu süreçte gerek Sayın Belediye Başkanı ile iletişim kurma çabalarım gerekse mesaj yoluyla ulaşma girişimlerim sonuçsuz kaldı.
Yıllardır tanıdığım, iletişim kurduğum Ali Başkan ile bugün karşılaştığım tablo arasında fark olduğunu hissettim.
Çünkü makamlar sadece bir koltuktan ibaret değildir.
Makamlar; temsil, sorumluluk ve devlet ciddiyeti gerektirir.
Bir kamu kurumunda telefonla konuşma biçiminden misafir ağırlama anlayışına, temsil kabiliyetinden iletişim diline kadar her detay önemlidir.
Devlet adabı dediğimiz şey tam da burada ortaya çıkar.
Bugün geldiğimiz noktada yaşanan personel alımı tartışmaları da ister istemez şu soruyu gündeme getirmektedir:
Mucur Belediyesi’nde personel alımlarında ve kurumsal kararlarda yetki kimdedir?
Çünkü bir makamın sahibi olan kişi, o makamın sorumluluğunu da taşır.
Henüz gençliğinin baharında olan bir personelin, makam sahiplerinin karar süreçlerinde bu denli etkili olduğu düşüncesinin oluşması bile başlı başına üzerinde durulması gereken bir konudur.
Meslek hayatım boyunca insanların ayıplarını ortaya çıkarmayı, özel hayatlarını veya kişisel eksiklerini gündeme taşımayı hiçbir zaman kendime bir amaç edinmedim.
Ancak bazen hak edene hak ettiği değeri vermek, yaşananları kamuoyunun bilgisine sunmak gerekiyor.
Her şeyi kapalı kutu gibi içimizde tutmanın doğru olmadığı... Adaletin ve hakkaniyetin savunuculuğunu korkusuzca dimdik yapmamız gerektiği inancı içerisindeyim.
Çünkü iktidar ve makamlar yeryüzünde tek bir kişiye ait değildir.
Makam sahibi olan herkes, temsil ettiği görevin itibarını korumak ve gerektiğinde hatalarını görüp düzeltmek sorumluluğundadır.
Çok sevdiğim bir söz vardır:
“Yalanın etrafı kalabalıktır, seveni çoktur. Dürüstlük ise yetimdir.”
Saygılarımla.