Yarın Ankara'da toplanacak olan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), sadece dilde ve fikirde değil, Kıbrıs'ta da birlikte olmasını kalbimizde istiyoruz.
Gelinen noktada görülmüştür ki, Rum tarafı para ve tanınma peşindedir. 1960'da imzalanan işlevsiz anlaşmalar göstermiştir ki, zoraki ortaklık yürümez.
1. İki ayrı devlet, tek çıkar yol.
Kıbrıs'ta iki ayrı halk, iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi vardır. Bunu inkâr eden her anlaşma işlevsiz olmaya mahkumdur. Çek ve Slovak gibi medenice ayrılıp komşu gibi yaşamak mümkündür.
2. TDT’ye üye devletler ne yapmalı?
• Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan artık KKTC'yi sadece gözlemci değil, kardeş devlet olarak görülmesi temennimizdir.
• TDT zirvesinde "Türk Dünyası 2040 Vizyonu" deniyorsa, bu vizyonun içinde Kıbrıs Türk'ü de olmalıdır. Uçuş, ticaret, üniversite diploması tanınmalıdır.
• Ortak gaz fonu fikri TDT tarafından denetlenmelidir. Rum'un tek başına "benimdir" demesi, tüm Türk dünyasının hakkını gasp etmektir.
3. ABD'den çözüm beklenmemelidir.
ABD, adada çözüm değil, statüko ister. Silah satar, üs kurar, araya girmez. Çözüm Türk dünyasının kendi içinde, kendi gücüyle gelecektir.
Yaşıyorsak problem de var, çözüm de var. Çözüm, işlevsiz imzalarda değil, yaşayan iki devletin yan yana var olmasındadır.
TDT liderleri bu konuyu gündeme alarak görüşecektir diye düşünüyorum.
Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Eksperti
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.