Dr. Abdullah BUKSUR

Dr. Abdullah BUKSUR

KAZAKİSTAN'DA NELER OLUYOR?

Kazakistan Türkistan coğrafyasının parlayan yıldızıdır. Kazakistan uluslararası bir kuruluş olan ve kuruluşunu yakından takip ettiğimiz “Türk Devletleri Teşkilatı” için de önemli bir ülkedir. Kazakistan, Suriye üzerinden karşı karşıya gelen Türkiye, Rusya gibi iki ülkeye arabuluculuk gibi bir misyon üstlenebilen bir ülkedir.

Şu ana kadar, Kazakistan'da çıkan olaylarda ülke geneline yayılmışa benziyor. İnternetin tamamen kapanmış, 1 kişinin öldüğü, 1 sivilin hafif 100 polisin ağır yaralandığı, 200 kişinin tutuklandığı gelen haberler arasındadır. Kazakistan dijitalleşmiş bir ülkedir. Örnek vermek gerekirse taksi parasını bile dijital ortamda yapabildiğiniz, neredeyse nakit parayı göremediğiniz bir ülkedir. Burada internetin kapatılması toplum psikolojisini olumsuz etkiliyor. Bu ortamda Almata havaalanı ve Batı Kazakistan tarafına giden Mangısta demiryolu kapatılmış.

1 Ocak 2021'de bu olaylar LPG fiyatların 60 Tenge'den 120 Tenge'ye çıkmış, ondan sonra 50 Tenge'ye inmiş olması, Başbakan'ın istifa etmiş olması halkı sakinleştirebilir mi? Bundan önce halkın gelir eşitsizliğine, Kazakistan petrol zengini olan istikrarlı bir ülke, buraya nereden geliyor? Çin Kazakistan kaynaklarını çıkarıyor ve Kazak halkına bundan %10-12 gibi bir pay düşüyor. Yaşanan olayların başladığı bölge halkı 8 aydır hak arama mücadelesi veriyor ve maaşlarını alamadıkları için Aktav sokaklardan meydanlara inmiş durum da.

Bu eylemi yapanlara karşı hükümet ilgisiz kalınca, istekler, gaz fiyatlarının geri çekilmesiyle kalmamış, 1993 Anayasası'nda tanımlandığı gibi Cumhurbaşkanı yetkilerinin geri alınması ister hale gelmiştir. Polis ve sokağa inen asker halka karşı şiddet kullanmıyor.

Nursultan Nazarbayev’in istifası Tokabeyev’in ülke yönetiminde tek yetkili fotoğrafı olayları çözer mi? Sayın Tokabeyev’in köklü değişikliğe gideceğiz söylemi ne kadar halk tarafından alıcı bulur bilmiyoruz.

Bizce bu olaylarda provokatif bir durum yoktur. Sokağa çıkan insanların % 50'si neden sokakta olduğunu bilmiyor. Olayların çıktığı bölgede yaşayan insanların önemli bir bölümü Rus'tur. Bu konuda Rusya Federasyonu’nun, hiç bir vatandaşımız zarar görmemiştir şeklindeki açıklaması önemlidir.

Batı bölgesi Hazar kıyısından içeri doğru uzanan, ülkenin petrol ve doğalgaz kaynaklarının bulunduğu bölge başta olmak üzere, birçok büyük şehirlerde olağanüstü hal ilan edildi. Her şeyden sorumlu olan hükümet değildir. Hükümet dışında sermaye sahibi guruplar da çeşitli ülkelerle ilişkili olduğu herkesin malumu. Ülkede heykeller yıkılıyor. Halkın hoşnutsuzluğu kontrolden çıkarak, başka ülkelerin kontrol edeceği bir hal alabilir mi gibi sorulara önümüzdeki günlerde bir şey söylemek daha kolay olacaktır.

Ülkede sermaye sahibi kişilerin, Kırgızistan başta olmak üzer birçok batılı ülkeye gittiği yönünde bilgiler geliyor.

Avrasya bölgesinin yıldızı olan bir ülke olan Kazakistan, Türk birliği konusu bu olayları olumsuz etkileyeceği ortadadır. Aynı zamanda doğudan batıya gidecek olan tren yolu hattının Rusya'dan değil Kazakistan'dan geçecek olması, hepimizin bildiği gibi Rusya Federasyonu’nun toprak taleplerini dikkate alarak düşündüğümüz de, olayların Rusya’nın istediği bir iklim oluşturacağı gözüküyor.

Batı Kazakistan'da başlayıp bütün ülkede yaşanan olayların ne bir lideri, ne de sosyal medya organizasyonu yoktur. Burada yaşananlar, ülkeyi yönetenlerin Kazakistan varlığını özelleştirme adıyla yabancı ülkelerin kullanımına açmasına dayalı halkın zenginlik içinde fakirleşmesine ve LPG fiyatlarının iki katına çıkmasıyla patlamıştır. Kazakistan'da herkesin ayağa kalktığı bu durum, bütün bölgeyi etkileyecek niteliktedir. Afganistan’ın, kapı komşusu, Fergana vadisinin bir parçası olan Kazakistan’ın istikrarını koruması kendisi kadar bölge barışı için de önemlidir.

