Tarihi çağrı

Siyasetin normalleşmesi, siyasi partilerin gerçek mecrasına dönmesi, ülkenin sorunlarının çözülmesi ve milletimizin beklentilerinin karşılanması için öncelikli şey, birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır. MHP siyaset tarihinde yerini aldıktan sonra bütün güç ve imkanını bunun için seferber etmiştir. Ülkenin birliğini, milletin bölünmez bütünlüğünü her şeyin üzerinde tutmuş ve canı pahasına savunmuştur. 15 Temmuz kalleşliği, bunun ne kadar önemli, ne kadar hayati olduğunu bize yaşayarak göstermiştir. Nitekim, MHP bu tarihi bir dönüm noktası olarak görmüş, bütün siyasi hesaplarını bir kenara barakmış devletin bekası için büyük fedakarlıklarda bulunmuştur.

GEÇERLİ VE GERÇEKÇİ SİYASET

Varlığımıza ve birliğimize yönelik tehdit ve tehlike geçmiş değildir. Etrafımızdaki kuşatma amansızdır. Dikkatli olmak, uyanık durmak ve boşluk bırakmamak zorundayız. Bu konuda da yine risk alan, öne çıkan ve gereğini yapan parti MHP’dir. Yeni hükümet sistemine böyle geçilmiştir. İstikrar böyle sağlanmış, geleceğimiz teminat altına alınmıştır. Cumhur ittifakı ülke şartlarının ortaya çıkardığı, MHP’nin şekillendirip gerçekçi ve geçerli bir siyasete dönüştürdüğü bir oluşumdur. Bu birliktelik Türk milleti tarafından kabul görmüş, onaylanmış ve siyasette sonuç vermiştir. Ancak, bu durum ülke ve millet düşmanlarını çok rahatsız etmiş ve hırs ve kinlerini daha da arttırmıştır. Ne acıdır ki, bu hırs ve kinler günlük siyasetimizde de karşılık bulmuştur. Kimi nifak saçarak, kimi kirli ve karanlık işbirliklerine girişerek, kimi parti kurup siyaseti lime lime etmeye çabalayarak harekete geçmiştir.

FİTNE HER YERDE

Başını CHP’nin çektiği, İP’ten PKK uzantısı HDP’ye kadar ulaşan karanlık işbirlikleri kısmi sonuçlar verse de, siyasetin genel gidişatını değiştirmeye yetmemiştir. Fitnefücür her yerdedir. Sureti haktan görünüp içerden oymaya çabalayanları, arkadan dolaşıp darbe vurmak isteyenleri ibretle izliyoruz. Ancak ifşa olmuşlardır ve yaptıkları her hangi bir sonuç doğurmamaktadır. Özellikle AK Parti’yi bölmek için, hem de bu partinin içinden çıkmış olanların parti kurma teşebbüslerinin de havada kalacağı anlaşılmaktadır. Türkiye’nin önü açık, geleceği aydınlıktır. Çözülemeyecek hiçbir sorun, aşılamayacak hiçbir engel yoktur. Yerel seçimlere bağlı olarak oluşturulmak istenen siyasi fırtına etkisini kaybetmiş, yerini sakin ve güvenli bir hava almıştır. Etrafımızdaki ihanetin de aşılması ile birlikte lider ülke olma hedefine çok daha hızlı adımlarla yürüyeceğiz.

BİRLEŞME ZAMANI

Bu ülke ve milletle meselesi olmayan, devletin bekasını her şeyin üzerinde tutan, güçlü ve lider bir ülke olmamızı isteyen herkese görev düşmektedir. Ülkücü ve milliyetçiler için bu görev çok daha önemli ve hatta hayatidir. Gün ayrışma, kavga etme, kırgınlık gösterme değil, birleşme günüdür. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yine tarihi bir adım atmış ve bugün başlayacak İYİ Parti’nin Olağanüstü Kurultay’ında, MHP’yle bütünleşme ve birleşme hamlesinin Türkiye’nin gücüne güç katacağını, yarım asırlık davayı birlik ve dirlik içinde geleceğe taşıyacağını söyleyerek, bir çağrı yapmıştır.

ÜÇ HİLAL KARDEŞLİĞİN ADIDIR

Sayın Bahçeli’nin çağrısı heyecan vericidir. Açıklamada belirtildiği gibi, Milliyetçi Hareket Partisi yarım asırlık varlığıyla, ahlaki tutarlılığıyla, anıtlaşan ilke ve ülküleriyle Türkiye’nin en köklü siyasi müesseselerinden birisidir. Aynı zamanda Türk milletine mensubiyet şuurunu müstesna bir onurla özümsemiş büyük bir davanın bayraklaşmış halidir. Tarih boyunca üç hilal kardeşliğin adı, kaynaşmanın adresi, kucaklaşmanın adaleti olmuştur. Nitekim üç hilal varsa huzur vardır, umut vardır, birlik ve dayanışma ruhu vakarını mahfuz tutmuştur.

YAŞANANLAR GERİDE KALDI

Dalından kopan yaprağın akıbetini her zaman rüzgâr tayin etmiştir. Sayın Bahçeli’nin çağrısının dalından kopan yaprakları da çok heyecanlandıracağı kanaatindeyiz. Kaldı ki, yine açıklamada da belirtildiği gibi, MHP’den ayrılıp parti kuranların önemli bir kısmı aradıklarını bulamamışlar veya kenara itilmişlerdir. Yola çıkılanlar yolda bulunanlara değişilmiştir. CHP ve HDP ile ittifak hiçbir vicdan sahibi ülkücünün kabullenemeyeceği bir gaflet olarak hafızalara kazınmıştır. Her ne yaşandıysa geride kalmış, herkes için ders niteliğinde olmuştur. Buluşma yeri zillet değil millettir. Kucaklaşma zamanı gelmiştir. Yapılan çağrı birliğe, beraberliğe, barışmaya ve heyecanla tokalaşmayadır.

BU DAVA HAK DAVASI

Sayın Bahçeli’nin yüksek dava adamlığına vefayı da eklediği bu müstesna çağrısının karşılık bulacağı beklentisi içindeyiz. İP’in başı ve yancılarının rahatsızlıkları ve verdikleri seviyesiz, kaba ve çirkin tepki kendi sicillerine uygundur ve bizim için sürpriz değildir. Ancak, vicdan ve ahlak sahibi herkesi rahatsız etmektedir. Dolayısı ile bu davanın hak davası, hakikat davası, Allah davası olduğunu bilenler bu tarihi çağrıya ilgisiz kalmayacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.