Zilletle kaybedilecek zaman yok

Türkiye etrafındaki amansız kuşatmayı yarmak ve doğrudan bekasına yönelik saldırıyı defetmek için olağanüstü bir mücadele veriyor. Tarihi gelişmeler yaşanıyor, kararlar alınıyor ve uygulamaya sokuluyor. Karşımızda oluşan çok yönlü şer cephesine rağmen, yılmıyoruz, vazgeçmiyoruz, geri adım atmıyoruz ve hakkımızın, hukukumuzun, menfaatlerimizin gereğini her ne pahasına olursa olsun yapıyoruz. Çok şükür, son derece başarılıyız ve bunu sürdürmekte de kararlıyız.

ZİLLETİN HESABI AYRI

Böyle bir süreçte beklenir ve istenir ki, bütün siyasi partiler hiç olmazsa dış politikada, milli meselelerde tek ses, tek nefes, tek yürek olsunlar. Ancak, zilleti oluşturanlar ne yazık ki, yine siyasi hesapları her şeyin önüne geçiriyor, kendi menfaatlerini ülkenin geleceğinin üstünde görüyorlar. Koronavirüs salgınını bile siyasi hesaplarına alet etmeye kalkışacak kadar ileri gittiler. Yaptıklarıyla, söyledikleriyle ya vatan-millet düşmanlarına malzeme veriyor veya boş ve sonuçsuz bir şekilde vakit tüketiyorlar.

İŞLERİ GÜÇLERİ BOZGUNCULUK

Zilleti oluşturanlar artık CHP, HDP ve İP’ten ibaret değil. AK Parti kaçkınları da, aldıkları talimatın gereği olarak parti kurdular ve zilletin tarafına geçtiler. Her ne kadar ateşlerinin yaktığı alan cürümlerini geçmiyor olsa da, çıkardıkları gürültü ile zihin bulandırmaya çabalıyorlar. Alayının söylediklerini alın ve alt alta yazın, sonra da dönün tekrar tekrar okuyun, dişe dokunur bir cümle çıkaramazsınız. Ne devletin bekası umurlarında, ne milletin geleceği akılarının ucundan geçiyor. Bütün dertlerini Cumhur ittifakına nasıl ve ne kadar zarar verebilecekleri oluşturuyor. İşleri güçleri bozgunculuk. Yatıyorlar, kalkıyorlar aynı ezberleri tekrarlıyor, aynı felaket tellallığında buluşuyorlar. Bunları dinlerken zannedersiniz ki, bu ülke yanmış, bitmiş. Ağızlarından tek bir hayırlı söz çıkmaz, ellerinden en küçük bir faydalı iş gelmez.

BUNLARA KİM AKIL VERİYOR?

CHP bunların toplanma merkezi durumunda. Sadece bu kadarı bile CHP’nin nasıl savrulduğunu, tarihi bağlarından nasıl uzaklaşıp oradan oraya sürüklendiğini anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yeter. PKK uzantısı HDP’nin yön verdiği, FETÖ uzantılarının şekillendirdiği bu tabloya zillet denmez de ne denir? Şimdi de, sanki başka hiçbir mesele kalmamış, her şeyi halletmişler gibi, kendi aralarında kimin Cumhurbaşkanı adayı yapılacağına odaklanmış durumdalar. Kılıçdaroğlu’nun HDP’yle birlikte sağ kesim üzerinden hesap yapmasını bir tarafa koyduk. Peki, siyasi hayatı tamamen sağ cenahta geçmiş olan İP ve zilletin yeni ortakları Babacan ve Davutoğlu güruhu bu durumu önce kendi vicdanlarına, sonra da Türk milletine nasıl izah edecekler? Bunları bu karanlık tabloyu kabule mahkum eden şey nedir? Bu aklı kim veriyor, bu senaryoyu kim yazıp bunları da oynamaya zorluyor?

GİDİŞİ DE GELİŞİ GİBİ HIZLI OLABİLİR

CHP’nin kendi için de bu akıl almaz hesaplara çok büyük ve derin itirazlar var. Muharrem İnce çoktan resti çekti ve hatta yolunu ayırdı. Bu ayrılığın sıradan olmayacağı ve CHP içinde büyük gürültüler koparıp, ciddi sonuçlar doğuracağını anlamak için kahin olmak gerekmiyor. Kılıçdaroğlu’nun Gül’lü hesabına dayalı olarak yeni restleşmeler, yeni ayrılıklar kapıdadır. Hatta günün sonunda Kılıçdaroğlu kendini biran da partinin, hatta siyasetin dışında bulursa biz artık şaşırmayacağız. Gelişi gibi gidişi de hızlı ve ani olabilir. Zira, kendisini oraya getirenlere olan diyet borcunu ödeyebilmek için ne kadar çırpınsa da, akıbetini belirleyenler başkaları oldukça yapabileceği fazla bir şey yoktur.

DİKKATLİ OLMALIYIZ!

Türkiye’nin ciddi meseleleri var. Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi fantezileri ve zilletin küçük hesaplarıyla zaman kaybetmek gibi bir lüksümüz olamaz. Boş işleri bir kenara bırakıp özellikle milli meselelere yönelmek ve sonuç almak zorundayız. Dünyanın gözleri Akdeniz’e çevrilmiştir. Yunanistan’ın Fransa ve Mısır gibi ülkelerin gazına gelip boyunu ve çapını aşan çılgınlıklara yönelmesi durumunda, bir anda karşımıza bambaşka bir tablo çıkabilir. Savaş tamtamları çalanlar, bundan korkacağımızı ve geri çekileceğimizi zannediyorlarsa büyük yanılgı içindedirler. Türkiye her şartta haklarını ve menfaatlerini sonuna kadar savunacaktır. Her an her şeye hazırlıklı ve dikkatli olmalıyız.

HEDEF LİDER TÜRKİYE

Cumhur ittifakının yol haritası gayet net, açık ve şeffaftır. Başka sonuçlar çıkarma ve Cumhur ittifakına olan güveni sarsma gayretlerine rağmen, bütün kamuoyu yoklamaları gösteriyor ki, Türk milletinin desteği tamdır ve kesintisizdir. Önümüzdeki seçimler için Cumhurbaşkanı adayı bellidir ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Seçimlerin yapılacağı tarihe, daha 3 yıl gibi bir zaman var. Hükümet işinin başındadır. Meclis üzerine düşeni her zaman yapacağını defalarca göstermiştir. Zillet kendi güdük gündemi ile istediği kadar meşgul olsun, Cumhur ittifakı “Lider Türkiye” yolunda emin adımlarla yürümektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.