Eylemlerin başlangıçta gaz fiyatlarının indirmesi ve hükümetin halka inmesi gerektiğini talep ederken, gelinen noktada, barışçıl başlayan gösteriler kitlelerle buluşması, ülke geneline yayılmasıyla birlikte, siyasi boyuta taşınarak hükümetin istifası ister hale gelmiştir. Başbakan istifa etti, Hükümet istifa etti, sonra çıta biraz daha yukarı çekilerek, sistemin değişimi, anayasa değişimi, sivil toplum teşkilatlarının faaliyetlerine izin verilmesi, gazetecilerin faaliyetlerine engel çıkarılmamasını, 1993 yılındaki kabul edilen ve Cumhurbaşkanın yetkilerine geri dönülmesi talepleri dillendirilmeye başlamıştır.

Kazakistan bu olayları hiç kimseyi karıştırmadan çözmek zorundadır. Hükümet binalarının basıldığı, borsanın çöktüğü, adeta hayatın durma noktasına geldiği Kazakistan, bu dönemi en az zararla geçirmesi için; işin ekonomik, toplum psikolojisini doğru yönetmelidir.

Rusya’nın bütün SSCB ülkeleri üzerinde istihbari ve bürokrasi alanında bir etkinliğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Olayların başlamasında hiçbir müdahilliği olmayan ülkeler bile, olayları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak ister.

Bu eylemlerin dışarıdan yönetilmediğini düşünüyorum. Olaylar 30 sene boyunca ülkeyi Nursultan Nazarbayev yönettiği, bu dönemde ülkede çok önemli işler yapıldığı da ortadadır. Ancak, bu hizmetler halk tarafından yeterli görülmediği olaylardan bellidir. Ülkede bulunan Rus nüfusu gerekçe gösterilerek Rusya, Ukrayna ya yaptığı gibi Kazakistan topraklarına saldırabilir mi? Bence Rusya, Ukrayna-Belarus sorunlarına Kazakistan sorunu eklemek istemeyecektir. Rus yetkililerin bu konuda yaptıkları açıklamalar, ön almaya dayalı açıklamalar olarak nitelendirilebilinir. 

Kazakistan demokrasiye geçme mücadelesi verirken, eski SSCB bagajı onu aşağı çekmektedir. O nedenle Kazakistan devleti bu durumu ülkede demokrasinin gelişimi yönünde ilerleyerek aşmayı hedeflemelidir. Halkın talep ve ihtiyaçları doğrultusunda yeni bir süreç başlatarak, işine hiçbir ülkeyi, hiç kimseyi karıştırmadan, durumu belirlediği hedefler doğrultusunda, halkla birlikte, nimetin ve külfetin eşit paylaşılacağı bir düzene yürüyerek çözecektir.

Türkiye kardeş Kazakistan’ın problemlerini aşması kaynak ve imkanlarıyla, her anlamda yanında olmalıdır. Öte yandan Kazakistan Ordusunun/Polisinin halkla temas ettiği noktalarda, göstermiş olduğu insani tutumdan dolayı takdire şayandır.

Güvenlik ve özgürlük noktasında örnek olacak bu ülkeye kendi insanları sahip çıkmak, ve katkı vermek her Kazak vatandaşı görev olarak görecektir. Dijitalleşme konusunda çok ciddi yol katetmiş ve Türk Devletler Teşkilatı’nın oluşumunda Nursultan Nazarbayev’in liderliğinde vermiş olduğu katkılar takdire şayandır. O nedenle Türkiye aydınlarının Kazakistan’ı daha çok tanımaya ve insanca yaşanacak bir dünya için kader ortaklığını içselleştirmelidir.

Belki size ilginç gelebilecek son cümle; Lavrov’un Kazakistan konusunda yapmış olduğu açıklamalara katılmadığımı belirterek; Rusya Federasyonu içinde yaşayan insanlarda oluşan biriken gerilim, benzer olaylara sebep olması halinde, gelişecek olayları, Rusya Federasyonu Devlet başkanı Putin bile durduramaz diye çeşitli yazılar yayınlandığını ifade edelim.

Rusya İstihbarat teşkilatının analistleri ise; Rusya'da iç karışıklık olursa ekonomi kaynaklı olabileceğini ve bu durdurulamaz bir hal alabilir analizleri yapmışlardır. O nedenle Kazakistan yaşanan gösterilere dayalı problemi çözmek için önce sorunun tespiti doğru yapmalıdır. Yetkililer sorunun çözümünü, Kazak halkına dayandırmalıdır.

Son haberlere göre, göstericiler Kazakistan’ın Almatı'da bulunan İçişleri Bakanlığını işgal etmeye çalışıyorlar. Sayın Nursultan Nazarbayev’in heykellerini yıkıyorlar. Polis ve Askerlerin içinden bazıları göstericilere katıldığı da gelen haberler arasındadır.

Sayın Tokabayev'in davetine, Rusya olumsuz cevap vermiştir.

Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Eksperti
(İHAF) İnsan Hakları Avrasya Formu Gn. Sek.

Önceki ve Sonraki Yazılar