Altın 6592.37 %0.76
BIST 12374.26 %-0.56
Dolar 49.1732 %0.07
Euro 55.3892 %0.25
Sterlin 65.1325 %0.56
Dr. Abdullah BUKSUR

Dr. Abdullah BUKSUR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Yeni Dönemin Şifresi

Cumhur İttifakı, Türk Asrı Vizyonu: Siyasetin temposunun her geçen gün arttığı Ankara kulislerinde, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü (06.10.2026) grup toplantısında çizdiği yol haritası, önümüzdeki dönemin siyasi koordinatlarını net bir şekilde ortaya koydu.

Bahçeli’nin kurduğu şu cümle, sadece bir seçim stratejisi değil, aynı zamanda Cumhur İttifakı’nın geleceğe dönük kurumsal mimarisini özetliyor:

"Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP; Türkiye'de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı."

Bu sözler, yüzeysel bir propaganda sloganının çok ötesinde, derin bir iş bölümü, toplumsal rıza arayışı ve kolektif kimlik inşasını işaret ediyor.

Yürütme ve Yasamada Güç Birliği: Karizmatik Otorite ve Kurumsal Güvence Bahçeli’nin formülünün ilk ayağı, devlet yönetiminde istikrarın devamlılığına dayanıyor. Max Weber’in sosyolojik literatüre kazandırdığı "karizmatik otorite" kavramı üzerinden okunduğunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, kitleler nezdinde kriz dönemlerini aşmanın bir sembolü olarak konumlandırılıyor. Bahçeli, bu tecrübenin iç ve dış politikada Türkiye için sosyo-politik bir gereklilik olduğunu savunarak yürütmenin başındaki iradeye desteğini yineliyor.

Ancak denklemin ikinci yarısı, toplumsal yapının Meclis’teki aynası olan yasama organına dair sosyolojik bir hamle içeriyor: Yasamada MHP.

Bu hedef, MHP’nin önümüzdeki süreçte sadece ittifakın bir parçası olarak kalmayacağını, TBMM çatısı altında toplumun milliyetçi-muhafazakâr damarını daha güçlü temsil etmek istediğinin ilanıdır. Bahçeli, milletvekili sayısını artırmayı hedeflerken aslında sosyolojik bir taban konsolidasyonunu amaçlıyor. Bireylerin hızla değişen küresel dünyada hissettiği "anomi" (kuralsızlık/aidiyet kaybı) duygusuna karşı, Meclis'te güçlü bir milli kimlik ve yasal güvence duvarı örmeyi vaat ediyor.

İçeride İttifak ve Vizyon, "Biz"lik Duygusu ve Kolektif Kimlik Formülün ikinci kısmı ise yerelden küresele uzanan makro-sosyolojik bir köprü niteliğinde. "Türkiye'de Cumhur İttifakı" vurgusu, toplumsal bütünleşmeyi (sosyal entegrasyon) sağlama ve iç cepheyi tahkim etme arayışıdır. Bölgesel savaşların ve küresel belirsizliklerin bireyde yarattığı "ontolojik güvensizlik" (gelecek kaygısı) hissi, ancak güçlü bir devlet bütünlüğü algısıyla yatıştırılabilir. İttifak, burada topluma sığınacak güvenli bir liman sunuyor.

Nihai hedef ise ufuktaki o büyük ortak anlatı:

"Dünyada Türk Asrı."

Sosyolojik açıdan insan, sadece ekmekle değil, bir anlama ait olma ihtiyacıyla da yaşar. "Türk Asrı" vizyonu, topluma ve bireye gündelik ekonomik zorlukların ötesinde aşması gereken makro bir hedef, ortak bir ülkü ve kolektif bir motivasyon sunmaktadır. Sosyal psikoloji açısından bu söylem, kitlelerin "büyük bir hikâyenin parçası olma" arzusunu tetiklemeyi amaçlar.

Sosyolojik Bir Değerlendirme Yaparsak; İnsan ve İstikrar Arayışı Çıkıyor. Sonuç olarak Devlet Bahçeli’nin 2028 formülü, sadece matematiksel bir seçim hesabı değil, doğrudan insanın güvenlik, aidiyet ve anlam arayışına seslenen sosyolojik bir mühendisliktir.

Modern toplumların en büyük korkusu olan "belirsizlik ve istikrarsızlık", bu siyasi modelde "Yürütmede karizmatik liderlik, yasamada kurumsal denge" formülüyle çözülmeye çalışılmaktadır. İnsan unsuru, doğası gereği kriz anlarında tanıdık reflekslere, güçlü yapılara ve aidiyet hissettiği kimliklere tutunur. Bahçeli'nin sunduğu bu vizyon, bireye küresel fırtınalar karşısında hem içeride korunaklı bir toplumsal düzen hem de dışarıda gurur duyacağı küresel bir kimlik ("Türk Asrı") vadetmektedir.

Siyasetin sosyolojiyi, sosyolojinin de insanı şekillendirdiği bu yeni dönemde, kitlelerin bu bütünsel hikâyeye ne kadar rıza göstereceğini ise önümüzdeki sosyo-politik süreç ve sandık sosyolojisi belirleyecektir diyerek sözlerimizi bitirelim.

Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Eksperti

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Dr. Abdullah BUKSUR Arşivi