Özbekistan’da Askeri Reformlar ve İnsan Hakları
Özbekistan, bölgenin nüfus bakımından en büyük ülkesi konumundadır. Bugün jeopolitik konumunu güçlendirmek ve uluslararası arenada meşruiyet kazanmak amacıyla iki temel alanda büyük yapısal adımlar atıyor. Savunma ve insan hakları alanındaki ilerleme tezat gibi okunabilir. Bu durum ülkenin demokratikleşme ve modernleşme sürecinde derin ve farklı bir okuma yapılmasına neden oluyor.
Özbekistan, ulusal güvenlik tehditlerine karşı koymak ve Sovyet dönemi askeri doktrinlerinden sıyrılmak amacıyla ordusunu tamamen yeni baştan kurmasa da kökten bir yeniden yapılandırma sürecine girmiştir denmektedir.
Türkiye’den giden üst düzey bir askeri danışman heyeti ve buna liderlik eden bir Türk tuğgeneral, Özbek ordusunun modern savaş doktrinlerine gereksinimine, ayrıca iki ülke arasında imzalanan askeri sağlık ve savunma sanayii iş birliği anlaşmaları, Özbekistan’ın askeri kapasitesini niteliksel olarak dönüştürmüştür diye okuna bilir. Bu durum, Özbekistan’ın dış politikada daha dinamik ve caydırıcı bir aktör olma kararlılığını göstermektedir.
İnsan Hakları ve Özgürlükler Reformları ve Sınırlar
Askeri alanda gösterilen bu kararlı ve hızlı modernleşme adımları, ülkenin insan hakları ve demokratikleşme adımların Mirziyoyev döneminde belirgin reformlar hızında olsun temennimizdir. 2023 yılında yenilenen anayasa ile Özbekistan ilk kez "sosyal ve hukuk devleti" olarak tanımlanmış, insan hakları güvence altına alınmıştır. Uluslararası arenada en büyük takdiri toplayan adım ise, pamuk tarlalarındaki sistematik zorla çalıştırma ve çocuk işçiliği uygulamalarına tamamen son verilmesi olmuştur.
[Freedom House] uluslararası bağımsız raporlar Özbekistan’ı hâlâ "Özgür Olmayan Ülke" kategorisinde sınıflandırmaktadır. Günümüzde askeri gücünü profesyonelleştiren devlet, sivil alandaki denetimini gevşetmektedir. İfade Özgürlüğü, internet ve medya üzerinde sıkı devlet kontrolü devam etmekte, hükümeti eleştiren blog yazarları ve gazeteciler yasal baskılara maruz kalmakta diye raporlarda bulunuyor. [Human Rights Watch (HRW) 2026 Raporu].
Devlet onaylı Dini kurumların dışındaki sivil ve dini faaliyetler sıkı denetim altında tutulmakta, "İstenmeyen Kişi" yasası gibi yeni düzenlemelerle muhalif yabancı aktivistlerin ülkeye girişi engellenmektedir şeklinde [Wolas İnsan Hakları Raporunda] yer almaktadır.
Özetle Özbekistan, bugünkü görünümüyle Batı/NATO standartlarına (TSK üzerinden) yaklaşmaya çalışırken, sivil özgürlükler alanında otoriter reflekslerini tam anlamıyla terk edememiş analizi yapılıyor. Güçlü, Özbekistan bölgesel güvenlik ve istikrar için önemlidir. Ülkenin küresel ölçekte tam bir modern devlet haline gelebilmesi sivil özgürlüklerin, ifade hakkının ve adaletin de toplumsal kültürünün kodlamasında vardır. Özbekistan’ın gelecekteki başarısı, askeri alandaki reform kararlılığını insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanına ne kadar yansıtabileceğine inanıyorum.
Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Eksperti
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.