Nasıl da sevinmişlerdi!

CUMHUR ittifakından ve özellikle MHP’nin ittifak içindeki sağlam ve kararlı duruşundan rahatsız olan zillet güruhu, biliyor ve tanıyoruz. Niye rahatsız oldukları malum. AK Parti’nin gitmesi uğruna ülkenin felakete sürüklenmesinde en küçük bir sakınca görmüyorlar. Bunun en çarpıcı örneği 15 Temmuz’dur. Dünyada eşi benzeri görülmemiş böyle bir kalleşliği dahi siyasi hedefleri için kullanmaya, sulandırmaya ve hatta haklı çıkarmaya çalıştılar. “Kontrollü darbe” diyerek, içini boşaltmaya ve başka yerlere çekmeye uğraştılar. Kısacası, AK Partinin iktidardan gitmesi için FETÖ’nün darbe girişimine bile ümit bağladılar. Sadece bu kadar mı? PKK uzantıları ile işbirliği yapmalarının altında da aynı beklenti var. Milletten alamadıkları iktidarı olağanüstülüklerde arıyorlar. Bunun için içeriden ve dışarıdan gelebilecek her tehdide razılar, her tehlikeye ortaklık ediyorlar.

MHP OYUNU BOZUYOR

MHP, bu planı, bu oyunu bozuyor, beklentileri boşa çıkarıyor. Ülkesine ve milletine sahip çıkıyor. Türk milletinin iradesi dışında hiçbir güç ve karar tanımıyor. Kumpasları, kirli ve karanlık ittifakları elinin tersiyle itiyor. Zilletin ümidi haline gelen FETÖ ve PKK’ya hiçbir şart altında hayat hakkı tanımıyor. Gerekirse bedel ödüyor, ama asla vazgeçmiyor. Cumhur ittifakı, milli birlik ve bölünmez bütünlüğü her şeyin üzerinde tutmanın, bekamıza sonuna kadar sahip çıkmanın gereği olarak kuruldu ve bu ilkelere sahip çıkıldıkça da devam edecek. Bu kesin ve değişmez gerçek zilleti çılgına çeviriyor. Resmen kuduruyorlar. Ellerindeki bütün imkanları kullanarak özellikle MHP’ye saldırıyor, ittifakı bozabilmek için yalan, iftira, fitne, akla gelebilecek ne varsa, alayını devreye sokuyorlar.

FETÖ’DEN FARKLARI YOK

Dedik ya, zilleti biliyor ve tanıyoruz. Bunları yapmaları varlık sebeplerine uygundur ve hiç şaşırmıyoruz. Bir de sureti haktan görünüp, AK Parti üzerinden karanlık hesaplarını hayata geçirmeye uğraşanlar var. Aslında bunların da kimler olduğunu biliyoruz. Milletle kavgalı, devletle sorunlu, ülkeyle dargınlar. Dar ve güdük bir hesabın peşinde çırpınıyorlar. Milliğe düşman, milliyetçiliğe kapalılar. Ellerinden gelse kendilerinden başka hiç kimseye hayat hakkı tanımaz, herkesi kendileri gibi yaşamaya, kendileri gibi düşünmeye, kendileri gibi olmaya mecbur ederler. Amaç, hedef, tarz, düşünce bakımından FETÖ’den çok da bir farkları yoktur. Zaten tamamına yakın FETÖ’nün yanaşması olmakta bir sakınca görmemiş, birlikte yürümüşlerdir.

FIRSAT BULDUKLARINI ZANNETTİLER

Cumhur ittifakından rahatsızlıkları zillet güruhundan asla aşağı değildir. Sayın Cumhurbaşkanını karşılarına almaya cesaret edemedikleri için akıntıya kürek çekiyor, sureti haktan görünüyor, fırsat kolluyorlar. Nitekim, yerel seçimler sonrasında bu fırsatı bulduklarını zannettiler. Sayın Cumhurbaşkanının, daha sonra detaylandırdığı ve asla Cumhur ittifakına bir alternatif olmadığını söylediği, “Türkiye ittifakı” lafının üzerine atlayıp sevinç naraları attılar. Çok hızlı ve amansız şekilde vaziyet aldılar. Ortak hedefleri MHP oldu. Onlar da, tıpkı zillet güruhu gibi MHP var oldukça, ne karanlık hedeflerine, ne kirli emellerine asla ulaşamayacaklarını çok iyi bildikleri için amansız bir saldırıya geçtiler. Cumhur ittifakının bozulduğunu veya bozulacağını zannederek kutlamalara başladılar. FETÖ’nün Korusu gibi, “eski güzel günlerine döneceklerini söyleyenleri ibretle izledik. Açıktan tavır alamayanlar da arkadan dolanarak, çomak sokarak, fitne çıkararak ittifakı bozmak için üzerlerine düşeni yapmak için seferber oldular. İSABET OLDU Sayın Cumhurbaşkanın TOBB 75. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Biz hiçbir zaman kucaklaşmadan kaçmadık. Bazıları söyleme amacımızı ne olduğu gayet açık olan Türkiye İttifakı ifademizi, Cumhur İttifakı’nın alternatifi göstererek fitne çıkarma peşine düştü. Halbuki Cumhur ittifakı milletimizin tamamını aynı idealler etrafında buluşturma çabamızın lokomotifidir” sözleri, son derece isabetli olmuştur. MHP Cumhur ittifakının sonuna kadar arkasındadır ve muhatabından da aynı kararlılığı beklemesi en doğal hakkıdır.

SAYGINLIK ARTTI

Cumhur ittifakı bir menfaate, bir hesaba, bir eklentiye dayalı değildir. Nitekim, bu ittifakla birlikte Türkiye farklı bir noktaya gelmiştir. Sistem değişikliği ile kısır ve sonuçsuz tartışmalara son verilmiş, kuvvetler ayrılığı pekişmiş ve demokrasi çok daha düzgün işler hal almıştır. Ülkemizin saygınlığı ve etkinliği artmış, tehditlere karşı daha dik durmuş ve savuşturmuştur. İstikrarsızlık, belirsizlik ihtimali ortadan kalkmış, milli menfaatlerimiz her şeyin önüne geçmiştir. Cumhur ittifakından her kim rahatsızsa, bu gerçeklerden de rahatsızdır. Boş durmayacakları, yeni fırsatlar kollayacakları muhakkaktır. Birbirleriyle aynı havayı teneffüs etmeye dahi tahammülü olmayanların, Cumhur ittifakını bozabilmek için nasıl bir araya geldiklerini, işbirliği yaptıklarını hayretle izliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar beyhudedir. Cumhur ittifakı bu ülkenin teminatıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.