Dr. Abdullah BUKSUR

Dr. Abdullah BUKSUR

Son Gelişmeler

Medeniyet (Uygarlık) coğrafyamız da bu gün yaşananlar bir bakıma Osmanlı devletinin yıkılma sürecine bir de Çarlık ve SSCB nin yıkılışının eklenmesi bölge de zelzele etkisi yapmıştır, yapmaktadır.

Rusya yı anlamadan ve analiz etmeden bölgede neler olup bittiğini anlamak mümkün değildir. SSCB nin ardılı olan R.F. bölgede her türlü olumlu veya olumsuz işlerin mimarıdır. Rusya Ermenistan ilişkisinin, Rusya Federasyonun  

Paşinyan kimdir? Liberal çizgide yayın yapan bir gazetenin editörlüğü yapan, Ermeni diasporasının Fransız ekolünün içinden çıkmış biridir. ABD de bulunan Ermeni diasporası, Rusya diasporası bu konuda anlaşmış gibi görünüyor. Her ne kadar etkin bir diaspora olmasa da İran da yaşayan Ermeniler ile İran çıkarları ortaklaşınca bu fotoğraf ortaya çıkarmıştır.

İran artık kendi ülkesinde yaşayan kendi Türk soylu vatandaşlarını tehdit olarak gördüğünün resmidir. Karabağ sorunu ile uğraşan Azerbaycan İran da yaşayan Türkler için bir çekim noktası olmaktan çıkacağını düşünmektedir. Güçlü bir Azerbaycan İran’ın istemediği bir durumdur.

Tovuz (Oğuz) bölgesine saldırıyı gerçekleştiren Ermeni askerlerinin eğitimini ise batılı bir ülke olan Fransa devleti tarafından vermektedir. Avrupa’dan Çin’e kadar uzanan fiber optik kablonun, Gaz, Petrol ve Demiryolu tam da bu bölgeden geçmektedir. Yani Ermenistan devlet başkanı Paşinyan’ın Bu dönem bu saldırı yapması, Fransa destekli olarak askeri ve sivil bürokrasiyi tavsiye etmektir. Soros ve benzeri yapılarla, yakın ilişki içindedir. Fransız Ermeni diasporası desteği ise cebindedir.

Bu prokotif eylemin amacını doğru anlarsak, dost ve düşman tanımlaması yapmak daha kolay olacaktır.

Tıpkı insan vücudunda neresi ağrırsa canı orda olduğu bibi; İçinde bulunduğumuz süreçte dünyanın merkezi Doğu Akdeniz dir.  Yaşananlar konusunda Türkiye haklı ve doğru bir tutum içindedir. Türkiye medeniyet kodlarına dayalı olarak “haklının güçlü olduğu” temeline dayanan duruşunu, stratejik bir plan çerçevesinde yapmaktan daha çok, ustanın uzmanlığı ile yapılan bir ev gibi götürüyor. O nedenle zaman zaman bazı sıkıntılar yaşanmaktadır.  

Akdeniz de yaşanan Yunan ve Rum haydutluluğuna sesiz kalmak mümkün değildir. Kabul edilemez. Haklı olduğumuz bir konuda, çıkarlarına dokunulan ülkeler, ittifak halin de bize karşı ortak hareket etmektedir. Çıkarlarını korumak isteyen bu ülkeler, Ülkemize cevaplarını bu gün Tavuz (Oğuz) da vermekle kalmayacaklar. Lübnan Limanına yapılan saldırısından sonra anlaşılan önümüzdeki günlerde Suriye de hatta Irakta farklı gelişmeler yaşanancığının habercisi gibidir. Haklı olduğumuz konularda, sadece askeri güç yerine kamu diplomasisi ve diplomatik kanalları ve farklı argümanlar kullanılmalıdır. Kullanılıyorsa artırılmalıdır.

Ancak Akdeniz de yaşananlarla, Akdenizi çevreleyen ülkelerde yaşananları birbirinden ayrı düşünülemez.  Yani akdenize kıyısı olan bütün ülkeler Akdeniz’in suyundan ıslanacaktır. Ancak nimet ve külfet paylaşımında, insanı yok sayan, ülkeleri soyan, ülkeler kurdukları düzeni bozma ihtimali olan hamlelere karşı, beka anlayışıyla hareket etmektedir. Ülkelerinde ve dünyada kurdukları düzeni, şimdi uğruna kavga ettikleri ülkelerden elde ettikleri artı değerle sağlayanlar, şimdi düzenin değişmesine, insanca bir düzen kurulmasına izin vermek istemiyorlar.

Kavganın özü budur.

Türkiye, Nimet ve Külfetin eşit paylaşılacağı bir düzen için farklı enstrümanları akılcı bir biçim de mücadelesine devam etmelidir.    

Önceki ve Sonraki Yazılar